LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Binek ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

burak / burâk / بُرَاقْ

  • Binek. Cennet'e mahsus bir binek vâsıtası. (Kelimenin kökü; (Berk) dir. Burak'ın Hadis-i Şerife göre ta'rifi: "Merkepten büyük, katırdan küçük hacimde bir dâbbe ki; ayağını gözünün müntehasına basar." Bu ise bir berk ve elektrik sür'atini anlatır. (E.T. sh: 3150)
  • Peygamberimizin mirac gecesi bindiği binek.
  • Peygamberimizin miraçta bindiği binek.
  • İman ehlini Sırat köprüsünden geçirecek olan binek, âhiret bineği.
  • Nurâni bir binek.

cenaib

  • (Tekili: Cenayib) (Cenibe) Yedek hayvanlar, yedek binekler.

dabbe / dâbbe

  • Yük ve binek hayvanı.

devabb / devâbb / دواب

  • (Tekili: Dabbe) Binek hayvanları. Hayvanlar.
  • Yürüyenler.
  • Yük hayvanları. (Arapça)
  • Binek hayvanları. (Arapça)

düldül

  • Peygamberimizin Hazreti Aliye hediye ettiği binek hayvanı.

ezhar

  • (Tekili: Zahr) Satıhlar, yüzler.
  • Sırtlar, arkalar. Binek hayvanının sırtları.

fayton

  • At ile çekilen binek arabası.
  • Tek körüklü, dört tekerlekli, atlı binek arabası.

hamme / hâmme

  • (Çoğulu: Hevâmm) Haşerât-ı muzırra, zararlı böcekler.
  • Binek hayvanı.

havaic-i asliye

  • Fık: Mesken ile, eve lüzumlu eşyadan ve kışlık, yazlık elbise ile lüzumlu silâhtan, âletten, kitaptan ve binek (hayvan) ile hizmetçi ve bir aylık - sahih görülen diğer bir kavle göre; bir senelik - nafakaya mahsus erzaktan ibârettir.

havaic-i zaruriye / havâic-i zaruriye

  • Gerekli ihtiyaçlar, giderilmesi lüzumlu olan ihtiyaçlar; yeme içme, ev ve binek gibi temel ihtiyaçlar.

kira / kirâ

  • Bir malın, menfaatine yâni kullanılmasına karşılık olarak verilen ücret. Bir evin, bir iş yerinin veya herhangi bir mülkün, taşıt veya binek hayvanının, sâhibi tarafından faydalanılmak ve kullanılmak üzere belli bir ücret karşılığında bir müddet için başkasına verilmesi.

mataya

  • (Tekili: Matiyye) Binek hayvanları.

matiye

  • Binek hayvanı.

matiyye

  • Binek hayvanı.
  • Binek hayvanı. Binek.
  • Gerinip sevinerek yürüyen.
  • Binek.

mekare / mekâre / مكاره

  • Kiralık binek veya yük hayvanı. (Arapça)

mekareci / mekâreci

  • Binek veya yük hayvanı kiralayan. (Arapça - Türkçe)

merakib / merâkib

  • Binekler.
  • Binekler.

merkeb

  • Binek.

merkep

  • Binek.

merkub / merkûb

  • Binek.
  • Binek.

müradefe

  • Binekleşmek.
  • Ardlaşmak.

rahi

  • Rahat yürüyüşlü binek.
  • Sâkin, rahat.

raht

  • (Çoğulu: Ruhut) Binek atlarına vurulan eyer, takım.
  • Pencere ve kapıların menteşe takımı.
  • Yol levazımı.
  • Döşeme ve ev takımı.

refref

  • Peygamberimizi Mîraçta en yüksek makama götüren binek.
  • Kuşu çok olan çimenlik, kır.
  • Mânevi bir binek.
  • Dalları salkım salkım olan ağaç.
  • Kenar saçağı.
  • Yeşil elbise.
  • İnce yumuşak kumaş.
  • Döşek.
  • Cennet.
  • Mânevî bir binek; Peygamber Efendimizin (a.s.m.) Miraç mu'cizesi sırasında bindiği dört binekten sonuncusunun adı.

rekub

  • Binek hayvanı, binilecek şey.

siyakat

  • Binek hayvanını arkasından sürme.

sütur / ستور

  • Binek ve yük hayvanı. (Farsça)
  • Binek hayvanı. (Farsça)
  • Yük hayvanı. (Farsça)

üstur / üstûr / استور

  • Binek ve yük hayvanı. (Farsça)

zahr

  • (Çoğulu: Zuhur-Ezhâr) Binek devesi.
  • Kuş yeleklerinin kısa tarafı.
  • Kara yolu.
  • Sırt, arka.
  • Yüksek yer.
  • Kur'an'ın lâfz-ı şerifi.
  • Haber.