LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ceren ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

cevamiu'l-kelim

  • Az sözle çok mânâ içeren kelâmlar, ibâreler.

elvah-ı kaderiye / elvâh-ı kaderiye

  • Kader çizgilerini içeren levhalar.

esma-i müpheme / esmâ-i müpheme

  • Gr. ism-i mevsuller; mânâsı kapalı isimler; yalnız başına müstakil bir mânâ taşımayan ancak kendinden sonra gelen cümle ile (sıla cümlesi) birlikte bir mânâ içeren isimler.

ferman-ı ahkem

  • Sağlam esaslar içeren buyruk.

güzar

  • Geçiş, geçme. (Farsça)
  • Beceren, halleden, yapan. (Farsça)
  • Geçiren, geçirici mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Dem-güzar : Zaman geçiren, vakit öldüren. (Farsça)

hacıyatmaz

  • Dibindeki ağırlıktan dolayı yere ne şekilde bırakılırsa bırakılsın, dik bir durum alan oyuncak.
  • Mc: Zor durumlarda kendisini çabucak toparlamayı beceren kişi.

havi / hâvi / hâvî / حاوی

  • İhtiva eden, içine alan, şâmil, içeren.
  • İçeren, ihtiva eden. (Arapça)

ihbarname-i gayb

  • Gayba ait haber içeren yazı.

kaziye-i mümkine

  • Mümkün olan hüküm; olabilirlik içeren önerme.

latif tevafuk

  • İnce mânâlar içeren hoş, güzel uygunluk.

muhtevi / muhtevî / محتوی

  • İçeren, içine alan. (Arapça)
  • Muhtevî olmak: İçermek, içine almak. (Arapça)

mutazammın

  • İçine alan, içeren.

mutazammin / متضمن

  • İçeren. (Arapça)

nazar-ı nefret

  • Nefret içeren bakış, nefretli bakış.

pişanidar / pişanîdâr

  • Yüzsüzlük yaparak işini beceren. (Farsça)

pişdar

  • Öncü. Harpte ileriden düşmana gönderilen askerler. (Farsça)
  • Önde giden. Önayak olan. (Farsça)
  • San'at, meslek. (Farsça)
  • Kumandan. (Farsça)
  • Mc: Yüzsüz. Yüzsüzlükle iş beceren. (Farsça)

terbiyename

  • Terbiye edici belge; belli bir terbiye ve eğitim programını içeren talimat, kitap.