LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Dükkan ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

akar

  • Zayi etme, kaybetme.
  • Kumlu yer.
  • Para getiren mülk. (Ev, dükkân gibi.)

attar

  • Itriyat dükkanı, güzel koku satan adam.

attari / attârî / عطاری

  • Attarlık. (Arapça - Farsça)
  • Attar dükkanı. (Arapça - Farsça)

dekakin / dekâkîn / دكاكين

  • (Tekili: Dükkân) Dükkânlar.
  • Dükkanlar. (Arapça)

dükkan-ı rabbani / dükkân-ı rabbânî

  • Herşeyin Rabbi olan Allah'ın bir dükkân gibi düzenleyerek bütün ihtiyaç maddelerimizi depoladığı yeryüzü.

eczahane

  • Eczacı dükkanı. Ecza dolabı. İlaç satılan mağaza. (Farsça)

emval-i gayr-i menkule

  • Bir yerden başka yere taşınamıyan, sabit olan mallar. (Dükkan, ev, tarla...gibi.)

fihris

  • (Fihrist) Bir dükkânda veya bir kitabın içerisinde ne bulunduğunu sıra ile gösteren liste. (Kataloğ)
  • (Çoğulu: Fehâris) Her nesnenin aslı.
  • Kanun.

han

  • Yemek sofrası. Üstüne yemek konan tepsi. (Farsça)
  • Yemek, taam. (Farsça)
  • Ahçı dükkânı, lokanta. (Farsça)

hanat

  • (Tekili: Hân) Dükkânlar, meyhaneler.

hanut

  • (Çoğulu: Havânit) Meyhane, içki içilen yer.
  • Dükkân.

havanit

  • (Tekili: Hânut) Dükkânlar.
  • Meyhaneler, işrethâneler.

hırz-ı binefsihi / hırz-ı binefsihî

  • İçerisinde mal ve eşya saklamak için yapılmış, hazırlanmış ve içine izinsiz girilemiyen ev, dükkân, çadır, depo vs. gibi mahaller. (Kasa, sandık, dolap, çuval da bu hükümdedir.)

icare-i akar

  • Ev, dükkân, arsa gibi yerlerin kirası.

kantin

  • Kışla, fabrika, mekteb gibi yerlerde bakkal veya aşcı dükkânı. (Fransızca)

karhane / kârhâne

  • İş yeri, iş yapılan yer, dükkan.

kürbak

  • Dükkân.

kürbe

  • Dükkân. (Farsça)

kurbuk

  • Mevzi ismi.
  • Yardım.
  • Dükkân.

küreyc

  • Dükkân.

mahbez

  • (Çoğulu: Mahâbiz) Ekmekçi dükkânı. Ekmekçi fırını.

mücevherat dükkanı / mücevherat dükkânı

  • İçerisinde kıymetli taşların, sanat eserlerinin satıldığı dükkân.

terek

  • Eski Türk odalarına, insan boyu yüksekliğinde olmak üzere duvarlara boydan boya yapılan raflara verilen addır. Dükkânlarda eşya koymağa mahsus bölmeli raflara da terek denilir.