LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Aga kelimesini içeren 88 kelime bulundu...

adid

  • Ağaç kesmek.

ağaiyet

  • Ağalık.

agayan

  • Ağalar.

ağayan / ağayân / آغایان

  • Ağalar. (Türkçe - Farsça)

aglal

  • Ağaçlar arasında akan su.

babzen

  • Ağaçtan veya demirden yapılmış olan kebap şişi. (Farsça)

berg-i diraht

  • Ağaç yaprağı.

bidre

  • Ağaç kurdu.

birzin

  • Ağaç maşrapa.

büra'

  • Ağaç yongası. Törpüden çıkan talaş.

cez'

  • Ağaç kökü, ağaçların alt kısımları.

cizmir

  • Ağaç kütüğü.

cürsume-i dıraht

  • Ağacın kökü.

dıraht

  • Ağaç. Şecer. (Farsça)

diraht / درخت

  • Ağaç. Şecer. (Farsça)
  • Ağaç. (Farsça)

divek

  • Ağaç kurdu, güve. (Farsça)

erda

  • Ağaç kurdu.

eşcar / eşcâr / اشجار

  • Ağaçlar.
  • Ağaçlar.
  • Ağaçlar. (Arapça)

eslak

  • Ağaç, şecer.

eşne

  • Ağaç yosunu.

fahhare

  • Ağaç kap.

felfak

  • Ağaç dibinden çıkan budağın yaprağı.

gaf

  • Ağaç cinslerinden bir nevi.

gars / غرس

  • Ağaç dikme. (Arapça)

gars-ı eşcar

  • Ağaç dikimi.

gevç

  • Ağaç zamkı. (Farsça)

gusn-i şecer

  • Ağaç dalı.

herya'

  • Ağaç hışırtısı.

hetr

  • Ağaçla vurmak.

hevheve

  • Ağacın yapraklarının rüzgâr esmesi ile çıkardığı sesler. (Farsça)

huvvara

  • Ağartılmış yemek.

ibrinşak

  • Ağaçta çiçek açmak.

ibtira'

  • Ağaç yontma.

ictisas

  • Ağacı kökünden çekip koparmak.

ictiza'

  • Ağaç veya dal kesme.

igras

  • Ağaç dikmek. Toprağa gömmek.

irbaş

  • Ağacın yeşillenip yapraklanması.

işa'-i eşcar

  • Ağaçların çiçek açması.

iştihab

  • Ağarma, beyazlama, kırlaşma.

kal'-i eşcar

  • Ağaçların sökülmesi.

karra'

  • Ağaçkakan kuşu.

kışbar

  • Ağaç parçası.

kışr-ı şecer

  • Ağaç kabuğu.

küfne

  • Ağaç, şecer.

kürabe

  • Ağaç dibine düşen hurmaları toplamak.

kuşur-i eşcar

  • Ağaç kabukları.

lecin

  • Ağaçtan yaprak dökmek.

mais

  • Ağaçları sık bitmiş olan yer.

me'ruza

  • Ağaç kurdunun yediği ağaç.

meşcer / مشجر

  • Ağaçlık. (Arapça)

meşcere / مشجره

  • Ağaçlık. (Arapça)

mevkuze

  • Ağaçla vurulmuş.

meylü'l-ağalık

  • Ağalık meyli; ağalık taslama.

micesse

  • Ağaç budamada kullanılan keskin demir.

miclat

  • Ağaç budamada ve bağ filizini kesmekte kullanılan demir.

mu'cize-i şeceriye

  • Ağaçla ilgili olan mu'cize.

muaşşeş

  • Ağaçlarında kuş yuvası çok olan yer.

müdhamme

  • Ağaçlarının ve nebatlarının çok ve taze olmaları dolayısıyla uzaktan koyu yeşil renkte görünen bahçe.

mukallis

  • Ağaç oynatıcı.

müteevvig

  • Ağa olmağa çalışan.

müteevviğ

  • Ağa olmaya çalışan.

nabit

  • Ağaç ve nebat gibi yerden bitip büyüyen.

nacir

  • Ağaçlarda yaprak saplarının dibindeki filiz.

necb

  • Ağaç kabuğunu soymak.

neceb

  • Ağaç kabuğu.

nefaz

  • Ağaçtan kendi düşen yemiş ve yaprak.

nüfaz

  • Ağaçtan veya başka birşeyden silkmekten ve hareket ettirmekten dolayı düşen nesne.

paşnin

  • Ağaç ve tahta parçaları. (Farsça)

rümye

  • Ağaçtan nakşolmuş bir suret.

şaar

  • Ağaç, şecer.

saye-puş

  • Ağaçlık, gölgelik.

şecer / شجر

  • Ağaç.
  • Ağaç.
  • Ağaç. (Arapça)

şecere / شجره / شَجَرَه

  • Ağaç.
  • Ağaç, soy ağacı.
  • Ağaç.
  • Ağaç.

şecere-i meylü'l-istikmal-i alem / şecere-i meylü'l-istikmâl-i âlem

  • Ağaç gibi dal budak salan kâinattaki gelişme eğilimi.

şemşem

  • Ağaç üstünde kalan azıcık hurma.

sidre

  • Ağaca teşbih edilen, yedinci kat gökte bir makam ismi.

su'rur

  • Ağaç sakızı parçası.

tahrebe

  • Ağaç kurdunun ağacı oyup delmesi.

teharrub

  • Ağaç kurdunun ağacı kemirerek oyması.

tekellüm-ü hacer ve şecer

  • Ağaç ve taşın konuşması.

tekellüm-ü şecer ve hacer ve hayvan

  • Ağaçların, taşların ve hayvanların konuşması.

tekmim

  • Ağaç çiçek verecek vaktinde gılafıyla tomurcuğunu çıkarıp izhâr etmek.

tenbik

  • Ağaçları aynı hizâda dikmek.

teşeccür

  • Ağaçlanma, ağaçlaşma.

teşzib

  • Ağaç budamak.

tevrik

  • Ağacın yapraklanması.

zabyan

  • Ağaç.

zefer

  • Ağaca vurulan payanda, destek.