LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Derce ifadesini içeren 98 kelime bulundu...

amirane / âmirane / âmirâne / آمرانه

  • Emredercesine. Amir imiş gibi. (Farsça)
  • Emreden büyük kimseye yakışır şekilde. (Farsça)
  • Emredercesine. (Arapça - Farsça)

anudane / anûdâne

  • İnat edercesine, inat ederek.

asiyane / âsiyâne

  • İsyan edercesine.

bihakkalyakin / bihakkalyakîn

  • Yaşayıp bizzat tecrübe edercesine bir kesinlikle.

cansiperane / cansiperâne / cânsiperâne / جان سپرانه

  • Canını feda edercesine. (Farsça)
  • Canını fedâ edercesine, canını siper ederek.
  • Canını feda edercesine. (Farsça)

gaddarane

  • Acımadan, merhametsizcesine, zulmedercesine. (Farsça)

gafletkarane / gafletkârâne

  • Gaflet edercesine.

garazkarane / garazkârane / garazkârâne

  • Garaz edercesine.
  • Garaz edercesine, kin tutarak.

hakaretkarane / hakaretkârâne

  • Hakaret edercesine.

hakimane / hâkimâne

  • Hükmedercesine.

hasidane / hâsidane

  • Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine. (Farsça)

hatakarane / hatâkârâne

  • Hata edercesine.

hayretkarane / hayretkârâne

  • Hayret edercesine.

heveskarane / heveskârâne

  • Heves edercesine.

hilekarane / hîlekârâne

  • Hile edercesine.

hürmetkarane / hürmetkârâne

  • Hürmet edercesine.

idrac

  • Dercetmek. Dürmek.
  • Bir yazıyı bir yere koydurmak.

ifratkarane / ifratkârane

  • Aşırı gidercesine.

ihanetkarane / ihânetkârâne

  • İhanet edercesine.

iltifatkarane / iltifâtkârâne

  • İltifat edercesine.

imarkarane / îmarkârâne

  • İmar edercesine.

inayetkarane / inâyetkârâne

  • Yardım edercesine.

irşadkarane / irşâdkârâne

  • İrşat edercesine.

istihzakarane / istihzâkârâne

  • Alay edercesine.
  • Alay edercesine.

itirazkarane / îtirazkârâne

  • İtiraz edercesine.

kahharane / kahhârâne

  • Kahharcasına. Kahredercesine.
  • Kahredercesine.

kalenderane / kalenderâne

  • Kalenderce. Kalender olan bir kimseye yakışır surette. (Farsça)

kanaatkarane / kanaâtkârâne

  • Kanaat edercesine.

kavaid

  • (Tekili: Kaide) Kaideler. Hareket porgaramları. Dil öğreten bir kitaptaki kaideler. Arab lisanındaki kaidelerin dercedildiği gramer kitabı.

lütufkarane / lütufkârane

  • Lütuf edercesine.

mededkarane / mededkârane

  • Medet ve yardım edercesine. (Farsça)

merhametkarane / merhametkârâne

  • Merhamet edercesine.

muannidane

  • İnat edercesine.

muavenetdarane / muâvenetdârâne

  • Yardım edercesine.

mübalağacuyane / mübalağacuyâne

  • Haddini aşar dercede izah edercesine. Mübâlağa yaparcasına. (Farsça)
  • Mübâlağa arayan. (Farsça)

müfritane

  • Aşırı gidercesine.

müfteriyane

  • İftira edercesine. (Farsça)
  • İftira edercesine.

muhakkirane / muhakkirâne

  • Tahkir edercesine. Hakarette bulunurcasına. (Farsça)

mukaddirane / mukaddirâne

  • Takdir edercesine, kıymetini bilircesine, kıymetine göre sıralarcasına. Mukaddire yakışır hâlde. (Farsça)

mukallidane / mukallidâne

  • Benzetmeğe, taklide özenircesine. Taklid edercesine. Benzemeğe çalışırcasına. (Farsça)

mukniyane / muknîyâne

  • İkna edercesine, inandırarak.

mükrimane

  • İkram edercesine.

mültezimane

  • İltizam edercesine. (Farsça)

münderecat / münderecât

  • Bir şeyin içine dercedilmiş şeyler, anlatılan şeyler, muhteva.

münkirane / münkirâne

  • İnkâr edercesine.
  • İnkâr edercesine.
  • Münkircesine, inkâr edercesine. (Farsça)

mürebbiyane

  • Terbiye edercesine.

müşevvikane / müşevvikâne

  • Teşvik edercesine, isteklendirircesine.

