LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Batir ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

batire

  • (Bak: BATİR)

bevatir

  • (Tekili: Bâtire) Keskin, çok kesen kılıçlar.

egmis

  • (Gams. dan) Batır, daldır (meâlinde).

erşem

  • Yemeğin kokusundan iştahı gelep karnı acıkan (adam).
  • Vücuduna iğne batırıp çivit ile şekil veya resim yapan adam.

galat-ı basar

  • Görme duyusunun yanılması. (Meselâ: Su içine batırılmış olan bir çubuğun, kırılmış gibi görünmesi.)

gark / غرق

  • Boğulma, suda boğulma. (Arapça)
  • Batırma. (Arapça)

gark eyleyen

  • Boğan, batıran.

garz

  • Batırma, sokma. İğne sokma.

gats

  • Batırılma, daldırılma.
  • Batırma, daldırma.

gırajova ateşi

  • Tar: Eskiden kale müdafaalarında hücum edenlere karşı ve deniz savaşlarında düşman gemilerini tutuşturmak için kullanılan ve su ile sönmeyen bir cins ateş. Balmumu, kükürt, ispirto, kâfuru karmasından ibarettir. Bu ya doğrudan doğruya tutuşturulur veya buna batırılmış yuvarlak yün parçaları ateşlene

iflas

  • Malı tükenmek, parası kalmamak. Borçlarını ödeyemiyecek hâle gelmek. Sermayesini batırmak.
  • Ahirette günahları çok olanın hüsrana düşmesi.

igmar

  • Batırmak.

igrak

  • Suya batırmak, boğmak.
  • Kabı doldurmak.
  • Edb: İmkânsız bulunan mübalâğa.

igrar

  • Batırmak.

inşab

  • Tırnak batırma, tırnak bastırma.

kahhar / kahhâr

  • Ziyadesiyle kahreden, kahredici, yok edici, batırıcı.
  • Allah'ın isimlerinden biri.

kahr

  • Zorlama, zorla bir iş gördürme.
  • Üstün gelerek mahvetme, batırma, ezme.
  • Çok kederlenme, çok üzüntü duyma.

kames

  • Suya daldırmak ve batırmak.
  • Hareket edip acı çekmek.

magtus

  • Su, gaz veya hava gibi şeylerin içine batırılmış.

makl

  • Suya batırmak.
  • Nazar etmek, bakmak.

merkuz

  • (Rekz. den) Dikilmiş. Saplanmış. Batırılmış. Sâbit kılınmış.

müflis

  • İflas etmiş. Parasız kalmış. Ticarette kâr elde edemeyip veya bazı sebeplerle sermayesini batırmış olan.

mugrak

  • (Gark. dan) Batmış veya batırılmış (suya). Gark edilmiş.

müzehhep

  • Yaldızlanmış, altın suyuna batırılmış.

ramih

  • Süngü batıran, mızrak saplayan.

rezz

  • Bir şeyi yere batırmak.
  • Çekirgenin, kuyruğunu yere batırıp yumurtasını dökmesi.

tagmis

  • Batırma, daldırma.

tagriz

  • Batırmak.
  • Çekirgenin kuyruğunu yere batırması.

tasvig

  • (Çoğulu: Tasvigat) (Siga. dan) Kalıp şekline koymak. Eritip kalıba dökme.
  • Batırmak.
  • Kuyumculuk yapmak.

teşmi'

  • (Şem'. den) Mumlama, bal mumuna batırma.

vahz

  • Sivri bir şey batırarak acıtma.
  • Çimdikleme.
  • Isırma.
  • Sokma.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR