LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Burc ifadesini içeren 54 kelime bulundu...

akreb

  • Zehirli ve tehlikeli küçük hayvancık.
  • Saatin kısa ibresi.
  • Semâda bir burç ismi.

ane / âne

  • Bir aşiretin bütünlüğü veya işleri veya şerefi.
  • Dişi ve yabani eşek.
  • Yabani eşek sürüsü.
  • Cedi (keçi) burcundan bir kısım yıldızlar.
  • Kasık kılı.
  • Apış arası, kasık.

ayn-üs sevr

  • Boğa gözü.
  • Koz: Semânın kuzey yarım küresinde bulunan boğa burcunun en parlak yıldızı.

baru / bârû / بارو

  • Burç, hisar burcu. (Farsça)

beracim

  • (Tekili: Bürcume) Boğumlar, mafsallar.

burc / برج

  • Kale, yüksek bina.
  • Herhangi bir şekli gösteren ve özel ad alan sâbit yıldızlar topluluğu, galaksi.
  • Güneşin girip çıktığı on-iki burçtan her biri: Yengeç, kova, akrep.
  • Burç. (Arapça)
  • Yıldız kümesi. (Arapça)

burc-i abi / burc-i âbî

  • Suya ait burçlar: Yengeç, akrep, balık.

burc-i badi / burc-i bâdî

  • Havaya ait burçlar: İkizler, terazi kova.

burc-u enver

  • En nurlu, en parlak burç.

burc-u sevr

  • Boğa (öküz) burcu.

buruc / burûc

  • (Tekili: Burc) Burçlar, hisarlar, kuleler.
  • Burçlar.

büruc / bürûc

  • (Tekili: Burc) Burç, aslında âşikar şey mânasına gelir. Her bakanın gözüne çarpacak şeklide zâhir olan yüksek köşk mânasına da kullanılmıştır.
  • Bunlara teşbihen veya zuhur mânâsıyla semâdaki bir kısım yıldızlara veya bazı yıldızların toplanmasından meydana gelen şekillere ve farazi su
  • Burçlar.

buruc / burûc / بروج

  • Burçlar. (Arapça)

buruc-u samiye / buruc-u sâmiye / burûc-u sâmiye

  • Yüksek burçlar.
  • Yüksek burçlar.

buruc-u semaviye / burûc-u semâviye

  • Gökteki burçlar.

cedi / cedî / جدی

  • Güneş medarının oniki burcundan birisi. Oğlak burcu. (Güneşin cenuba doğru inişinin en aşağı derecesini bildirir.)
  • Keçinin erkek yavrusu, erkek oğlak.
  • Oğlak. (Arapça)
  • Oğlak burcu. (Arapça)

cedy

  • (Çoğulu: Cidâ-Ecd) Oğlak.
  • Burç adı.

cevza / cevzâ / جوزاء

  • Astr: İkizler burcu. Gökyüzünün kuzey yarım küresinde yer alan iki tane parlak yıldızlı bir burcdur. Güneş, mayıs ayında bu burca girer.
  • İkizler burcu. (Arapça)

cülban

  • Burçak dedikleri hububat cinsi.

delv / دلو

  • (Delve) Kova. Su koyulan ve kuyudan su çekilen bakraç.
  • Oniki burçtan birinin adı.
  • Kova burcu.
  • Kova. (Arapça)
  • Kova burcu. (Arapça)

delv burcu

  • Kova burcu.

derecat-ı şemsiye

  • Eski Kozmoğrafyaya göre; güneşi döndüğü farzedilen dâirenin on iki burca tekabül eden kısımları.

dıbk

  • Bürc dedikleri nesne ki ağaçta biter; yazda ve kışta bitmez.
  • Ağaç posası.

ebrac

  • Burçlar, kaleler.

ekulane / ekulâne

  • Oburcasına. (Farsça)

hamel

  • Kuzu.
  • Ast: Burçlardan birinin adıdır. Bu burcu teşkil eden yıldızlar kuzuya benzediği için arapça kuzu demek olan hamel denilmiştir. Güneş bu burca 21 Mart'ta girer ve gece ile gündüz bir olur.

hut / hût

  • Balık. Büyük balık.
  • Şubat ayı içinde güneşin girdiği ve semanın cenub yarısındaki burcun ismi.
  • Büyük balık; Balık burcu.

hut burcu / hût burcu

  • Balık Burcu.

ictima-i a'zam

  • Ast: Bir çok gezegenin burç mıntıkalarının aynı noktasına tesadüf etmiş gibi görünmeleri.

