LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te -i hass kelimesini içeren 42 kelime bulundu...

bezm-i hass / bezm-i hâss

  • Hususi meclis.

came-i hassa

  • Tar: Osmanlı padişahlarının verdikleri elbiselik kumaşlar.

cemaat-i çilingiran-ı hassa / cemaat-i çilingirân-ı hâssa

  • Tar: Saraydaki çilingirlik işlerini yapmakla muvazzaf sanatkârlar zümresi.

cemaat-ı mücellidan-ı hassa / cemaat-ı mücellidân-ı hâssa

  • Tar: Saraydaki kitabları ciltlemekle vazifeli sanatkârlar.

cilve-i hassa ve mümtaze / cilve-i hâssa ve mümtaze

  • Çok özel ve seçkin yansıma, görüntü.

etibba-i hassa

  • Saray hekimleri, saray doktorları.

evamir-i hassa / evâmir-i hassa

  • Özel emirler.

gılman-ı hassa

  • Tar: Padişahların hususi köleleri. Bunlara ilk zamanlarda "İç oğlanları", daha sonları da "İç ağaları" da denilirdi. Bunlar, "Enderun-u Hümayun" denilen ve sarayın Babussaade'den içeride bulunan kısmında hizmet ederler; derece ve hizmet itibariyle başka başka odalarda otururlardı. Bu odalar; Büyük v

hadaik-ı hassa / hadaik-ı hâssa

  • Saray bahçeleri. Bunlar biri saray içinde, diğeri saray dışında olmak üzere iki kısımdı. Saray içindeki bahçe ve bostan işleriyle meşgul olanlara "Has Bahçe Bostancıları"; saray dışındakilere ise "Hassa Bostancıları" denilirdi. Saray dışı bahçe ve bostanların bazıları şunlardı: Kadıköy bağı, Davut P

haratin-i hassa / haratîn-i hassa

  • Osmanlılar zamanında Topkapı Sarayı'ndaki bir sınıf san'atkârın adı idi. Bunlar demir ve ağaç eşyayı tesviye ederlerdi. Bugünkü tâbirle tornacı demekti. Bileziklerden çarklara ve silâh yivlerine kadar her çeşit şey yaparlardı.

harim-i hass / harîm-i hâss

  • Büyük bir kimsenin kendi dairesi.

hazine-i hassa / hazine-i hâssa

  • Özel hazine.
  • Osmanlı İmparatorluğu zamanında devlet bütçesinden padişaha maaş sağlayan ve saraya ait gelirlerin toplandığı malî bir müessese.

hazine-i hassa-i ilahiye / hazine-i hassa-i ilâhiye

  • Allah'ın özel hazinesi.

hazine-i hassa-i kur'an / hazine-i hâssa-i kur'ân

  • Kur'ân'a ait olan özel hazine.

hazine-i hassa-i maneviye / hazine-i hassa-i mâneviye

  • Özel mânevî hazine.

hazine-i hassa-i rahmet nazırı / hazine-i hassa-i rahmet nâzırı

  • İlahi rahmetin çok özel hazinelerinin gözlemcisi.

hil'at-i hass-ül has

  • Tar: En değerli kumaştan yapılan hil'atler için kullanılan bir tâbirdir. Bu türlü kaftanlar şeyh-ül İslâm, sadrazam ve Mekke şerifi gibi en yüksek derecedeki devlet memurlarına giydirilirdi.

iltifat-ı hassa / iltifât-ı hâssa

  • Özel iltifat.

imdadat-ı hassa-i rahmaniye / imdâdât-ı hassa-i rahmâniye

  • Yarattıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran Allah'ın özel yardımları.

inayat-ı hassa / inâyât-ı hâssa

  • Özel yardımlar.

inayet-i hassa / inâyet-i hâssa / عِنَايَتِ خَاصَّه

  • Özel yardım.
  • Hususî yardım.

irade-i hassa

  • Özel irade, Allah'ın özel iradesi.

işaret-i hassa / işaret-i hâssa

  • Özel işaret.

ism-i hass / ism-i hâss

  • Gr: Yalnız bir kimse, bir hayvan veya bir şeye hâs olan isim. Hz. Muhammed (A.S.M.), Medine-i Münevvere gibi.

kalb-i hassas / kalb-i hassâs

  • Hassas, nazik ve duyarlı kalp.

kemal-i hassasiyet / kemâl-i hassasiyet

  • Tam bir duyarlılık.

maiyet-i hassa

  • Özel beraberlik.

meleke-i hassasiyet

  • Hassasiyet melekesi; duyarlılık alışkanlığı, duyarlılık konusunda yatkınlık.

meşiet-i hassa

  • Sadece Allah'a ait olan dileme.

meşiet-i hassa-i ilahiye / meşiet-i hassa-i ilâhiye

  • Allah'ın bizzat Kendi dileği.

meşiet-i hassa-i ilahiyye / meşiet-i hâssa-i ilâhiyye

  • Allah'a ait, O'na mahsus meşiet, dilek, arzu ve işler.

münasebet-i hassa

  • Özel munasebet.

nimet-i hassa

  • Özel nimet.

rahmet-i hassa / rahmet-i hâssa

  • Allah'ın yarattığı varlıklara karşı gösterdiği özel şefkati.

rububiyet-i hassa / rububiyet-i hâssa

  • İlâhî terbiyenin özel yönü.

sıfat-ı hassa / sıfât-ı hassa / sıfât-ı hâssa

  • Şahsa ait özel sıfatlar.
  • Hususi sıfatlar, şahsa ait sıfatlar.

sikke-i hassa

  • Özel mühür.

sohbet-i hassa

  • Özel sohbet ve yakınlık.

tecelli-i hassa / tecellî-i hâssa

  • Hususî tecellî, Cenâb-ı Hakkın seçkin kullarına veya dilediği mahlukuna karşı hususî yardımının görünmesi.

ubudiyet-i hassa / ubûdiyet-i hassa

  • Hâlis, samimi kulluk.

vilayet-i hassa / vilâyet-i hâssa

  • Tasavvufta, nefsin îmân ve itâate geldiği ve bütün ibâdetlerin hakîkî ve kusursuz olduğu makam.

zarar-ı hass

  • Bir veya bir kaç şahsa âit olan zarar.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın