LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Allah yolunda ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

cemaat-i ruhaniye-i mücahidin / cemaat-i ruhâniye-i mücahidîn

  • Allah yolunda cihad eden ruhânîlerin (din adamlarının) oluşturduğu topluluk.

cihad alemi / cihad âlemi

  • Allah yolunda savaş yapılmasıyla ilgili alan.

fi sebilillah / fî sebilillah / fî sebîlillâh

  • Allah yolunda, karşılık beklemeksizin.
  • Sırf Allah yolunda, Allah için.

fisebilillah / fîsebilillah / fîsebîlillâh

  • Allah yolunda. Allah için.
  • Allah yolunda ve Allah rızası için.
  • Allah yolunda. Bir işin karşılıksız, sâdece Allahü teâlânın rızâsı için yapıldığını ifâde eden bir tâbir.

güruh-u mücahidin / gürûh-u mücahidîn

  • Allah yolunda cihad edenler topluluğu.

hasbeten lillah / hasbeten lillâh

  • Allah rızası için, Allah yolunda, karşılık istemeksizin.

hizmet-i cihadiye

  • Allah yolunda düşmanlara karşı savaşma görevi.

iblis

  • İnsanları Allah yolundan çıkarmağa çalışan şeytan.

kalender

  • Dünyayı terkederek elini çekip Allah yolunda giden kimse. (Farsça)
  • Dünyâdan elini çekip herşeyi hoş gören kimse. (Farsça)
  • Dünya alâkalarından uzak, alâyişe aldanmaz hakikat adamı. Filozof. (Farsça)

köle

  • Allah yolunda harb ederken, kâfirlerden alınan esir.

lillah ve fillah / lillâh ve fillâh

  • Allah için ve Allah yolunda.

mebde-i cihad

  • Allah yolunda girişilen cihadın başlama zamanı.

meta-ul gurur

  • Gurur metaı. İnsanı aldatıp Allah yolundan alan dünya zevki veya menfaatı, insanlara riyakârlık için kullanılan dünya malı.

mücahid / mücâhid

  • Allah yolunda din düşmanları ile çarpışan, cihâd eden.

mücahidin / mücahidîn

  • (Tekili: Mücahid) Mücahidler. Cihad edenler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla çalışan, çarpışanlar.

nasik

  • Allah yolunda ibâdet eden, dine bağlı, zâhid.

şahadet / şahâdet

  • Şahitlik, Allah yolunda ölmek.

şehid / şehîd

  • Allah yolunda canını feda eden Müslüman.
  • Allah yolunda harb ederken, Allahü teâlânın ism-i şerîfini yüceltmeye (İslâmı yaymaya) çalışırken veya düşman saldırdığında vatan, din ve milletini, ırz ve nâmûsunu müdâfâ ederken ölen müslüman.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Bütün mahlûkâtın (yaratılmışları

şehid-i tam / şehîd-i tâm

  • Allah yolunda savaşırken öldürülen. Dünyâ ve âhiret şehîdi de denir. Tam şehîd.

sıddika / sıddîka

  • Doğruluk ve samimiyette çok sâdık olan kadın.
  • Allah yolunda çok sâdık olan Hazret-i Aişe (R.A.) vâlidemiz ve Hazret-i Meryemin vasıf ve isimlerdir.

sıddikin / sıddîkîn

  • Sıddık olanlar, Allah yolunda sadakatte, doğrulukta en ileri olanlar.

taife-i mücahede

  • Cihad edenler, Allah yolunda savaşanlar.

taife-i mücahidin / taife-i mücahidîn

  • Cihad edenler, Allah yolunda savaşanlar.

tam şehid / tam şehîd

  • Allah yolunda canını fedâ eden; dînini, vatanını, bayrağını, nâmusunu müdâfaa ederken ölen, haksız yere öldürülen müslüman.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR