LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Edebiyatçılar ifadesini içeren 10 kelime bulundu...

adab / âdâb

  • (Edeb kelimesinin çoğuludur.) Usul, yol, yordam, davranış kaideleri, terbiye. Ahlâk ve terbiyenin gerektirdiği konuşma ve hareket tarzı. Adaba uymayanlara edepsiz denir."Edipler edepli olmalı" yani yazarlar, edebiyatçılar dine, ahlâka ve terbiyeye uymalı. Aksi halde edebiyatçı adına lâyık olamazlar,

akademi

  • yun. Yüksek mekteb.
  • Âlimler, edebiyatçılar heyeti.
  • Eflatun'un vaktiyle talebesine ders verdiği yer.
  • Çıplak modelden yapılan insan resmi.
  • Belli bir ilmin gelişme ve ilerlemesini te'min maksadı ile müşterek tetebbularda veya serbest tedrisatta bulunan salâhiyetl

bülega

  • (Tekili: Belig) Beliğ olanlar, Belâgat sâhipleri. Belâgat ilmi mütehassısları. Edebiyatçılar.
  • Belâğatçiler, edebiyatçılar.

bülega-yı arab

  • Arap belâğatçıları, edebiyatçıları.

eazım-ı üdeba / eâzım-ı üdebâ

  • Ediplerin, edebiyatçıların en büyükleri.

edebiyyun / edebiyyûn

  • Edebiyatçılar. Edebiyatla uğraşanlar.
  • Edebiyatçılar.

ehl-i belağat / ehl-i belâğat

  • Edebiyatçılar, söz ve ifade uzmanları.

kadi iyaz / kadî iyaz

  • Lâkabı: Ebu-l Fadl bin Musa el Yahsabî'dir. Muhaddislerin meşhurlarından ve edebiyatçılardan olup, 476 hicrî tarihinde Site kasabasında doğmuş, sonra Endülüse geçerek Kurtuba'da ve diğer ilim merkezlerinde ilim tahsili yapmıştır. Daha sonra Site kasabasında uzun bir zaman durmuş, bir ara Garnata şeh

üdeba / üdebâ

  • (Tekili: Edib) Edibler, edebiyatçılar.
  • Edeb sâhibleri. Zarif kimseler.
  • Edipler, edebiyatçılar.
  • Edebiyatçılar.

ulema-yı arabiye

  • Arap dil bilimcileri ve edebiyatçıları.