LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Avlamak ifadesini içeren 11 kelime bulundu...

ankebut suresi

  • Kur'an-ı Kerimin yirmidokuzuncu suresidir. Mekkidir. (Allahtan başkasına güvenenlerin, dünyayı avlamak için kurdukları teşkilâtını bir örümcek ağına benzeten, örümcek meseli zikrolunan bir suredir.)

dalgıç

  • Mercan, inci ve saire avlamak veya denizin dibine düşmüş olan şeyleri çıkarmak için denizin dibine dalmaya alışık adam. (Türkçe)

harş

  • Avlamak.
  • Kaşımak.

ıstıyad

  • Avlamak. Vahşi hayvanı ele geçirmek.

mihre

  • Acemi ördekleri avlamak için su kenarlarına bağlanan ördek. (Farsça)

rücbe

  • Canavar avlamak için yapılan yer. (İçine iple et bağlarlar ki canavar gelip yapıştığı gibi üzerine düşer.)

şahin

  • (Çoğulu: Şevâhin) Doğan'a benzer bir kuş ki, av avlamak için terbiye olunur.

şikar / şikâr / شكار

  • Av. (Farsça)
  • Av hayvanı. (Farsça)
  • Şikâr etmek: Avlamak. (Farsça)
  • Şikâr olmak: Avlanmak, av olmak. (Farsça)

tensil

  • (Kuş ve diğer hayvan) tüylerini yeleklerini, yününü ve kılını döküp kavlamak.

üren kelb

  • Köpek ürümek, havlamak.

ürümek

  • Havlamak. (İt ürür, kervan yürür)Ürüyen köpek ısırmaz: Tehdit savuran, işi gürültüye boğan kimselerden yılmamak lâzım geldiğini anlatır. (Farsça)