LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Böcek ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

agande

  • Sucuk, yastık, minder gibi zorla doldurulmuş olan şeyler. (Farsça)
  • Bir çeşit zehirli olan haşere, böcek. (Farsça)

bukalemun

  • Bulunduğu yerin rengine giren, fare büyüklüğünde, böcek yiyen bir hayvan. (Farsça)
  • Mc: Sık sık fikir ve kanaat veya meslek değiştiren. (Farsça)

büram

  • Kene dedikleri böcek.

büzzaka

  • Kabuksuz sümüklü böcek.

cahl

  • Çekirge gibi bir büyük arı.
  • Büyük kırba.
  • Ters yuvarlayan bir böcek.

cerbiyye

  • Uyuz böcekleri.

cüdcüd

  • (Çoğulu: Cedâcid) Orak kuşu derler bir büyük böcek ki yaz aylarında öter.

dahhas

  • (Çoğulu: Dehâhis) Toprak içinde kaybolup bulunmayan küçük bir böcek.

du'şuka

  • Bir böcek cinsidir ve sahrâlarda olur.

dud / dûd / دود

  • Kurt, böcek.
  • Böcek, kurtçuk, kurt. (Arapça)

dude

  • Kurtcağız, küçük solucan, böcek.

esra'

  • Daha çabuk. Pek çabuk. Çok sür'atli. Çok seri.
  • (Çoğulu: Esâri) Asma filizi.
  • Başı kırmızı, gövdesi beyaz olup, kum içinde bulunan bir böcek.

füsafis

  • Keneye benzer murdar kokulu bir böcek.
  • Tahta kurusu.

halezon

  • Sümüklü böcek kabuğu. Kabuklu sümüklü böcek.

hamme / hâmme

  • (Çoğulu: Hevâmm) Haşerât-ı muzırra, zararlı böcekler.
  • Binek hayvanı.

hanfes

  • (Çoğulu: Hanâfis) Yellengen böceği.
  • Pislik yuvarlayan böcek.

haşerat / haşerât / حشرات

  • (Tekili: Haşere) Küçük zararlı böcek, akrep ve yılan gibi hayvanlar.
  • Mc: Zararlı ve kıymetsiz kimseler.
  • Küçük böcekler; Karınca, akrep, yılan gibi hayvancıklar.
  • Değersiz ve zararlı adamlar.
  • Böcekler.
  • Haşereler, börtü böcek. (Arapça)

haşerat-ı muzırra

  • Zararlı böcekler.

haşere / حشره

  • Yabani arı, böcek, akrep ve yılan gibi zararlı mahluk.
  • Böcek.
  • Böcek, haşere. (Arapça)

helezon / حلزون

  • Saat zenbereği gibi gittikçe daralan daire şekli. Sümüklü böcek kabuğu şeklinde olan.
  • Sümüklüböcek. (Arapça)
  • Yılankavî. (Arapça)

helezoni / helezonî

  • Helezon şeklinde olan. Sümüklü böcek kabuğu şeklinde olan, gittikçe darlaşır daire biçiminde olan.

hevam / hevâm

  • Böcekler.

hevamm / hevâmm

  • Böcekler, haşereler.
  • Yılan, pire, akrep gizli zararlı hayvanlar.
  • Böcekler, haşereler. Pire, tahta kurusu, bit, örümcek, yılan gibi, kışın gizlenip yazın meydana çıkan, insan ve hayvanın vücudundan beslenerek yaşayan, insana zararı dokunan (parazit yaşayan) küçük canlılır.
  • Böcekler.

hımtat

  • Ot arasında olur bir nakışlı böcek.

hurkus

  • Pire gibi bir böcek (Az olarak kanatlanır uçar).

ısvede

  • Küçük bir böcek adı.
  • Kuvvetli.

kara'belane

  • Karnı büyük, yassı bir böcek.

karenba

  • Ayakları uzun bir böcek.

kene

  • Hayvanın etine yapışıp kanını emen küçük bir böcek.

kirm

  • Böcek kurdu. (Farsça)

kummele

  • (Çoğulu: Kummel) Kene cinsinden bir böcek.

kurad

  • (Çoğulu: Kırdân-Ekride) Kene adı verilen böcek.

nebr

  • (Nibr) : (Çoğulu: Enbâr - Nibâr) Keneye benzer bir küçük böcek.
  • Yukarı kaldırmak, yükseltmek.

nemf

  • Küçük kurt (böcek).

niş

  • (Arı, akrep gibi böceklerde olan) İğne. (Farsça)
  • Diken. (Farsça)
  • Ağu, zehir. (Farsça)

sada / sadâ

  • Seda. Ses. Avaz. Savt.
  • Erkek baykuş.
  • Bir böcek adı.
  • Susuzluk.
  • Yankı.

sadef

  • Deniz böceklerinin kıymetli kabuğu ve onlardan yapılan şeyler.
  • Sert, parlak ve şeffafa yakın madde. İnci kabuğu.

sehab

  • (Çoğulu: Sehâib) Bulut.
  • Karanlık.
  • Bulut gibi uçuşan böcekler.

set'et

  • Böy denilen zehirli böcek.

üşbe

  • Kurt, böcek.

usse

  • Güve denilen böcek.

yera

  • (Tekili: Yerâa) Yontulmamış kamış kalemler. Kamışlar.
  • Ateşböcekleri.

yüsrug

  • Ot arasında olan kırmızı bir böcek.