müşfikkarane / müşfikkârâne

  • Şefkat edercesine.

müsrifane / müsrifâne

  • İsraf edercesine.
  • İsraf edercesine.

müsta'tıfane / müsta'tıfâne

  • Şefkat istercesine, sevgi taleb edercesine. (Farsça)

müstehziyane / müstehziyâne

  • Alay edercesine.
  • Alay edercesine.

müştekiyane / müştekiyâne

  • Şikayet edercesine.
  • Şikâyet edercesine, şikâyet eder gibi. (Farsça)

müstevliyane / müstevlîyane

  • İstilâ edercesine, kaplayarak.

mütecavizane / mütecâvizane

  • Tecavüz edercesine, saldırırcasına.

mütedafiane / mütedafiâne

  • Düşmanı defedercesine. İtişir kakışırcasına. (Farsça)

müteellimane

  • Acı hissedercesine.

mütefe'ilane / mütefe'ilâne

  • Hayra yorarak, tefe'ül edercesine. (Farsça)

mütehaciyane

  • Hicvedercesine. (Farsça)

mütehakkimane

  • Hükmedercesine, zorlayarak.

mütehamiyane

  • Sakınarak, korunarak. Kendini himaye edercesine. (Farsça)

mütehekkimane / mütehekkimâne

  • Alay edercesine. (Farsça)

müteleffitane

  • İltifat edercesine. (Farsça)

müteneffirane / müteneffirâne

  • Nefret edercesine.

mütenezzihane / mütenezzihâne

  • Tenezzüh edercesine, gezip eğlenircesine. Mütenezzihcesine. (Farsça)

muterizane / mûterizane

  • İtiraz edercesine.

mütesallitane / mütesallitâne

  • Musallat olarak, sırnaşarak, tasallut edercesine. (Farsça)

müteşekkirane / müteşekkirâne

  • Şükrederek, teşekkür edercesine.

mütevekkilane

  • Tevekkül edercesine, Allaha güvenerek.

müteyemmimane / müteyemmimâne

  • Teyemmüm edercesine. (Farsça)

müzeyyifane / müzeyyifâne

  • Alay derecesine, hakaret edercesine. Aşağı görürcesine. (Farsça)

nazdarane / nâzdârâne

  • Naz edercesine.

pederane / pederâne

  • Babaya yakışır tarzda, pedercesine. (Farsça)

perestişkar / perestişkâr

  • İbâdet edercesine seven, çok ileri sevgi ve hürmet besleyen.

refetkarane / refetkârane

  • Merhamet edercesine.

ricakarane / ricakârâne

  • Rica edercesine.
  • Umarak, ümit edercesine.

riyazetkarane / riyâzetkârâne

  • Az gıda ile yaşayıp nefsi terbiye edercesine.

sadakatkarane / sadâkatkârâne

  • Sadakat edercesine, bağlılığını gösterircesine.

sebatkarane / sebâtkârâne

  • Sebat edercesine.

şefaatkarane / şefaatkârâne

  • Şefaat edercesine.

şefkatkarane / şefkatkârâne

  • Şefkat edercesine.

sulhkarane / sulhkârâne

  • Barış edercesine.

tahribkarane / tahribkârâne

  • Tahrip edercesine.

takdirkarane / takdirkârâne

  • Takdir edercesine.
  • Takdir edercesine.

tasdikkarane / tasdîkkârâne

  • Tasdik edercesine.

taziyane / tâziyâne

  • Eziyet edercesine.

tecrübevari / tecrübevâri

  • İmtihan edercesine.

tehdidkarane / tehdidkârâne

  • Tehdid edenlere yakışır şekilde. Tehdid edercesine. (Farsça)

tehditkarane / tehditkârâne

  • Tehdit edercesine.

tenkidat-ı rakipkarane / tenkidat-ı rakipkârâne

  • Rekabet edercesine yapılan eleştiriler.

tenkitkarane / tenkitkârâne

  • Tenkit edercesine.

terbiyekarane / terbiyekârane

  • Terbiye edercesine.

tesbihkarane / tesbihkârâne

  • Tesbih edercesine.

tesellidarane / tesellidârâne

  • Teselli edercesine.

teselliyatdarane / teselliyâtdârâne

  • Teselli edercesine.

tevazukarane / tevâzukârâne

  • Tevazu edercesine.

tevehhümkarane / tevehhümkârâne

  • Kuruntu edercesine.

ubudiyetkarane / ubûdiyetkârâne

  • Kulluk edercesine.

ümidkarane / ümidkârâne

  • Ümit edercesine.