LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te DİŞLİ ifadesini içeren 25 kelime bulundu...

a'sel

  • Eğri olan şey. Eğri dişli veya bacaklı kimse.

aklah

  • Sarı dişli.

dehre

  • (Dahra) Testere gibi dişli ve eğri budama âleti. Bağ budamak için kullanılan testere gibi dişli olan bıçak. (Farsça)

eflec-ül esnan / eflec-ül esnân

  • Seyrek dişli.

eğe

  • Maden vesaire yontmaya mahsus ince dişli âlet. Törpü.

ekess

  • Ufak dişli, küt dişli.

elass

  • Sık dişli.
  • Çenesi kulaklarına yakın olup boynu kısa olan.

elsa'

  • Sık dişli.
  • Sin telâffuz edecek yerde sâ telâffuz eden. Râ yerine yâ telâffuz eden (meselâ "er" diyecek yerde "ey" demek gibi.)

erass

  • Sık dişli.

erre

  • Tahta kesecek dişli âlet, bıçkı. (Küçüğüne verilen testere ismi bundan gelir.) (Farsça)

ervak

  • Sâfi nesne.
  • Uzun dişli adam.

esrem

  • Kırık dişli, dişleri kırılmış veya dökülmüş olan kişi.

evrak

  • (Çoğulu: Vuruk) Sivri ve uzun dişli.
  • Yüzü renkli güvercin.
  • Siyahı beyazına galip olan at ve deve. (Müe: Vürka)

fenn-i hendese

  • Mühendislik ilmi.

fenn-i makine

  • Makine bilimi, mühendisliği.

hendese / هَنْدَسَه

  • Geometri, mühendislik.
  • Ölçü ve şekil ilmi, mühendislik.

hendesehane-i bahri / hendesehane-i bahrî

  • Bahriye Mektebinin ilk adıdır. Abdülhamid zamanında miladi 1773 yılında Cezayirli Hasan Paşa'nın teşebbüsüyle Tersane içinde açılmıştır. Okulun ilk baş muallimi, Türk riyaziyecisi Gelenbevi İsmail Efendi'dir.Şimdiki ismiyle "Gemi İnşa Mühendisliği" olan Bahriye Mektebi, 1795 senesinde daha muntazam

hoşhıram

  • Güzel yürüyüşlü, güzel gidişli. (Farsça)

hoşreftar

  • Gidişi, yürüyüşü güzel. Güzel gidişli. (Farsça)

kaşağı

  • Hayvanları kaşıyıp tozlarını düşürmeğe mahsus âlet.
  • İhtiyar kimselerin, sırtlarını kaşımak için kullandıkları, ağaçtan uzun saplı ve bir ucundaki levhası dişli bir âlet.

mişzeb

  • Dişli orak.
  • Bağcıların asma çubuğu kesecek âletleri.

sa'la

  • Zâid dişli kadın. (Müz: Es'al)

samimi / samimî

  • İçten, gönülden, candan.
  • İçli, dışlı.

teklif

  • Zor birşey istemek. Bir vazife ileri sürmek.
  • Sıkılgan ve resmi davranış. İçli dışlı olmayan çekingen muâmele.
  • Vergi yüklemek.
  • Vazife vermek.
  • Cenab-ı Hakk'ın, insanları, emir ve nehiyleri üzerine hareket etmeğe vazifelendirmesi.
  • Fık: Şeriat-ı İslâmiyeni

tirb

  • (Çoğulu: Tirâb-Etrâb) Anasından saçlı ve dişli doğan oğlan.
  • Yaşta diğerine eşit olan nesne.
  • Lezzet.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın