LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ele kelimesini içeren 54 kelime bulundu...

alam / âlâm / آلام / اٰلَامْ

  • Elemler, acılar.
  • Elemler; acılar, üzüntüler.
  • Elemler, kederler, acılar.
  • Elemler, acılar. (Arapça)
  • Elemler.

amper

  • Elektrik akımında şiddet birimi. (Fransızca)

ampermetre

  • Elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan âlet. (Fransızca)

ardbiz / ardbîz / آردبيز

  • Elek. (Farsça)

bezm-i elest

  • Elest Meclisi; Allah'ın ruhları yarattığında, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" anlamındaki sorusuna, ruhların, "Evet, Rabbimizsin" diye cevap verdikleri an.

bityar

  • Elem, keder, tasa, sıkıntı. (Farsça)

dar-ı elem / dâr-ı elem

  • Elem ve sıkıntı yeri, dünya.

derd-i elem

  • Elem derdi.

ehl-i tenkit

  • Eleştirmenler, kritik ve eleştiri yapan kimseler.

elektrizasyon

  • Elektrik vererek aydınlatma.

elem-nak

  • Elem verici.

elem-nümud

  • Elem gösteren, elemli.

elemzede / الم زده

  • Elemli. (Arapça - Farsça)

fenn-i elektrik

  • Elektrik bilimi.

fikr-i hiciv

  • Eleştiri düşüncesi.

fikr-i tenkit

  • Eleştiri düşüncesi.

gırbal / gırbâl / غربال

  • Elek, kalbur. (Arapça)

hiciv

  • Eleştiri.

intikad / intikâd / انتقاد

  • Eleştiri, tenkit. (Arapça)

istila / istilâ

  • Ele geçirme, işgal.

istila eden / istilâ eden

  • Ele geçiren.

kehribar / kehribâr / كَهْرِبَارْ

  • Elektriklenme kuvvetine sahip olan değerli bir taş.

makdur-üt teslim

  • Ele geçirilmesi mümkün olan.

mest-i elest

  • Elest meclisinde hitab-ı İlahî ile mest olan.

muahez değil

  • Eleştiri konusu değil, sorguya tâbi tutulmaz.

müellem

  • Elemli, kederli.

müellim

  • Elem veren, keder veren.

münekkid / منقد

  • Eleştirmen. (Arapça)

musahhir

  • Ele geçiren.

müteellim / متألم

  • Elemli. (Arapça)

müteellimane / müteellimâne

  • Elem duyarak, kederlenerek.
  • Elem duyarak, kederlenerek. (Farsça)

nailiyet

  • Ele geçirmek, murada ermek, elde etmek.

nakkad / نقاد

  • Eleştirmen. (Arapça)

pervizen

  • Elek, kalbur. (Farsça)

robot

  • Elektrikle veya mekanik yollarla hareket ettirilerek çeşitli işler yaptırılabilen otomatik cihaz. (Fransızca)

saik-i tenkit / sâik-i tenkit

  • Eleştiriye sevk eden sebep.

sergerde

  • Elebaşı, reis.

takriz / takrîz / تقریظ

  • Eleştiri. (Arapça)

teellüm

  • Elem duyma. Kederlenme. Tasalanma.

teellümat / teellümât

  • Elemler, acılar.
  • Elemler, kederler, tasalanmalar.

tenhil

  • Elek ile eleme.

tenkid / تنقيد / tenkîd

  • Eleştiri.
  • Eleştiri, değerlendirme.
  • Eleştirme.
  • Eleştiri. (Arapça)
  • Tenkîd edilmek: Eleştirilmek. (Arapça)
  • Tenkîd etmek: Eleştirmek. (Arapça)

tenkidat / tenkidât / tenkîdât / تنقيدات

  • Eleştiriler.
  • Eleştiriler. (Arapça)

tenkidkar / tenkidkâr

  • Eleştirici.

tenkidkarane / tenkidkârane / tenkidkârâne

  • Eleştiri şeklinde.
  • Eleştirircesine.

tenkit

  • Eleştiri.

tenkit eden

  • Eleştiren.

tenkit edilme

  • Eleştirilme.

tenkit etme

  • Eleştirme.

tenkit etmek

  • Eleştirmek.

tesafuh

  • Elele tutuşma.

teshir / teshîr / تسخير

  • Ele geçirme. (Arapça)

tezekkür / تذكر

  • Ele alınma. (Arapça)

zeval-i elem

  • Elemin sona ermesi.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR