LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Dahiye ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

abide

  • Uzun müddet dillerde destan olup kalan beliye ve dâhiye.
  • Bir milletin târihinde büyük bir değeri hâiz olan vak'a.
  • Fesahat ve belâgatı dolayısıyle benzeri söylenemeyen şiir.
  • Tarihte yüksek ve hâkim bir mevkide olan vak'aları veya büyükleri yaşatmak için yapılan bina.

afet

  • Belâ. Musibet. Büyük felâket. Dâhiye.
  • Mc: Son derece güzel.

basıka

  • Beyaz ve sâfi bulut.
  • Âfet, dâhiye.
  • Makbul bir cins sarı hurma.

bayice

  • (Çoğulu: Bevâyic) Belâ, mihnet, zahmet, âfet, dâhiye.

bayika / bâyika

  • (Çoğulu: Bevâyık) Belâ ve şer olan şey, dâhiye.

becrem

  • (Çoğulu: Becârim) Belâ ve zahmet, dâhiye.

bela / belâ

  • (c.: Belâyâ) Afet. Sıkıntı. Tasa, kaygı. Musibet. Mücazat. İmtihan. Dâhiye.
  • Yaramaz nesne.

belgin

  • Belâ, zahmet, dâhiye.

beyza

  • (Müe.) Parlak. Beyaz. Sefid.
  • Afet, dâhiye, belâ, musibet.

dahiyane / dâhiyâne

  • Dâhiye yakışır şekilde.

damik

  • (Çoğulu: Devâmik) Belâ, musibet, dâhiye. Meşakkat, zahmet.

dehya

  • Te'kid için "Dahiye" lâfzına sıfat yapılır. "Dâhiye-i dehya" gibi.

devahi

  • (Tekili: Dâhiye) Büyük belâler. Afetler. Kazâlar.
  • Çok üstün zekâ sahipleri.

dü'lul

  • (Çoğulu: Dâlil) Belâ, zahmet, dâhiye.

fakıra

  • Büyük musibet, zahmet, meşakkat. Dâhiye. Belleri kırıp parçalayan şiddet.

felaket

  • Belâ, musibet, âfet, dâhiye. Bedbahtlık.

idd

  • Büyük, acib şey.
  • Belâ, dâhiye.
  • Yalan.

rakım

  • Belâ, musibet. Zahmet. Dâhiye.

sale

  • Âfet, belâ, musibet, dâhiye.

sebt

  • (Çoğulu: Esbât-Sübut-Esbüt) Rahat etmek.
  • Boyun vurmak.
  • Saç sarkıtmak. Bir çeşit deve yürüyüşü.
  • Cumartesi günü.
  • Şaşırmak, hayrette kalmak.
  • Çok zeki, dâhiye.
  • Başı tıraş etmek.

sibd

  • (Çoğulu: Esbâd) Belâ, zahmet, meşakkat, dahiye.

tamme

  • (Tâmmât) Kıyamet vakti.
  • Belâ. Dâhiye.
  • Keskin çığlık.

tariye

  • Ansızın gelen belâ, dâhiye.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın