LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Eme kelimesini içeren 23 kelime bulundu...

al-i abbas / âl-i abbas

  • Emevilerden sonra 749 senesinden 1258 senesine kadar süren Abbasi hükümdar ailesi.

amal / âmâl / آمال

  • Emeller, beklentiler, istekler.
  • Emeller, arzular, istekler.
  • Emeller. (Arapça)
  • Emeller. (Arapça)

beni ümeyye / benî ümeyye

  • Emeviler.

bermurad

  • Emeline kavuşan, arzusu yerine gelen, dileğine eren. (Farsça)

ehass-ı amal / ehass-ı âmâl

  • Emellerin en hası.

emek-dar

  • Emeği geçmiş, kıdem ve mükafâta hak kazanmış memur, hizmetçi. Eski ve sadık hizmetçi. (Farsça)

eser

  • Emek sonucu ortaya konan ürün.

gaye-i emel

  • Emelinin gayesi, arzu edilen hedef.

ıksa-yı amal / ıksâ-yı âmâl

  • Emel ve isteklerinden uzaklaştırma.

imtisas

  • Emerek çekilmek, emmek, emilmek. Hazmolunmuş olan maddelerin, damarlar tarafından emilmesi.

kedd / كد

  • Emek. İş. Çalışma, uğraşma, çabalama.
  • Emek. (Arapça)

massedebilme

  • Emebilme.

muaviye / muâviye

  • Emevi Devletinin kurucusu olan bir sahabe.

müluk-u emeviye / mülûk-u emeviye

  • Emevî hükümdarları, devlet başkanları.

münteha-yı amal / münteha-yı âmâl

  • Emellerin sonu.

mütekaid / متقاعد

  • Emekli.
  • Emekli.
  • Emekli. (Arapça)

mütekait

  • Emekli.

mütereşşif

  • Emerek azar azar içen.

sa'y-i beliğ

  • Emek harcayarak gereği gibi çalışma.

tekaüd / tekâüd / تقاعد

  • Emekliye ayrılma.
  • Emeklilik.
  • Emeklilik. (Arapça)
  • Tekâüd olmak: Emekliye ayrılmak, emekli olmak. (Arapça)

tekaüden

  • Emekliye ayrılarak.

tekaüdiye / tekâüdiye / تقاعدیه

  • Emekli aylığı. (Arapça)

ye's

  • Emelinden kesilmek. Ümidsizlik. Nevmid olmak. Matlubunun hâsıl olmasına ümidini kesmek.