LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Dikili ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

cild

  • Deri.
  • Meşin.
  • Kitab kabı.
  • (Masdar olarak) Kitabın dikilip kap geçirilmesi.
  • Bir büyük kitabın bölündüğü kısımların her biri.

ensab

  • (Tekili: Nasb) Dikili taşlar. Müşriklerin, yanında kurban kestikleri putlar.

fey-i zeval

  • Güneşin garba doğru dönmesinin başlaması, Güneş tam ortada gibiyken yerde dikili olan şeylerin gölgeleri batıdan doğuya dönüp kısalmakta son bulduğu zamandır. Bundan sonra öğle namazı vakti başlar.

hannane / hannâne

  • Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî'de dikili bulunan hurma kütüğü.

hıyaban

  • Cadde. İki tarafı ağaç dikili yol. Bahçe yolu. İki tarafı ağaçlı muntazam yol. (Farsça)
  • Ortasından su akan ağaçlık yer. (Farsça)
  • Tahrân'da büyük bir caddenin adı. (Farsça)

ihdaf

  • Gelip çatmak. Karşısına dikilip durmak. Hedef olmak.

intisab

  • (Nasb. dan) Dikilip durmak.
  • Yükseğe kaldırmak.
  • Bir mansaba tayin olunmak.
  • Gr: Kelimenin mansub olması

ıstıham

  • Ayak üstüne dikili durmak.

merkuz / merkûz / مركوز

  • Dikili, dikilmiş. (Arapça)

müntasıb

  • (Nasb. dan) Direk gibi dikili duran.

müntesıb

  • Bekleyen. Muntazır kimse.
  • Ayak üstüne dikilip duran.

müstehdif

  • (Hedef. den) Hedef tutan. Hedef tutulan. Hedef gibi dikilip duran.

mütenassıb

  • Dikilen. Ayakta dikilip duran.

nasaib

  • (Tekili: Nasibe) Dikili taşlar.

tenassüb

  • Dikilip durma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın