LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te DURMADAN ifadesini içeren 13 kelime bulundu...

ameş

  • Gözü zayıf olan, gözü yaşlanıp durmadan akan.

bila-fasıla / bilâ-fasıla

  • Fâsılasız, aralıksız, durmadan.

bila-tevakkuf / bilâ-tevakkuf

  • Durmadan, tereddüt etmeden.

bitevi / bitevî

  • (Biteviye) t. Sürekli, durmadan.
  • Bütün yekpare.

cevelan / cevelân / جَوَلَانْ

  • Yerinde durmadan dolaşma.

ciraye

  • Suyun ve diğer sıvıların durmadan akıp gitmeleri.

muttasıl / متصل

  • Bitşik. Aralıksız. Fâsılasız. Hiç durmadan. İttisâl eden, ulaşan, kavuşan.
  • Sürekli, durmadan. (Arapça)

muvazebet

  • Bir işle dâimâ uğraşma. Bir işe durmadan çalışma.

muvazıb

  • Dâima bir işle uğraşan. Bir işe durmadan çalışan.

nakarat

  • (Tekili: Nakra) Durmadan tekrarlanan usandırıcı şeyler.
  • Edb: Şarkının belli yerlerinde tekrarlanan bestesi değişmeyen parça.

pey-ender-pey

  • Ardısıra, arka arkaya, durmadan. Azar azar. (Farsça)

seyr-i ilallah

  • Allahü teâlâya doğru olan yolda ilerlemek, mânevî ilimde durmadan yükselmek. Seyr-i âfâkî (kötü hâllerden kurtulma) ve seyr-i enfüsî (iyi hâllerle süslenme) yi içine alan tasavvuf yolculuğu.

sima' / simâ'

  • Bir kişinin veya birkaç kişinin çalgısız, âletsiz ve müzik perdelerine uydurmadan okudukları dîni, îmânı kuvvetlendiren ve ahlâkı güzelleştiren şiirleri, kasîdeleri, ilâhileri ve mevlidleri dinlemek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın