LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Camur ifadesini içeren 41 kelime bulundu...

abd-i gubar

  • Günahkâr kul; toz ve çamura bulanmış gibi günahlarla kirlenmiş kul anlamında bir ifade.

ajende

  • Çamur. (Farsça)
  • Binalarda kullanılan harç. (Farsça)

aleka

  • (Çoğulu: Alekat) Yapışkan balçık, çamur.
  • Kan pıhtısı.
  • Uyuşmuş kan.
  • Sülük.

atyan

  • (Tekili: Tîn) Çamurlar, balçıklar.

ayn-ı hamie

  • Çamurlu çeşme.

çepel

  • Kirli, bulaşık, karışık, çamurlu.

cürf

  • Dere kenarında selin dibini yalayıp oymuş olduğu bıçık üzerinde kalan toprak veya çamur çıkıntısıdır ki, her an için yıkılıp çökmeğe hazır bir vaziyette bulunur.
  • Estiyan adı verilen bir ot.

enbir

  • Yaş ve kuru çamur. (Farsça)

erze

  • Samanlı sıva çamuru. (Farsça)
  • Çamdan çıkarılan zift. (Farsça)

evhal

  • (Tekili: Vahal) Sıvalar, balçıklar, çamurlar.
  • Mekânlar, hâneler, evler, durulacak veya oturulacak yerler.

gil / گل

  • Kil, çamur, balçık.
  • Su ile ıslanmış toprak, balçık. Lüleci çamuru, kil. (Farsça)
  • Çamur, balçık. (Farsça)
  • Kil. (Farsça)

gil-zar

  • Çamurlu yer. (Farsça)

giliger

  • Duvarcı, sıvacı. (Farsça)
  • Çamurcu. (Farsça)

gırbın

  • Selin getirdiği çamur.

halab

  • Çamur, bataklık. Bataklık arâzi. (Farsça)

hame

  • Balçık, çamur

hame'

  • Uzun müddet su ile yumuşayıp değişmiş cıvık ve kokar çamur. Balçık.

hamie / hâmie

  • Hararetli, çamurlu, volkanlı, alevli, dumanlı.
  • Balçıklı, çamurlu.
  • Çamurlu, dumanlı.

hazef

  • Çamurdan yapılmış olup ateşte pişirilen şeyler. Çanak, çömlek.

hazefat-ı safile / hazefât-ı sâfile

  • Kıymetsiz şeyler; çamurdan, topraktan yapılmış kiremit, tuğla, çanak, çömlek gibi değersiz şeyler.

irtibak

  • Çamura batma.
  • Dolanbaçlı konuşma.
  • Karışma.
  • Bir işi aksi veya ters gitme.

kahgil / kâhgil

  • Samanlı sıva çamuru. (Farsça)

lay / lây / لای

  • Tortu, posa. (Farsça)
  • Kül. (Farsça)
  • Çamur. (Farsça)
  • Çamur. (Farsça)
  • Tortu. (Farsça)

ley

  • Kab, zarf, mahfaza. (Farsça)
  • Çamur. (Farsça)

meder

  • Tezek, toprak tezeği.
  • Çakıl. Kuru çamur. Kuru balçık.
  • Köy, mahalle.

merzaga

  • Bataklık, çamur.

mevhil

  • (Vahl. den) Çamurlu yer.

milat

  • Duvara yaptıkları çamur. Sıva balçığı.

minkal

  • (Çoğulu: Menâkıl) Çamur teknesi.

mütelattıh

  • Bulaşan, bulaşık olan (yağ, çamur v.s.)

nekş

  • Kuyunun çamurunu temizlemek.
  • Bir şeyi bitirmek. Bir işden fâriğ olmak.
  • Bir şey üzerine gelip toplanmak.

padergil

  • (Pâ-der-gil) Ayağı çamurda. (Farsça)
  • Mc: Davranamaz. (Farsça)
  • Sıkıntıda. (Farsça)

pay-der-gil

  • Ayağı çamurda. (Farsça)
  • Sıkıntıda, dertte. (Farsça)
  • Mc: Davranamaz. (Farsça)

rezag

  • Sıvı balçık.
  • İnce çamur.

salsal / salsâl

  • Pişmemiş kuru çamur... Pişmiş gibi kurumuş çamur.

siccil

  • Kumlu çamurun taşlaşmış hâli. Kumlu çamurdan terekküb ve tahaccür etmiş taş.
  • Ateşte pişerek taş gibi olmuş tuğla.

tatbin

  • Bir şeye çamur sürme.

tıyn

  • Çamur. Balçık.

vahal

  • (Çoğulu: Evhâl, vuhul) Bataklık, batak çamurlu yer.

vahl

  • Sıvı çamur. Balçık. Tîn-i rakik.

vuhul

  • (Tekili: Vahal) Çamurlu yerler. Bataklıklar.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın