LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Cogaltmak ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

ahilik

  • Asırlar önce Anadolu'da gelişen bir halk ocağı. Sosyal bir kuruluş olan ahilik iş alanında adam yetiştirmek, çalışma sevgisini aşılamak, istihsali çoğaltmak gibi gayeleri vardı. Günlük hayatta ise teavün, yoksulları koruma gibi insani duyguları; ayrıca müzik, silah kullanma, binicilik kabiliyetlerin

herc

  • İnsanların arasında meydana gelen fitne, fesad.
  • Söze dalıp çoğaltmak. Haltetmek. Sözü karıştırmak.
  • Kapıyı açık bırakmak.
  • İnsanların işlerinin karışması.
  • Seğirtmek.
  • Katletmek.

heyg

  • Çoğaltmak.

i'fa'

  • Çoğaltmak.
  • Terketmek.

istihsal / istihsâl

  • Üretmek, hâsıl etmek, çoğaltmak.

istinsah

  • (Nesh. den) Sahifeyi çoğaltmak, nüshasını yazmak. Kopya etmek.
  • Silinmesini ve iptalini istemek.

istinsah etmek

  • Yazarak çoğaltmak.

med

  • Uzatma, çekme. Yayma ve döşeme.
  • Çoğaltmak.
  • Bir şeye dikkatlice bakmak.
  • Nihayet, son.
  • Sönmek. Bir şeyi söndürmek.
  • Yardım etmek, mühlet vermek.
  • Yâr ve yâver olmak.
  • Tarlaya fışkı ve gübre dökmek.
  • Sel suyu.

melace

  • Husumeti uzatmak, düşmanlığı çoğaltmak.

mezid / mezîd

  • Mezîd etmek: Arttırmak, çoğaltmak. (Arapça)

nesh

  • Ist: Şer'i bir hükmü yine şer'i bir emirle kaldırmaktır. (İtikada ait olan ve zamanla değişmeyen hükümlerde nesih olmaz, bunlar sabit birer hakikattırlar.)
  • Bir şeyin aynını kopya etmek, aynını çoğaltmak.
  • İbtal etmek, hükümsüz bırakmak, değiştirmek.
  • Nakletmek, kaldırma
  • Şer'î bir hükmü yine şer'î bir emirle kaldırma.
  • Bir şeyin aynını kopya etmek, aynını çoğaltmak.

nesr

  • (Nesir) Çoğaltmak, saçmak, yaymak.
  • Manzum olmayan söz veya yazı.

nesren

  • Nesir olarak, manzum olmadan yazılan yazı.
  • Çoğaltmak suretiyle.

tad'if

  • İki kat yapmak.
  • Çoğaltmak.
  • Zayıflatmak.

taz'if

  • İki kat, kat kat etmek. Ziyade etmek. Bir kat daha artırmak. Çoğaltmak.
  • Zayıf addetmek.

teakub

  • Birbiri ardınca olmak, peşinde olmak.
  • Bir nesneyi sonradan çoğaltmak.

teksir / teksîr / تكثير

  • (Çoğulu: Teksirât) Çoğaltmak, artırmak, çoğaltılmak.
  • Çoğaltma. (Arapça)
  • Teksîr edilmek: Çoğaltılmak. (Arapça)
  • Teksîr etmek: Çoğaltmak. (Arapça)

teksir etmek

  • Çoğaltmak.

teksir makinası

  • Yazıları çoğaltmak için kullanılan makine.

tenfil

  • Ziyade etmek, çoğaltmak.
  • Kandırmak.

tergis

  • Mal çoğaltmak.

terhik

  • Misafiri çoğaltmak.

tezrif

  • Çoğaltmak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR