LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Avlu ifadesini içeren 33 kelime bulundu...

akve

  • Evin önündeki açıklık, meydanlık. Avlu.

ara / arâ

  • Mıntıka, bölge.
  • Komşuluk.
  • Avlu.
  • Çıplaklık.
  • Geniş, çıplak arazi.

arare

  • (Çoğulu: Arâr) İyi kokulu bir ot.
  • Şiddet
  • Kötü ahlâk.
  • Evin avlusu, ev içi.
  • Soğuk şiddetli olmak.

arat

  • Bölge, mıntıka.
  • Avlu.

baha / bâhâ

  • Suyun derin yeri.
  • Açık meydanlık. Alan.
  • Bir evin çevresindeki kapalı avlu veya bahçe.

bornuz

  • Başlıklı ve kollu hamam havlusu.

budha

  • Sâha. Avlu, meydan.

bürhun

  • Duvar. Kemer. (Farsça)
  • Çember, daire. (Farsça)
  • Hâne, ev ve kale kapısı. (Farsça)
  • Mâni, engel, çit. Avlu. (Farsça)

efniye

  • (Tekili: Finâ) Avlular.

fecve

  • Avlu.
  • Genişlik.

futa

  • Hamamlarda kullanılan bir kumaş cinsi. (Farsça)
  • Peştemal. Havlu. (Farsça)

habak

  • Mandıra, ağıl. (Farsça)
  • Dört yanı bir duvar veya set ile çevrilmiş yer, avlu. (Farsça)

harim / harîm / حریم

  • Kutsal. (Arapça)
  • Harem. (Arapça)
  • Avlu. (Arapça)

hayat

  • Kasaba ve köy evlerinde üstü kapalı, bir, iki veya üç tarafı açık sofa.
  • Avlu.

hayr

  • Sakınmak.
  • Büyük avlu.

hitan / hîtan

  • (Tekili: Hâit) Duvarlar. Mânialar, hâiller, engeller.
  • Avlular.

hüdüb

  • (Çoğulu: Ehdâb) Sarık.
  • Kirpik, müjgân.
  • Havlu, el silmeye mahsus pamuklu bez.
  • Minder kenarında olan püskül.

huvta

  • Arpa, buğday gibi hububat için yapılan avlu veya anbar.

kaa

  • Ev avlusu.

kataif

  • (Tekili: Katife) Saçaklı, tüylü havlular; ehramlar.
  • Kadayıf tatlısı.

menadil

  • (Tekili: Mendil) Mendiller. Küçük havlular, peçeteler.

mendil

  • (Mindîl) (Çoğulu: Menâdîl) Mendil.
  • Küçük havlu, peçete.

mıkrame

  • Nakışlı eşarp. Mendil. Havlu. Peştemal.

miyansera

  • (Miyânserây) Avlu. Ev meydanı.

musalla

  • Namaz kılınan yer.
  • Cami avlusunda cenaze namazı kılmaya aid yer.

peştemal / پشتمال

  • Peştemal, hamam havlusu. (Farsça)

piş-gir

  • Havlu, peşkir. (Farsça)

rab'

  • Vasat, orta boylu.
  • Avlulu ev.

sa'y

  • Hac ve ömre ibâdeti için Mekke-i mükerremeye gelen kimsenin Mescid-i Haram (Kâbe ve avlusu) yakınındaki Safâ ve Merve tepeleri arasında usûlüne göre Safâ'dan başlayarak Merve'ye ve Merve'den Safâ'ya yedi kere gidip gelmesi. Sa'y, dört gidiş ve üç gelişten ibârettir.
  • Çalışmak, iş görm

şadırvan

  • Etrafında bulunan bir çok musluklardan ve bir fıskiyeden su akan havuz tarzında kubbeli çeşme. Şadırvanlar daha ziyade cami avlularında halkın abdest almaları için yapılırdı.

saha

  • Meydan, yer, avlu, geniş yer.

sahn / صحن

  • Evin ortasındaki açıklık, avlu, oyuk.
  • Boşluk. Boş yer. Orta, meydan, aralık.
  • Sahne.
  • Cami ve medreselerdeki umumun toplanmasına âit üstü kubbeli ve örtülü yer.
  • Büyük kâse. Sahan.
  • Zil.
  • Avlu. (Arapça)
  • Boşluk. (Arapça)
  • Sahne. (Arapça)
  • Üstü kubbeli alan. (Arapça)

suffa

  • (Suffe) Sofa, avlu.
  • Set. Seki.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın