LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ceha ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

asr-ı cahiliyet

  • Cehâlet asrı, İslâmdan önceki asır.

çağdışı

  • Askerliğe alınma çağı dışında.
  • Çağın fikirlerine felsefesine uymayan. Bu mânada bazı kimselerin kelimeyi hakaret olarak kullanmaları dar görüşlülüğün ve cehaletin neticesidir. Çünkü çağın insanlık için zararlı öyle fikirleri ve felsefeleri vardır ki, gelecek devirler bunu anladıkları

cahcah

  • (Çoğulu: Cehâcih) Ulu, şerif kişi.

cahdem

  • (Çoğulu: Cehâdim) Ekin tarlası.

cahfele

  • (Çoğulu: Cehâfil) At dudağı.

cahmeriş

  • (Çoğulu: Cehâmir) Çok yaşlı kadın.
  • Eşek sıpası.

cehalet-i avra / cehâlet-i avrâ

  • Tek gözü kör cehalet, insanların hakikatleri görmesini engelleyen cahillik.

cehbez

  • (Çoğulu: Cehâbize) Basiretli, ileri görüşlü kimse.

cehl

  • Cehalet, bilgisizlik.
  • Bilmezlik, cehalet.

cehl u dalalet / cehl u dalâlet

  • Cehalet ve sapıklık.

cehl-i azim / cehl-i azîm

  • Büyük cehalet.

cehl-i basit

  • Basit cehalet, karmaşık olmayan cahillik.

cehl-i mürekkeb

  • Bilmediği halde kendini bilmiş sayma; katmerli cehalet.

cehl-i mürekkep

  • Bilmediğinden habersiz kimsenin cehaleti.

cehlistan

  • Cehâlet âlemi. Cahilliğin olduğu yer. (Farsça)

cihazat

  • (Tekili: Cehâzât) (Cihâz) Cihazlar, maddî manevî âletler, lüzumlu edevat.

cuhdub

  • (Çoğulu: Cehâdib) Ayakları uzun, yeşil çekirge.

cühumet

  • (Bak: CEHAMET)

daü'l-cehl / dâü'l-cehl

  • Cehalet hastalığı, cahillik illeti.

dımar

  • Cehalet devrinde Arabistanda bir sanem (put) ismi.
  • Bir daha sâhibinin eline geçmesi ümid edilmeyen zâil olmuş mal.
  • Sonraya bırakılan vâde. Müddeti hudutsuz borç.
  • Gizli.

ebu cehl

  • "Cehalet babası" demek olan bu kelime, Hazret-i Resul-i Ekrem (A.S.M.) zamanında, mu'cizeleri ve çok delilleri ve Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ı gördüğü halde iman etmeyen din düşmanı puta tapan gururlu bir müşrikin lâkabıdır. Bedir Gazasında öldürüldü.

gamr

  • Derinlik, suyun derinliği. Çok su, büyük deniz.
  • Uzun, geniş libas.
  • Cehalet, gaflet.
  • Şiddet.

gayya-yı cehil / gayyâ-yı cehil

  • Cehalet kuyusu.

gımar

  • (Tekili: Gamr) Gaflet. Cehalet. Şiddetler. Çok su. Büyük denizler.
  • (Gımr) Çok susuzluk.
  • Kin tutma.

hurkat

  • Cehalet, câhillik, akılsızlık, bilmezlik.

kahr ü cehl

  • Zulüm ve cehalet.

leyle-i zulmet-i cehil

  • Cehaletin karanlık gecesi.

meyelan-ı teçhil / meyelân-ı teçhil

  • Başkalarını cehaletle itham etmeye, bilgisiz görmeye yönelik eğilim.

zaman-ı cahiliyet

  • İslâmdan önceki küfür ve cehalet zamanı, dönemi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın