LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te DUA kelimesini içeren 42 kelime bulundu...

daavat / daavât

  • Dualar.
  • Dualar.

dai / dâî

  • Duacı, çağıran.

daire-i dua

  • Dua dairesi.

daiyane / dâîyâne

  • Dua ederek, isteyerek.

dakika-i icabe

  • Duanın kabul olduğu vakit, an.

duagu / duagû / duâgû / دعاگو

  • Dua okuyan, dua eden.
  • Duacı, dua eden. (Arapça - Farsça)

ed'iye / ادعيه

  • Dualar.
  • Dualar. (Arapça)

ed-dai / ed-dâî

  • Dua eden.

evrad / evrâd / اوراد

  • Dualar. (Arapça)

gıbb-ed dua / gıbb-ed duâ

  • Duâdan sonra.

ibadet-i duaiye

  • Dua ibadeti.

icabe-i dua / icabe-i duâ

  • Duânın kabul olması. Duâya cevap verilmesi. Muvafakat edilmesi.

istiane

  • Duâ. Yardım istemek. İane istemek.

keramet-i duaiye

  • Duanın kerameti.

kitab-ı dua

  • Dua kitabı.

kitab-ı dua ve ubudiyet / kitab-ı dua ve ubûdiyet

  • Dua ve kulluk kitabı.
  • Dua ve kulluk kitabı.

leşker-i dua / leşker-i duâ

  • Duâ ordusu. Sıkıntı ve darda kalan müslümanlara duâları ile yardımda bulunan Allahü teâlânın sevgili kulları, sâlih müslümanlar, velîler topluluğu.

lisan-ı dua / lisân-ı duâ / لِسَانِ دُعَا

  • Dua dili.
  • Duâ dili.

makam-ı niyaz

  • Dua etme, yalvarıp yakarma makamı.

mücib / mücîb

  • Duaya cevap veren, Allah.

münacat / münâcât

  • Dua, kurtuluş için Allaha yalvarma.

naz-niyaz

  • Dua, yalvarış.

nedb

  • Dua etmek.

niyaz etmek

  • Dua etmek, yalvarıp yakarmak.

niyaz olunan

  • Duâ edilen, istenilen.

niyazdar

  • Dua eden, yalvarıp yakaran.

nüsha

  • Dualı kağıt, sahife, yazılı şey.

pürniyaz

  • Dua ve yakarış ile dopdolu.

rahmet kapısı

  • Duâların kabûl edildiği, ihsân ve bereket kapısı. Duâların geri çevrilmediği lütuf kapısı.

saat-i icabe

  • Duaların kabul edildiği saat.
  • Duaların kabul olduğu ve insanlarca gizli ve gaybî olan, Cuma gününde bir vakit.

saat-i icabe-i dua / saat-i icâbe-i dua

  • Duaların kabul edildiği saat.

salatüselam / salâtüselâm

  • Dua ve selâm, salâvat getirme.

seher vakti

  • Duâların kabûl olduğunun bildirildiği, gecenin (güneşin batmasından imsâk vaktine kadar olan zamânın) son altıda biri.

semi-üd dua

  • Duayı işiten Allah (C.C.).

seyyid-ül-istiğfar / seyyid-ül-istiğfâr

  • Duâ ve istiğfârların başı. İstiğfâr duâlarının büyüğü. Allahü teâlâdan günâhın bağışlanmasını istemek için yapılacak duâların en üstünü, en kıymetlisi.

silsile-i dua

  • Dua zinciri.

tazarru

  • Dua, yakarış.

tazarru etmek / tazarrû etmek

  • Dua etmek, yakarmak.

tazarru ve niyaz

  • Dua ve yakarış.

tea

  • Duâ.

vesile-i icabe-i dua

  • Duanın kabulüne vesile, sebep.

vird / ورد

  • Dua. (Arapça)
  • Vird etmek: Dua etmek. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın