LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Eşkıya ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

avrupalılaşmak

  • Avrupalıların fikirlerini ve yaşayış tarzını benimsemek. Türkiye'de batılılaşma olarak kullanılmaktadır. Avrupa zamanımızda ilim ve teknikte ilerlemiş olmakla beraber inanışları, ahlâkları, felsefeleri ve yaşayış tarzı ile geri bir düşünüşü temsil eder. Avrupaya, batıya özenmek, eşkiyanın gasbettiği

celali / celalî

  • Celal ismine dâir. İlâhi ve celale müteallik. Celal adlı kimselerle alâkalı olan.
  • Hicri XI. Asırdan önce Anadolu'da baş gösteren eşkiyaya verilen ad.
  • Sultan Celaleddin Melikşah tarafından hazırlanan ve Hicri 471 tarihinde başlayan bir güneş takvimi.

eşka

  • En şaki, haydut, eşkiya, katı-üt tarik.

güruh-i eşkiya

  • Eşkiya takımı, haydut güruhu.

harami / harâmi / حرامى

  • Eşkıya. (Arapça)

hayadid

  • (Tekili: Haydud) Haydutlar, eşkiyalar.

haydud / حيدود

  • (Haydut) Yol kesici. Dağ hırsızı. Eşkiya.
  • Eşkiya, haydut, yolkesen. (Macarca > Arapça)

haydut

  • Eşkıya.

hayta

  • Serseri, serkeş kimse.
  • Ask: Osmanlılarda görevli bir sınıf askere verilen ad. Hayta birlikleri, üstün savaş kabiliyeti olan askerlerden kurulur, lüzumunda düşman topraklarına akın yapmak için de kullanılırdı. Sonraları düzenleri bozulduğunda eşkiyalığa başladılar; bundan dolayı "hayt

hirabe

  • Şehir dışındaki yerlerde yapılan eşkiyalıklara katılma. Dağlarda yapılan haydutluklarda bulunma.

ızbandut

  • Eskiden Rum korsanlarına verilen addır.
  • Haydut, yolkesen, şaki, eşkiya.
  • İri vücutlu, korkunç.

katı-ut tarik

  • Yol kesen, eşkiya.

katiüttariklik

  • Yol kesicilik, eşkıyalık.

komita

  • (Slavca) Maksadına ulaşmak için ekserî silah kullanan, siyasî, gizli ihtilaki cemiyet. Eşkiya.

korsan

  • itl. Deniz haydutu. Deniz eşkiyası.
  • Başkaların haklarını zor kullanarak yiyen kimse.
  • Bir hakkı izinsiz olarak kullanan.

kutta-i tarik

  • Yol kesenler, eşkiyalar, haydutlar.

meşgel

  • Yol kesen, haydut, şaki, eşkiyâ. (Farsça)

mindel

  • Hırslı, doymaz ve açgözlü insan. Yırtıcı kimse.
  • Zorba, eşkiya.

rahzen

  • Yol vuran. Yol kesen. Eşkiyâ, haydut. (Farsça)

rahzeni / rahzenî

  • Haydutluk, eşkiyâlık. Yol kesicilik. (Farsça)

rehzen

  • Yol kesen, haydut, eşkiya. (Farsça)

şaki / şâki

  • Haydut, yol kesici, eşkiya.
  • Allah'ın rızasına ve âhiret mutluluğundan yoksun olan kimse, bahtsız.

şehid-i ahiret / şehîd-i âhiret

  • Bir kimsenin Allah için olan cihâdın hazırlığı esnâsında tâlimlerde veya zulüm ile öldürülmesi veya cihâdda ve eşkıyâ, âsî, yol kesici, gece hırsızla vuruşmada yaralanarak hemen ölmeyip bir namaz vakti çıkıncaya kadar yaşayan veya başka yere götürülü p, orada ölen. Âhiret şehîdi.

şekavet / şekâvet

  • Her çeşit kötülük içinde olmak. Belâ ve zillete düşmek. Sıkıntıda kalmak.
  • Haydutluk, eşkiyalık.
  • Eşkiyâlık, kötü yolda olma.

şeng

  • Neşeli, kıvrak. (Farsça)
  • Haydut, şaki, eşkiya. (Farsça)

sika'

  • (Çoğulu: Eskiye-Eskıyât-Esâk-Esâki) Su kurbağası.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR