LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Açılmış ifadesini içeren 41 kelime bulundu...

çarmih / çârmîh

  • Dört çivi. Birbiri üzerine dikey olarak konulmuş iki tahtadan meydana gelen, suçluları îdâm etmek için kullanılan haç şeklindeki darağacı. Bu cezâya çarptırılan kişi iki yana açılmış kollarından ve bağlanmış ayaklarından çivilenerek öldürülürdü.

dehangüşa

  • Söyliyen, açılmış ağız, konuşan ağız. (Farsça)

dil-şüküfte

  • Gönlü açılmış, ferahlamış. (Farsça)

enadid

  • Perişan, saçılmış, dağılmış, pejmürde şeyler. Perakende.

galeri

  • San'at eserinin sergilendiği salon veya koridor. (Fransızca)
  • Tiyatroda seyircilere ait balkon. (Fransızca)
  • Üstü örtülü uzun yer. (Fransızca)
  • Yer altında açılmış uzun, dar yol. (Fransızca)

girde

  • Yuvarlak, değirmi. (Farsça)
  • Evvelce yahudilerin, müslümanlardan ayırd edilebilmeleri için, omuzlarına diktikleri sarı renkte bir parça. (Farsça)
  • Açılmış yufka. (Farsça)
  • Yuvarlak yastık. (Farsça)
  • Gr: Bütün, hepsi, tamamı. (Farsça)

güşade

  • Ferah, şen, Açılmış, açık. (Farsça)

güşude

  • Açılmış. (Farsça)

hasir / hasîr

  • Feri gitmiş, donuklaşmış göz.
  • Hasret çeken. Meramına nail olamayan.
  • Yorulmuş.
  • Açılmış.
  • Zayıf.

hendesehane-i bahri / hendesehane-i bahrî

  • Bahriye Mektebinin ilk adıdır. Abdülhamid zamanında miladi 1773 yılında Cezayirli Hasan Paşa'nın teşebbüsüyle Tersane içinde açılmıştır. Okulun ilk baş muallimi, Türk riyaziyecisi Gelenbevi İsmail Efendi'dir.Şimdiki ismiyle "Gemi İnşa Mühendisliği" olan Bahriye Mektebi, 1795 senesinde daha muntazam

hutat

  • Dökülmüş ve saçılmış olan şey.

işpihte

  • Su sızıntısı. (Farsça)
  • Yayılmış, saçılmış. (Farsça)

küşade / küşâde

  • (Küşude) Açık. Açılmış. Ferahlı.
  • Açılmış.

lükat

  • Yabana dökülmüş ve saçılmış nesne.

mazhariyet-i münkeşife / مَظْهَرِيَتِ مُنْكَشِفَه

  • Açılmış, açığa çıkmış bir şekilde kendinde gösterme.

mebruz

  • Gösterilmiş, ibraz olunmuş.
  • Açılmış mektub.

mebsut

  • Açılmış. Yayılmış. Serilmiş.
  • Mufassal. Etraflıca beyan olunan. Bast olunmuş. Uzun uzadıya anlatılmış.

meftuh

  • Fethedilmiş, açılmış, açık.
  • Zaptedilmiş, ele geçirilmiş. Sonu üstün ile harekeli isim.
  • Açılmış. Fethedilmiş.
  • Ele geçirilmiş, zabtedilmiş.
  • Gr: Fethalı (üstünlü) okunan harf.

menbuş

  • Açılmış, soyulmuş.

mensur

  • (Nesr. den) Dağılmış. Saçılmış.
  • Gece vaktinde güzel kokan bir çiçek.
  • Edb: Manzum olmayan nesir halindeki yazı. Bunun mânaca çok güzel ve şiir gibi ahenkli yazılmış olanına "mensur şiir" denir.

merşuş

  • Saçılmış, dağılmış.

mescum

  • Saçılmış, dökülmüş.

metfuh

  • Açılmış.

müfettah

  • Açılmış, açık.
  • Bir çeşit yazı ismi.

münfetih

  • İnfitah eden, açılan, açılmış.

münkeşif

  • (Keşf. den) Açılmış, meydana çıkarılmış. Açılan, keşfolunan, yeni bulunmuş.
  • Açılmış, açılan, görünen.
  • Açılmış, bulunmuş.

münkur

  • (Çoğulu: Menâkır) Dar açılmış kuyunun ağzı.

münsecim

  • Düzgün, insicamlı.
  • Dökülmüş, saçılmış, dağılmış.

münteşir

  • Açılmış, yayılmış, dağılmış, neşredilmiş, basılmış.
  • Duyulmuş, etrafa yayılmış.

müşerrah

  • (Şerh. den) Açılmış, teşrih olunmuş.

müstefiz

  • Münteşir, açılmış, yayılmış.

nesfe

  • Dökülmüş ve saçılmış un.

nevgüşade

  • Yeni açılmış. (Farsça)

nevşüküfte

  • Yeni açılmış (çiçek). (Farsça)

nüfza

  • Bir yere saçılmış veya dökülmüş olan kan.

paşide

  • Saçılmış, serpilmiş, dağılmış. (Farsça)

rehv

  • (Çoğulu: Rahâ) Yüksek mekân, yüksek yer.
  • Alçak, çukur yer, (içinde su toplanır)
  • Mahalle içinde, yağmur suyu ve çeşme suyu akan ark.
  • Üveyik kuşu.
  • Arası açılmış ve ayrılmış.

sefiyy

  • Saçılmış toprak.
  • Bulut.

şüküfte / شكفته

  • "Açılmış" mânasına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Nev-şüküfte : Yeni açılmış. (Farsça)
  • Açılmış, çiçek açmış. (Farsça)

üşküfte

  • Açılmış çiçek. (Farsça)

zerefşan / zerefşân / زرافشان

  • Altın saçılmış, altın yaldızlı. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR