LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Ap kelimesini içeren 36 kelime bulundu...

asar-ı bahire / âsâr-ı bâhire

  • Apaçık eserler.

aşikar / âşikâr

  • Apaçık, görünen.

ayan-beyan / ayân-beyan

  • Apaçık.

ayat-ı beyyinat / âyât-ı beyyinât

  • Ap açık âyetler.

ayn-ı belahet / ayn-ı belâhet

  • Aptallığın ta kendisi.

bahir / bâhir / بَاهِرْ

  • Apaçık.

bedahet / bedâhet / بَدَاهَتْ

  • Apaçık olma.
  • Apaçıklık.

bedaheten / bedâheten / بَدَاهَتًا

  • Apaçık biçimde.
  • Apaçık olarak.

bedihi / bedîhî / بَد۪يه۪ي

  • Apaçık, aşikâr.
  • Apaçık.

belahet / belâhet

  • Aptallık.

beyyin

  • Apaçık, kesin delil.

beyyinat / beyyinât

  • Apaçık olanlar.

beyyine

  • Apaçık, kesin delil.

bilbedahe / bilbedâhe

  • Apaçık bir şekilde.

burhan-ı bahir / burhan-ı bâhir / burhân-ı bâhir / بُرْهَانِ بَاهِرْ

  • Ap açık delil.
  • Apaçık delil.

dalal-i mubin / dalâl-i mubîn

  • Apaçık sapıklık.

delil-i aleni / delil-i alenî

  • Apaçık delil.

derece-i bedahet

  • Apaçıklık derecesi.

eblehce

  • Aptalca, ahmakça.

füc'eten

  • Apansızın. Birdenbire. Ansızın. Hiç beklenmedik anda.

füceten / فجئة

  • Apansız, ansızın. (Arapça)

hakikat-i bahire / hakikat-i bâhire

  • Ap açık hakikat, gerçek.

hareket-i ahmakane ve caniyane / hareket-i ahmakâne ve câniyane

  • Aptalca ve cânice yapılan hareket.

hikmet-i bahire / hikmet-i bâhire

  • Ap açık hikmet; bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde olmanın ap açık oluşu.

hüccet-i bahire / hüccet-i bâhire

  • Ap açık kesin delil.

huccet-i bahire / huccet-i bâhire / حُجَّتِ بَاهِرَه

  • Apaçık delil.

inayet-i zahire

  • Ap açık inayet; bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan ap açık düzenlilik.

keramet-i bahire / keramet-i bâhire

  • Ap açık keramet.

keramet-i zahire / keramet-i zâhire

  • Apaçık keramet, görünen keramet.

kitabımübin / kitâbımübîn

  • Apaçık kitap, kaderin bir türü, Kurân.

lazime-i zaruriye-i beyyine / lâzime-i zaruriye-i beyyine

  • Apaçık zorunlu bir gereklilik şeklinde; bir şeyin apaçık zorunlu niteliği.

mu'cizat-ı bahire / mu'cizât-ı bâhire

  • Ap açık mu'cizeler.

mu'cize-i bahire / mu'cize-i bâhire

  • Ap açık mu'cize.

mu'cize-i bahire-i bereket / mu'cize-i bâhire-i bereket

  • Apaçık bereket mu'cizesi.

mübin / mübîn

  • Apaçık.

müsellemat-ı bedihiyat / müsellemât-ı bedihiyat

  • Apaçık oluşları sebebiyle itirazsız kabul edilen şeyler.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın