LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Dinsizlik ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

cereyan-ı nemrudane / cereyan-ı nemrudâne

  • Nemrud gibi zulüm ve zorbalıkla ve dinsizlikle iş gören akım.

cereyan-ı zındıka

  • Dinsizlik akımı, hareketi.

diyanetsizlik

  • Dinsizlik, dindar olmama.

fısk / فسق

  • Kötülük, sefihlik. (Arapça)
  • Dinsizlik. (Arapça)
  • Tanrı'ya karşı isyan. (Arapça)

ihsasiyye

  • Tecrübeden ve hissedilenden gayrısını kabul etmeyen. Hissiyyun ve maddiyyun fırkasından olanlar. İmansızlık. Dinsizlik.

ilhad / ilhâd / الحاد

  • Dinden çıkmak. Dinsizlik. Dinden dönmek. Allahın varlığına, birliğine inanmamak. İmânsızlık.
  • Dinsizlik, inanç bozukluğu.
  • Allah inancından ayrılış, tevhid inancından ayrılma.
  • Dinsizlik, inkâr.
  • Dinsizlik.
  • Dinden çıkma, dinsizlik. (Arapça)

irtidad-ı mutlak

  • Tam dinsizlik, dinin bütün değerlerini red ve terk etme.

kızıl alev

  • İnsanlığı inkarcılığa yönelterek dünyada da, âhirette de ateşe atan dinsizlik rejimi.

kızıl ejder

  • İnsanlığı inkarcılığa yönelten dinsizlik rejimi.

kızıl tehlike

  • Dinsizlik, anarşistlik ve komünistlik tehlikesi.

küfr

  • Allah'a inanmama ve ona ortak koşma.
  • Dinsizlik, imansızlık, kâfirlik.
  • Nankörlük.
  • Kaba, ayıp söz söyleme, sövme.

küfr ü dalal / küfr ü dalâl

  • Kafirlik ve sapıklık. Dinsizlik.
  • Kâfirlik, sapıklık, dinsizlik.

küfr-i inadi / küfr-i inadî

  • İnadî dinsizlik, inadî küfür. Hakikat isbat edildiği halde yine imana gelmemek. Bilip de kabul etmez olmak.

la-dini / lâ-dini

  • Din dışı, dinsizlik.

ladini / lâdînî / لَاد۪ين۪ي

  • Dinsizlik.

marid

  • Azgın, sapkın. İnad ve isyanda benzerlerinden çok ileri gitmiş olan. Kibir, inad ve dinsizlikle tanınmış olan. Mütemerrid.

meslek-i zındıka

  • Dinsizlik mesleği.

meşşaiyyun

  • Meşşâiler. Derslerini gezerek veren, peygamberlere uymayarak yalnız akıl ve fikir ile hakikatı bulmaya çalışan ehl-i dalâlet. Dinsizlik yolunu açanlar, sadece akla itimad eden ve vahye tâbi olmayan imânsızlar.

tedenni-i mutlaka / tedennî-i mutlaka

  • Sınırsız dinsizlik ve alçalma.

zelzele-i beşeriye

  • İnsanî zelzele; insanın maddî ve mânevî hayatında meydana gelen sarsıntı, Dünya Savaşları, dinsizlik gibi.

zendeka

  • Kâfirlik, dinsizlik. (Zendeka sâhibine zındık denir. Bazılarınca zındık; hem dinsiz, hem emvâl ve ezvacın iştirakine ve dehrin bekasına kail olan kimsedir.)
  • Dinsizlik.

zındıka / زِنْدِقَه

  • Dinsizlik, inançsızlık.
  • Dinsizlik.
  • Dinsizlik.

zındıka komitesi

  • Dinsizlik, inançsızlık cemiyeti, dinsizlerin komitesi.

zındıklık

  • Dinsizlik.