LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ars kelimesini içeren 57 kelime bulundu...

alem-i emr / âlem-i emr

  • Arşın üstünde olup, madde olmayan, ölçülemeyen ve herkesin anlayamayacağı âlem. Buna, âlem-i melekût ve âlem-i ervâh (rûhlar âlemi) ve mekânsızlık âlemi de denir.

arş-ı berin

  • Arş-ı âlâ. Göğün en yüksek tabakası.

arşi / arşî

  • Arşa dair, mantıkta bir delil.
  • Arştan gelen; Cenab-ı Allah'ın büyüklük ve yüceliğinin tecelli ettiği yerden gelen.

arşiyan / arşiyân

  • Arş'ın etrafında tesbih ederek dolaşan melekler. (Farsça)

bi-ar / bî-ar

  • Arsız, hayasız, utanmaz.

biar / bîâr / بى عار

  • Arsız. (Farsça - Arapça)

çeşmderide / çeşmderîde / چشم دریده

  • Arsız. (Farsça)

dabgam

  • Arslan, esed.

dabsem

  • Arslan, esed.

dilhas

  • Arslan. Çeri kimse.

ebu-l haris

  • Arslan.

eriş / ارش

  • Arşın. (Farsça)

esed / اسد

  • Arslan, şir.
  • Arslan.
  • Arslan. (Arapça)

fedevkes

  • Arslan, esed.

gasagıs

  • Arslan, esed.

gazanfer / غضنفر / غَضَنْفَرْ

  • Arslan. (Arapça)
  • Arslan, cesur adam.

gazanferane / gazanferâne

  • Arslancasına, arslan gibi. (Farsça)

güstah

  • Arsız, edepsiz, küstah, saygısız. (Farsça)

hakikat-i arşiye

  • Arşa ait olan hakikat (Allah'tan gelen doğru gerçek).

hamele-i arş / حَمَلَۀِ عَرْشْ

  • Arşı taşımakla görevli dört büyük melek.
  • Arş'ın taşıyıcıları; dört büyük melek.
  • Arşı taşıyan melâikeler.

hamele-i arş ve semavat / hamele-i arş ve semâvat

  • Arş'ın ve göklerin taşıyıcısı olan melekler.

hamele-i arş ve yer ve gök

  • Arş'ın, yerin ve göğün taşıyıcısı.

havan

  • Arslan, esed.

haydar

  • Arslan. Hazret-i Ali'nin lakablarından biri.

hesar

  • Arslan.

heysar

  • Arslan.

hirmas

  • Arslan, esed.

hürr

  • Arslan.

ırris

  • Arslan yatağı.

izra'

  • Arşınlama, ölçme.

kabkaba-i şir

  • Arslanın kükremesi.

kafsal

  • Arslan.

kamus

  • Arslan, esed.

kasas

  • Arslan.

kasmel

  • Arslan, esed.

kavvad

  • Arsız, pezevenk, deyyus, kaltaban, gayretsiz.

kumme

  • Arslanın, ağzı ile aldığı şey.

kürsi / kürsî

  • Arşı azamın altındaki makam.

me'sede

  • Arslanlı yer.

mersed

  • Arslan, esed.

mertebe-i arşi / mertebe-i arşî

  • Arşa uzanan yücelik mertebesi.

min-el-arş ile-l-ferş

  • Arştan yeryüzüne kadar.

müteleyyis

  • Arslan yürekli, arslan yürüyüşlü.

müteleyyisane / müteleyyisâne

  • Arslan gibi. (Farsça)

muzaraa

  • Arşınla satma.

nesr

  • Arş ve sema ile ilgili meleklerden biri.

rezim

  • Arslan kükremesi.

şir / şîr / شير

  • Arslan. (Farsça)

şirceng

  • Arslan gibi savaşan. (Farsça)

şirmerd

  • Arslan yürekli, cesur. (Farsça)

sü'r

  • Arslanın bir kimseye hamle etmesi, saldırması.

tahtah

  • Arslan.

teleyyüs

  • Arslan yürekli olma, arslan yürüyüşlü olma.

vakahat / vakâhat

  • Arsızlık, utanmazlık, küstahlık.
  • Arsızlık, utanmazlık.

vehhas

  • Arslan.

vekahat / vekâhat / وقاحت

  • Arsızlık, utanmazlık, hayasızlık. (Arapça)

zıra'

  • Arşın, el kol uzunluğu, yaklaşık bir metrelik uzunluk ölçüsü.