LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Cin kelimesini içeren 75 kelime bulundu...

bah / bâh / باه

  • Cinsel güç. (Arapça)

bed-cins

  • Cinsi bozuk. (Farsça)

büyü

  • Cin gibi manevî varlıklar aracılığı ile insan veya başka varlıklar üzerinde etki meydana getirme işi. Dinimiz büyücülerin şerrinden, kötülüklerinden Allah'a sığınmamızı emreder. Müslüman büyücülük yapmaz.

can / cân

  • Cinler.

cani / cânî / câni / جَان۪ي

  • Cinayet işlemiş olan. Birisini öldürmüş veya yaralamış bulunan. Caniler nasıl haksız yere insanı öldürüyorlar ve onların hayatlarına son veriyorlarsa; kâfirler, inkârcılar, dinsizler de birer cani sayılırlar. Çünkü Allah'ın eserleri olan canlı ve cansız varlıklar onun sonsuz kudretini, ilmini, irade
  • Cinayet işleyen.
  • Cinayet işleyen.

cann

  • Cinler.

çenar / çenâr / چنار

  • Çınar. (Farsça)

ceres-dar

  • Çıngırak taşıyan, çıngıraklı. (Farsça)

cima / cimâ

  • Cinsî münasebet.

cima' / cimâ' / جماع

  • Cinsel ilişki. (Arapça)
  • Cimâ' etmek: Cinsel ilişkide bulunmak. (Arapça)

cin ve ins

  • Cinler ve insanlar.

cin ve insi / cin ve insî

  • Cin ve insanlardan olan.

çin-i maçin

  • Çin ve Çin'in güney kısmı.

cina'i / cinâ'î / جنائى

  • Cinayetle ilgili. (Arapça)

cinayet-kar / cinayet-kâr

  • Cinayet işleyen. (Farsça)

cinayetkar / cinayetkâr

  • Cinayet işleyen, kural ve kanunları hiçe sayarak hareket eden.

cindar / جندار

  • Cinci, afsuncu. (Arapça - Farsça)

cindarlık

  • Cincilik, afsunculuk, muskacılık. (Arapça - Farsça - Türkçe)

çinimaçin

  • Çin ve Çinin güney kısmı.

cinni / cinnî

  • Cinlerden olan.
  • Cinn taifesinden olan.
  • Cinlerden olan.

cinni ve insi / cinnî ve insî

  • Cinlerden ve insanlardan olan.

cinni, insi şeytanlar / cinnî, insî şeytanlar

  • Cin ve insan türünden olan şeytanlar.

cinniler / cinnîler

  • Cinler.

cinsi / cinsî / جنسى

  • Cinsle ilgili.
  • Cinsle ilgili, cinsle alâkalı.
  • Cinsel. (Arapça)

cinsiyet

  • Cinslik, tür olma.

cünnar

  • Çınar.

ecinni / ecinnî

  • Cin taifesinden bir fert.
  • Cinler.

ecnas / ecnâs

  • Cinsler; altında türlerin sıralandığı sınıflar.
  • Cinsler, türler.

erşah

  • Cin fikirli adam.

fağfur / فغفور

  • Çin imparatoru. (Farsça)

fağfuri / fağfûrî / فغفوری

  • Çini. (Farsça)

gamet

  • Cinsiyet hücresi.

hayat-ı cinsiye / hayât-ı cinsiye / حيات جنسيه

  • Cinsel yaşam.

hınn

  • Cinden bir tâife.

hinne

  • Cinnet, cünun, delilik.

hubat

  • Cinnete benzer bir sefahet.

hünsa / hünsâ

  • Cinsiyeti belli olmayan.

ifrit / ifrît

  • Cin.
  • Cinlerin azgın, en zararlı, şerli, korkunç ve kuvvetli cinsi.

innin

  • Cinsi münâsebete muktedir olamıyan, cinsi iktidarı olmayan. Kısır.

ispirtizma

  • Cinlerle konuşup da ruhlarla konuştuklarını sananların fikri.

istifnan

  • Cins cins ayırma. Mâhirane bölme.

ıtnan

  • Çınlatma. Madeni bir ses çıkartma.

kase-i fağfur / kâse-i fağfur

  • Çin porseleni. Çin porseleninden yapılan kâse. (Farsça)

kaşi / kâşî / كاشى

  • Çini, fayans. (Farsça)

kaşiger / kâşiger

  • Çinici, çini yapan san'atkâr. (Farsça)

kıbti / kıbtî / قبطى

  • Çingene. (Arapça)

kısas

  • Cinayette ödeşmek. Bir suç işliyenin aynı şekilde cezalandırılması. Öldürme veya yaralanmada suçlu olana aynı şeyin yapılması. Suçsuz yere adam öldürene veya yaralayana şeriatın aynı cezayı tatbik etmesi.

küheylan

  • Cins arab atı. (Gözü sürmelidir.)

kuvve-i şeheviye

  • Cinsi istek kudreti. Yemek, içmek, konuşmak, uyumak gibi kabiliyetler.

maçin

  • Çin'e tâbi, Doğu Türkistan tarafındaki çöllerde ve Târim nehrinin güneybatısındaki dağlarda oturan Türk milletinden bir kavimdir ve simaca Moğol ile Aryâ cinslerinden mürekkeb oldukları anlaşılıyor. İçlerinde sarı saçlı ve mavi gözlü adamlar dahi bulunuyorsa da lisan bakımından Doğu Türkistan'ın aha

mahbub-u ins ü can / mahbub-u ins ü cân

  • Cinlerin ve insanların sevgilisi.

medlebe

  • Çınarlık.

medyum

  • Cinci.

mücanis / mücânis

  • Cinsi aynı olan.

mücelcel

  • Çıngıraklı. Çıngırağı olan.

mukayyed su

  • Cinsi ve sıfatı birlikte söylenen ve herhangi bir şeyle kayıtlanmış sular.

müşakelet / müşâkelet

  • Cinsî yakınlık ve türdeşlik.

mütecanis / mütecânis

  • Cinsi aynı olan.

peri

  • Cin.

rikkat-i cinsiye

  • Cinsi şefkat. İnsanın kendi cinsinden olana acıması.

sedd-i çin

  • Çin Seddi.

sekal

  • Cin ve insan.

sekaleyn

  • Cinler ve insanlar.

şeytan-ı cinni ve insi / şeytan-ı cinnî ve insî

  • Cinlerden ve insanlardan olan şeytan.

şeytan-ı ins ve cinni / şeytan-ı ins ve cinnî

  • Cinlerden ve insanlardan şeytanlık özelliği gösteren kimseler.

sınar

  • Çınar.

ta'te

  • Cinli olmak. Delirmek.

tanin-endaz / tanin-endâz

  • Çınlayan, tınlayan.
  • Çınlayan, tınlayan. (Farsça)

taninendaz / tanînendâz

  • Çınlayan.

tecennün / تجنن

  • Cinnet getirme. Delirme. Çıldırma.
  • Cinnet geçirme. (Arapça)

tecnis / tecnîs / تجنيس

  • Cinas yapma, iki anlamlı söz kullanma. (Arapça)

tenemmus

  • Cınbızla yüzden kıl yolmak.

tınnet

  • Çınlama.

tutiya

  • Çinko.

tutu

  • Çinko.