LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Aksetme ifadesini içeren 20 kelime bulundu...

akis / عكس

  • Yansıma, aksetme, akis. (Arapça)

aks / عكس

  • Yansıma, akis. (Arapça)
  • Aksetmek: Yansımak, vurmak. (Arapça)

berkaş

  • Nakşetmek, nakışlamak.

hırba

  • Bukalemun adı verilen keler cinsi.
  • Güneşin bulutlara aksetmesinden hasıl olan renkler.

in'ikas / in'ikâs

  • Aksetme, tersine çevrilme.
  • Işık veya sesin bir şeye çarpıp geri gelmesi.
  • Aynada parlak şeyde eşyanın temessülü.
  • Yansıma, aksetme.
  • Bir yere çarpıp geri dönme, aksetme.

in'ikasat / in'ikâsât

  • Yansımalar, aksetmeler.

intiba ettirmek

  • Basmak, nakşetmek; iz ve tesir bırakmak.

intıba'

  • Aksetme, damgasını vurma.

istinkaş

  • Nakşetme, nakşedilmesini isteme.

murakasa

  • (Raks. dan) Raksetme, dans.

mürakasa

  • Raksetmek, oynamak.

nakr

  • Oymak, kazmak. Taş oymak.
  • Kuşun yem toplaması.
  • Vurmak.
  • Sıklık vermek.
  • Ağaç üstüne nakşetmek.
  • Tanbur çalmak.
  • Üflemek.
  • Dille ıslık çalmak.
  • Parmak çıtlatmak.

rakş

  • Nakşetme, süsleme.

teftir

  • (C. Teftirat) Bıkkınlık verme. Fütur verme. Usandırma.
  • Zayıf etmek, zayıflatmak.
  • Naksetmek, eksiltmek.

temessül

  • Benzeşmek. Cisimlenmek.
  • Bir şeyin bir yerde suret ve mahiyetinin aksetmesi. Bir şekil ve surete girmek.
  • Bir kıssa veya atasözü söylemek.

tenkiş

  • (Çoğulu: Tenkişât) (Nakş. dan) Nakşetme, nakışlama, işleme, resim yapma.

terakkus

  • Raksetme, dansetme.
  • Devamlı aşağı inip yukarı çıkma.

terakus

  • Karşılıklı olarak oynaşıp raksetme.

vech-i in'ikas / vech-i in'ikâs

  • Aksetme, yansıma yönü.

zefn

  • Raksetmek, dansetmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın