LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Düzenleme ifadesini içeren 32 kelime bulundu...

fiil-i tanzim ve nizam

  • Düzenleme işi ve düzen.

inayetkarane / inâyetkârâne

  • Düzenleme ve özen gösterme tarzında.

intizam-ı hikmet

  • Hikmetin düzenlemesi; herbir şeyin bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde olmasındaki düzenlilik.

iradi bir şeriat / iradî bir şeriat

  • İrade sıfatından gelen bir kanun ve düzenleme.

ıslahat / ıslâhât

  • İyi hâle, işe yarar hâle getirmek için yapılan çalışmalar, düzenlemeler.

islak

  • (Silk. den) Düzenleme, sıraya koyma.
  • Yola getirme.
  • Diziye geçirme.
  • Mesleğe sokma, sokulma.

kombinezon

  • Tertib, düzenlemek. (Fransızca)
  • Çare. (Fransızca)
  • Kadın iç gömleği. (Fransızca)
  • Tertip, düzenleme.

manevra

  • Bir makinenin, bir cihazın işleyişini düzenleme veya idare etme işi ve şekli. (Fransızca)
  • Ask: Muharebede düşmanın savaş gücünü yok etmek maksadıyla eldeki askerî kuvvetlerin en te'sirli bir biçimde düzenlenmesini te'min eden bütün hareketler. (Fransızca)
  • Barış zamanında kıt'alara ve kurmay hey'etle (Fransızca)

manzumat

  • Düzenlemeler, sıralamalar.

mazbata / مضبطه

  • Tutanak. (Arapça)
  • Mazbata tanzim etmek: Tutanak düzenlemek. (Arapça)

mikail / mikâil

  • Dünya işlerini düzenlemekle görevli melek.

nazm / نظم

  • Dizme. (Arapça)
  • Düzenleme, tertip etme. (Arapça)
  • Vezinli ve kafiyeli söz söyleme. (Arapça)

nizamname / nizamnâme

  • Düzen yazısı, düzenleme ile ilgili belge.

organizasyon

  • Düzenleme, hazırlama, tanzim. (Fransızca)
  • Teşkilât. (Fransızca)

tahkimat

  • Bir yeri düşmanın hücumuna karşı savunmak maksadıyla yapılmış düzenlemeler ve tesisler.

tanzim / تنظيم / tanzîm / تَنْظ۪يمْ

  • Düzenleme.
  • (Nazım. dan) Sıraya koymak. Sıralamak. Dizmek.
  • Düzenlemek. Tertiblemek.
  • Islah etmek.
  • Manzum veya mensur olarak yazmak.
  • Düzenleme.
  • Düzenleme.
  • Düzenleme, tertipleme. (Arapça)
  • Tanzim edilmek: Düzenlenmek, tertip edilmek. (Arapça)
  • Tanzim etmek: Düzenlemek, tertip etmek. (Arapça)
  • Düzenleme.

tanzim etmek

  • Düzenlemek.

tanzim-i gaybi / tanzim-i gaybî

  • Gaybî, bilinmeyen âlemden yapılan tertip ve düzenleme.

tanzimat / tanzimât

  • Düzenlemeler.
  • Düzenlemeler.

tarh / طرح

  • Atma. (Arapça)
  • Düzenleme. (Arapça)
  • Desen. (Arapça)
  • Plan. (Arapça)

tedsir

  • Kuşun yuvasını düzenlemesi veya düzeltmesi.

tedvin / tedvîn / تَدْو۪ينْ

  • Biraraya getirip toplama, düzenleme; kitab hâline getirme.
  • Derleyip düzenleme.
  • Düzenleme.

tefriş

  • Döşeme. Yayma. Yayıp döşeme.
  • Ev eşyasını düzenleme.

tehzib

  • Islah etme, düzenleme.

tenassuk

  • Nizâmına koyma, tertib etme, düzenleme.

tensik / tensîk / تنسيق

  • Düzenleme, tertip etme. (Arapça)

tertib / tertîb / ترتيب

  • Sıralama, düzenleme.
  • Dizme, düzenleme.
  • Dizme. (Arapça)
  • Düzen. (Arapça)
  • Hazırlama, düzenleme. (Arapça)
  • Tertîb edilmek: Hazırlanmak, düzenlenmek. (Arapça)
  • Tertîb etmek: Hazırlamak, düzenlemek. (Arapça)

tertib-i hikmet

  • Hikmetli düzenleme.

tertib-i mahlukat / tertib-i mahlûkat

  • Varlıkların mükemmel bir düzenlemeyle yaratılması.

tertibat / tertibât / tertîbât / ترتيبات

  • (Tekili: Tertib) Düzen, düzenleme.
  • Karşılayıcı hazırlıklar.
  • Düzenlemeler, düzenler. (Arapça)

tertip

  • Düzenleme.

tertip etmek

  • Düzenlemek; dizmek, sıralamak.