idbar

  • Geriye gitmek. Geri dönmek.
  • İşlerin ters gitmesi.
  • Talihsizlik.
  • Bir gezegenin diğer oniki burcun tertibine zıt olarak hareketi. (Asıl tertibe göre gitmesine de ikbal denir.)

iktiran-ı kevakib

  • Ast: İki gezegenin zâhiren birbirine yakın bir mevziye gelmeleri veya aynı burçta bulunmaları.

kavs

  • Yay.
  • Eğri, yay biçiminde olan şey.
  • Dokuzuncu burcun adı.

kıran / قران

  • (Çoğulu: Kırânât) Yakınlık, mukarenet.
  • Ayrı iki şeyin birleşmesi.
  • İki gezegenin bir burçta bulunması.
  • Yakınlık.
  • İki gezegenin bir burçta bulunması.
  • Yakınlaşma. (Arapça)
  • İki gezegenin aynı burçta birbirine yaklaşması. (Arapça)

mid'at

  • Şehrin burcu.

mıntıkat-ül büruc

  • Burçlar mıntıkası. Coğ: Oniki burcun bulunduğu tutulma dairesi.

mıntıkatü'l-buruc / mıntıkatü'l-burûc

  • Uzayda on iki burcun bulunduğu alan.

mizan / mîzan / ميزان

  • Terazi. (Arapça)
  • Ölçü. (Arapça)
  • Terazi burcu. (Arapça)
  • Mahşer günü, kıyamet günü. (Arapça)

mülük

  • Burçak. (Hububattandır)

nahil

  • Kalburcu.

naikan

  • Cevzâ burcundan iki yıldız.

naşıt

  • Büyük yoldan ayrılan küçük yol.
  • Vahşi sığır. Bir burçtan başka burca varan yıldız.
  • Neşeli ve şen adam.

nevruz

  • Yeni gün. İlkbahar. Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (Kuzu) burcuna girdiği 22 Marta rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz müsâvi olur. İranlıların yılbaşısıdır. (Farsça)

sefine

  • Gemi.
  • Çeşitli mevzulara dair kitap.
  • Göğün güney yarım küresinde bir burç adı.

şerefe

  • Minarenin ezan okunan yeri. Yüksek kale ve emsali yerlerdeki burç, çıkıntı.

seretan

  • Tıb: Kanser hastalığı.
  • Yutmak.
  • Yengeç.
  • Cevza Burcu ile Esed Burcu arasındaki burcun ismi. (Rumi 9 Haziran'da başlar)

sevr / ثور

  • Öküz, boğa; Boğa burcu.
  • Öküz, boğa.
  • Koz: Boğa burcu.
  • Dünyaya müekkel melâikeden birisinin ismi.
  • Öküz, boğa burcu.
  • Boğa. (Arapça)
  • Öküz. (Arapça)
  • Boğa burcu. (Arapça)

sevr burcu

  • Boğa Burcu.

şi'ra-ül yemani / şi'ra-ül yemanî

  • Semanın güney yarım küresinde bulunan "Kelb-i Ekber" denilen burcun ve bütün semanın görünen en parlak yıldızı. (Sirius)

şi'ra-üş şami / şi'ra-üş şamî

  • "Kelb-i Asgar" denilen burcun en parlak yıldızı.

sıhve

  • (Çoğulu: Sahevât) Dağ üstünde yapılan burc.

sitte-i sevr

  • Güneş'in Sevr burcunda bulunduğu Nisan ayında fırtınalariyle meşhur olan altı gün.

su'ban

  • (Çoğulu: Saâbin) Büyük yılan. Ejderha.
  • Koz: Semanın kuzey yarım küresinde bulunan Tinnîn Burcu'nun çevirdiği büyük kavisin ortasında ve küçük ayı dörtgeninin tam karşısında bulunan en parlak yıldız. (Alpha Draco)

tinnin / tinnîn

  • Büyük yılan, ejder, ejderha.
  • Koz: Gökte yedi burc boyunca uzanan hafif beyazlık.
  • Ejderha burcu. Semânın şimal yarım küresinde Küçük Ayı burcunu etrafından saran, kıvrılıp bir yıldız dörtgeni ile nihayet bulan bir burç.
  • Büyük yılan; astronomide yedi burç boyunca uzanan hafif beyazlık.

ur

  • Önünde hendek olan istihkâm. Yüksek ve müstahkem yer, toprak tabya. Burç.