LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Cik kelimesini içeren 56 kelime bulundu...

arda

  • Çıkrıkçı kalemi.

belvaz

  • Çıkıntı. Duvardan dışarı doğru çıkan direğin ucu. (Farsça)

bertaraf

  • Çıkarılıp bir yana atılan.

besere-i habise

  • Çıktığı yeri kangren eden ve adına da kara kabarcık denen öldürücü bir hastalık.

bi-rahe / bî-râhe

  • Çıkmaz sokak. Sapa yer, yolu bulunmayan yer. (Farsça)

çare / çâre

  • Çıkar yol, kurtuluş yolu.

cebire

  • Çıkık veya kırık olan bir uzva sarılan tahtalar.

cuhuz

  • Çıkmak, huruç.

feveran / feverân

  • Çıkma, fışkırma.

girive / girîve

  • Çıkmaz yol, sokak.

hazf

  • Çıkarma, silme.

huruc / hurûc

  • Çıkma.
  • Çıkma, çıkış, dışarı çıkma.
  • Yevm-i hurûc: Kıyamet günü.
  • Çıkma, çıkış.

huruç

  • Çıkma, çıkış.

ıhla'

  • Çıkarmak.

ihrac / ihrâc

  • Çıkarmak. Dışarı atmak. Fazla malı başka memlekete göndermek. İstifade için meydana koymak.
  • Çıkarma.
  • Çıkarmak.

ihraç / اخراج

  • Çıkarma.
  • Çıkarma.

ihraç etme

  • Çıkarma.

ıhtila'

  • Çıkarmak.

ısdar / ısdâr / اصدار

  • Çıkartma. (Arapça)

istihrac / istihrâc

  • Çıkarma, çıkarım.

istihraç edilen

  • Çıkarılan.

istihrac etme

  • Çıkarma.

istihracat / istihrâcât

  • Çıkarımlar; ilmî ve mânevî güçle Kur'ân-ı Kerimden çıkartılan mânâlar.
  • Çıkarmalar, çıkarımlar.

kaim olmak

  • Çıkmak.

ma'rec

  • Çıkacak yer, merdiven.

maharic

  • Çıkacak yerler. Huruc edecek yerler.

mahrec

  • Çıkış yeri.

mahreç

  • Çıkış.

mahrec / مخرج

  • Çıkış yeri. (Arapça)

mahzuf / mahzûf

  • Çıkarılan, kaldırılan.

masdar / مصدر

  • Çıkış yeri.

mearic

  • Çıkılacak yerler.

menfaat / منفعت

  • Çıkar, yarar.
  • Çıkar, yarar. (Arapça)

menfaatperest / منفعت پرست

  • Çıkarına tapan.
  • Çıkarcı. (Arapça - Farsça)

muaheze / muâheze / مؤاخذه

  • Çıkışma, azarlama, paylama. (Arapça)

mücebbir

  • Çıkıkçı.

muhrice

  • Çıkrıkçı.

müstahrec

  • Çıkarılmış.

müstahreç

  • Çıkarılmış, alınmış.

müstahrec / مُسْتَخْرَجْ

  • Çıkarılmış.

mustarıf

  • Çıkarı ve menfaati için her yana başvuran.

muttala

  • Çıkış, doğuş noktası; ıttıla olunacak mahal.

nakt

  • Çıkarmak.

nef' / نفع

  • Çıkar, yarar. (Arapça)

nefc

  • Çıkmak, huruc etmek.

pederze

  • Çıkın, bohça. (Farsça)

ritic

  • Çıkmaz yol. Yasak olan şey. Haram.

sadır / sâdır / صادر

  • Çıkan; ortaya çıkan, meydana gelen.
  • Çıkan.
  • Çıkan. (Arapça)
  • Sâdır olmak: (Arapça)
  • Çıkmak, meydana gelmek. (Arapça)
  • İmzadan çıkmak. (Arapça)

sadır olan / sâdır olan

  • Çıkan, meydana gelen.

sadire / sâdire / صادره

  • Çıkan. (Arapça)

sitem

  • Çıkışma, eziyet.

sudur / sudûr / صُدُورْ

  • Çıkma.
  • Çıkma, gelme.
  • Çıkma.

sudur eden

  • Çıkan.

sudur etme

  • Çıkma.

tahric / tahrîc

  • Çıkarma.
  • Çıkarma, meydana koyma; hadîs-i şerîflerin kaynağını, nasıl geldiklerini, kimlerin naklettiklerini, sahih ve zayıflık gibi derecelerini bulup gösterme, bildirme işi.

teneddus

  • Çıkmak, huruç etmek.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR