LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Aksine ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

ber-akis

  • Aksine, zıddına, tersine. (Farsça)

beraet-i zimmet / berâet-i zimmet

  • Aksine bir delil bulunmadığı müddetçe şahsın suçsuz ve borçsuz olması.

bil'akis / بِالْعَكِسْ

  • Aksine.

bilakis / bilâkis / بالعكس

  • Aksine, tersine.
  • Aksine. Tersine. Zıddına.
  • Aksine, tersine.
  • Aksine, tersine. (Arapça)

hilaf / hilâf

  • Karşı, muhâlif, âdet ve kâidenin aksine.

hilaf-ı ade / hilaf-ı âde

  • Âdet ve kaidenin aksine. Kaide ve nizama aykırı.

hilaf-ı heves / hilâf-ı heves

  • Nefsin arzu ve isteklerinin aksine.

hilaf-ı me'mul / hilâf-ı me'mûl / خِلَافِ مَأْمُولْ

  • Umulanın aksine.

hilaf-ı memul / hilâf-ı memul / hilâf-ı memûl

  • Beklenenin aksine.
  • Umulanın tersine, beklenin aksine.

hilafına / hilâfına

  • Zıddına, tersine, aksine.
  • Aksine, tersine.

ıklab

  • Aksine döndürmek. Tersine çevirmek veya çevrilmek.

kanaat / kanâat

  • Yeme, içme ve barınacak yer husûsunda bileğin emeği, alın teri ile kazanılana râzı olmak, başkasının kazancına göz dikmemek. Kanâat, çalışmayıp, sâdece eline geçeni kullanmak, tembel oturup, başka bir şey aramamak değildir. Aksine hırslı hareketlerden kaçınıp, gönül huzûru ile yaşamaktır.

lev

  • Gr: (Şart edâtı) Dahâ ziyade, olsa bile (manâsına gelir.) "İnne" gibi mâzi mânâsını muzariye çevirmeyip aksine muzâriyi de mâziye çevirir. Temenni edâtı ve vasıl edâtı olur. Meselâ : Lev-câe Aliyyun leraeytühu: Ali gelse idi, elbette görürdüm.

ma'kusen

  • Ters olarak, aksine, zıddına olarak.

me'mulün hilafına

  • Beklenilenin aksine.

münafat / münâfât

  • Birbirinin aksine olan. Birbirine aykırı olmak. Aykırılık, mugayeret, münafi, muhalefet.
  • Aykırılık, birbirinin aksine olma.

mürai / mürâî

  • İki yüzlü, olduğunun aksine kendisini iyi gösteren, gösteriş yapan, riyâkâr.

rağmen

  • Aksine olarak, inadına, zıddına olarak, zoraki.

ragmiyyat

  • Aksine, rağmına, inadına, zıddına yapılan işler.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın