LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te Edri ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

alettedric

  • Azar azar.

bedri / bedrî

  • Bedr'e ait ve onunla alâkalı.
  • Erkek ismidir. (Müennesi: Bedriye)

bittedric

  • Yavaş yavaş.

dini tedrisat / dinî tedrisat

  • Dinî eğitim ve öğretim.

halka-i tedris

  • Öğrenim, ders halkası.

icra-yı tedris

  • Ders verme, eğitme faaliyeti.

laedri / laedrî / lâedrî

  • Bilmiyorum. (Eski zamanda şüpheci olup hiç bir şeye inanamıyan sofestailere Lâ edriye denirdi. Septisizm.
  • Kendi varlığından bile şüphe eden felsefeci.

laedriyye / lâedriyye

  • Şüphecilerle alakalı. Şüphecilik üzerine kurulu felsefe ekolü.

men lem yezuk lem yedri

  • Tatmayan bilemez. Kim ki tatmamış; o, tadını bilemez.

müstedrik

  • İstidrak eden, anlamak isteyen.

rahle-i tedris

  • Üzerine ders verilen veya alınan rahle.
  • Bir âlimden alınan ders.
  • Eğitim ve öğretim rahlesi, üzerinde ders verilen küçük masa.

serir-i tedris

  • Ders kürsüsü, eğitim divanı.
  • Ders verme makamı.

tedri'

  • Zırh giydirme.

tedri-i cüyuş

  • Askerlere zırh giydirme.

tedric / tedrîc

  • Azar azar, derece derece ilerlemek. Birisini bir şeye yavaş yavaş vardırmak.
  • Sıkıştırmak suretiyle çok güçsüz hâle koymak.
  • Edb: İfadenin derece derece yükselmesi veya alçalması.
  • Derece derece ilerleme, aşamalı olarak hareket etme.
  • Derece derece ilerleme.
  • Derece derece ilerleme, ilerletme. Azar azar hareket.

tedriç

  • Azar azar, derece derece.

tedric-i habit / tedric-i hâbit

  • Edb: İfadenin alçalması. Bir şeyi tarif ederken vasıf bakımından yukarıdan başlayıp aşağıya inmek. Bunun aksini yapmağa da Tedric-i sâid denir.

tedricat / tedricât

  • (Tekili: Tedric) Tedricler.

tedricen / tedrîcen / تدریجا / تَدْرِيجاً

  • Yavaş yavaş, azar azar, derece derece.
  • Azar azar.
  • Yavaş yavaş, azar azar, derece derece.
  • Derece derece.
  • Gitgide, adım adım, yavaş yavaş. (Arapça)
  • Derece derece.

tedrici / tedricî / tedrîcî / تدریجى / تَدْر۪يج۪ي

  • Aşama aşama, basamaklar halinde.
  • (Tedriciyye) Yavaş yavaş olan, derece derece yapılan.
  • Derece derece olan.
  • Yavaş yavaş, azar azar, gittikçe. (Arapça)
  • Derece derece.

tedris / tedrîs / تدریس / تَدْر۪يسْ

  • Okutmak. Öğretmek. Ders vermek.
  • Öğretme, ders verme.
  • Ders verme, öğretme.
  • Ders verme. (Arapça)
  • Tedrîs etmek: Ders vermek. (Arapça)
  • Ders verme.

tedris ve tederrüs

  • Ders verip ders alma.

tedris-i ulum / tedris-i ulûm

  • İlimlerin öğretimi, ders vermesi.

tedrisat / tedrisât / tedrîsât / تدریسات / تَدْر۪يسَاتْ

  • Eğitim, öğretim.
  • (Tekili: Tedris) Tedrisler. Ders vermeler.
  • Ders vermeler.
  • Öğretim. (Arapça)
  • Ders vermeler.

tedrisat-ı aliye / tedrisât-ı âliye

  • Yüksek öğretim.

tedrisat-ı ibtidaiye / tedrisât-ı ibtidâiye

  • İlk öğretim.

usul-ü tedris

  • Eğitim medotu, pedegoji.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR