LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Avu kelimesini içeren 22 kelime bulundu...

arşidük

  • Avusturya ve Macaristan İmparatorluk hanedanı prenslerine verilen ünvandır ve "Büyük Düka" demektir. Türkçe'de Arşuduka da denmiştir. (Fransızca)

büç

  • Avurt. Ağzın iç tarafı. (Farsça)

dava vekaleti / dâvâ vekâleti

  • Avukatlık.

dava vekili / dâvâ vekili

  • Avukat, sözcü.

dest-güşa

  • Avuç açan el açan. (Farsça)

emles

  • Avuç içi gibi düz ve yumuşak olan.

igtiraf

  • Avuçla su içme, eliyle su alma.

kabza / قَبْضَه

  • Avuç.

mevh

  • Avucuyla su içmek.

muşt

  • Avuç. Yumruk. (Farsça)

müteselliyane

  • Avunarak, teselli bulmak suretiyle. (Farsça)

rahe

  • Avuç içi, el ayası.

şevha

  • Avurtları ve burun delikleri geniş olan çirkin yüzlü kadın.

teselli / tesellî / تسلى

  • Avunma. Kederli ve gamlı olan bir kimseyi söz ve nasihatle ferahlandırma.
  • Avunma, avutma.
  • Avutma. (Arapça)
  • Tesellî vermek: Avutmak. (Arapça)

teselli vermek

  • Avutmak, acısını dindirmek.

teselli-pezir

  • Avutulabilir, avundurulabilir. (Farsça)

teselli-yab / teselli-yâb

  • Avunan, avutulan, teselli bulan. (Farsça)

tesellikar / tesellîkâr / تسلى كار

  • Avutan, teselli veren. (Arapça - Farsça)

tesliye

  • Avutma, teselli etme.

tesliyet

  • Avutma, teselli verme.

tesliyet-bahş

  • Avutucu, teselli verici. (Farsça)

tesliyet-kar / tesliyet-kâr

  • Avutucu, teselli verici. (Farsça)