LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te DERA ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

derdak

  • (Çoğulu: Derâdik) Küçük çocuklar.
  • Her şeyin küçüğü.

deyyus

  • Derare. Karısının kötü hâllerine göz yuman ve ses çıkarmayan adam.

dirham

  • (Çoğulu: Derâhim) Kuruş.

dırs

  • (Çoğulu: Derâsa-Edrâs) Kertenkele, fare ve kedi gibi hayvanların eniği.

dürnuk

  • (Çoğulu: Derânik) Bir cins döşek.

dürrae

  • (Çoğulu: Derâri) Ferâce, kaftan, elbise.

federal

  • Bir devletler federasyonu ile alâkalı, yahut ona ait. (Fransızca)

hem-an-dem

  • Hemen, derakab, derhal, o anda, çarçabuk. (Farsça)

katib-i ezeli / kâtib-i ezelî

  • Her şeyin hayatının mukadderatını ezelden bilip yazan Cenab-ı Hak (C.C.)

kelbiyyun

  • Kalenderane yaşamayı alışkanlık haline getiren meşhur Diyojenin de içinde bulunduğu bir fırka. Bunlara Kelbiye tâifesi veya Melâmiyyun da denir.

lisans

  • Herhangi bir mevzuda verilen izin. Müsaade belgesi. (Fransızca)
  • Üniversite tahsili tamamlanınca alınan diploma. (Fransızca)
  • Bir sporcunun resmi yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonu tarafından kendisine verilen kayıt fişi veya kimlik kartı. (Fransızca)
  • İthal veya ihracı serbest bırakılmayarak (Fransızca)

saff-der

  • (Çoğulu: Saff-derân) Düşman saflarını yaran yiğit. (Farsça)

sernüvişt

  • Yazı başlığı. (Farsça)
  • Başa yazılan, alın yazısı. Kader, mukadderat. (Farsça)

tekadir

  • (Tekili: Takdir) Mukadderât. Alınyazıları.
  • İhtimâller.

zaraat

  • (Derâat) Alçalma. Kendini küçük görme, küçültme.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın