LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Adaletli ifadesini içeren 33 kelime bulundu...

a'del

  • (Adil. den) Adâletli, çok doğru.

adalet-perver

  • Adâletli, adalet taraftarı.

adaletkar / adaletkâr / عدالتكار

  • Adaletli, insaflı, adalet sahibi. (Farsça)
  • Adil, adaletli. (Arapça - Farsça)

adaletkarane / adâletkârane

  • Adâletlice. Adalet sahibine yakışır şekilde, insaflı ve haklı surette. (Farsça)

adaletpenah

  • Adâletli. (Farsça)

adil / âdil / عادل / عَادِلْ

  • Adalet sahibi, doğru adaletli.
  • Adâletli; hakkı gözeterek iş yapan, zulüm ve haksızlık etmeyen.
  • Îtikâdı doğru olan, büyük günâh işlemeyen ve küçük günâha devâm etmeyen yâni İslâmiyet'e uymaya çalışan sâlih müslüman.
  • Adaletli.
  • Adaletli. (Arapça)
  • Adâletli.

adilane / âdilâne / عَادِلَانَه

  • Adaletli bir şekilde.
  • Adâletli olarak.

adilli

  • Adaletli.

adl

  • Adalet, çok adaletli.

ba-dad

  • Adaletli, âdil, sâdık, doğru. (Farsça)

beyyine-i adile / beyyine-i âdile

  • Huk: Adaletli kimselerin şehadetleri.

dad-aver / dâd-âver

  • Doğru, adaletli. (Farsça)

dad-bahş / dâd-bahş

  • Hakkı yerine getiren, adaletli. (Farsça)

dadar

  • Allah (C.C.) (Farsça)
  • Adaletli, âdil, doğru olan hükümdar. (Farsça)

düstur-u adilane / düstur-u âdilâne

  • Adaletli düstur, kanun, yasa.

ehl-i salah / ehl-i salâh

  • Namuslu, doğru ve adaletli kimseler.
  • Huk: Hâli mestur, nâmuslu, doğru, adaletli olan kimse. Sâlih kimseler.

gadirsiz

  • Zulümden kaçınarak, âdaletli davranarak.

hakim-i adaletpişe / hâkim-i adaletpîşe

  • Adaletli hükümdar.

hakim-i adil / hâkim-i âdil / حَاكِمِ عَادِلْ

  • Âdaletli yargıç.
  • Adâletli hüküm sâhibi.

hükümdar-ı adil / hükümdar-ı âdil

  • Adaletli hükümdar.

hürriyet-i adilane / hürriyet-i âdilâne

  • Adaletli hürriyet.

kanun-u adalet-i şer'iye

  • Şeriatın adaletli kanunu.

ma'deletgüster

  • İnsaflı, adaletli, vicdanlı ve doğru kimse. (Farsça)

ma'deletkar / ma'deletkâr

  • Âdil, adaletli. (Farsça)

ma'deletperver

  • Doğru, insaflı, adaletli ve vicdanlı kimse. (Farsça)

mahkeme-i adalet

  • Adaletli mahkeme, hakkın benimsenip uygulandığı yer.

mizan-ı adil / mizan-ı âdil

  • Adâletli terâzi.

muaddele

  • Adaletli; adalet ölçülerine uygun hale getirilmiş.

munazzama

  • Tanzim olunmuş, yoluna konulmuş olan. İntizamlı teşkilât. Nizamlı. Adaletli.

nazar-ı adalet ve insaf

  • Hadiselere adaletli ve insaflı bir açıdan bakma, değerlendirme.

şahid-i adil / şahid-i âdil

  • Adaletli ve doğruları söyleyen şahit.

şahid-i adil ve sadık / şahid-i âdil ve sadık

  • Adâletli ve doğru sözlü şâhit.

taksim-i adil / taksim-i âdil

  • Adaletli paylaştırma.