LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te مر ifadesini içeren 172 kelime bulundu...

ab-ı ahmer / âb-ı ahmer / آب احمر

  • Kızıl su.
  • Kırmızı şarap.
  • Gözyaşı.

ahirülemr / âhirülemr / آخرالامر

  • Sonunda, işin sonunda. (Arapça)

ahmer / احمر

  • Kırmızı, kızıl. (Arapça)

akıbetülemr / âkıbetülemr / عاقبت الامر

  • Sonunda. (Arapça)

alelistimrar / alelistimrâr / على الاستمرار

  • Sürekli, aralıksız. (Arapça)

amir / âmir / آمر

  • Emreden. (Arapça)

amirane / âmirâne / آمرانه

  • Emredercesine. (Arapça - Farsça)

amürzgar / âmürzgâr / آمرزگار

  • Bağışlayıcı, Tanrı. (Farsça)

amurziş / âmurziş / آمرزش

  • Bağışlama, affetme. (Farsça)

amürziş / âmürziş / آمرزش

  • Bağışlama. (Farsça)

bahr-i ahmer / بحر احمر

  • Kızıldeniz.

bihazelemr / bihâzelemr / بهذا الامر

  • Buna göre, bu durumda, böylelikle. (Arapça)

bilamerhamet / bilâmerhamet / بلامرحمت

  • Acımasızca. (Arapça)

bimerhamet / bîmerhamet / بى مرحمت

  • Acımasız. (Farsça - Arapça)

bimürüvvet / bîmürüvvet / بى مروت

  • Mürüvvetsiz. (Farsça - Arapça)

civanmerd / civânmerd / جوانمرد

  • Cömert. (Farsça)
  • Soylu. (Farsça)

emir / امر

  • Buyruk, emir. (Arapça)

emirname / emirnâme / امرنامه

  • Ferman, emir belgesi. (Arapça - Farsça)

emr / امر

  • Emir, buyruk. (Arapça)
  • İş. (Arapça)
  • Buyurma,iş.

emr-i batıl / emr-i bâtıl / اَمرِ بَاطِلْ

  • Boş iş.

emraz / emrâz / امراض

  • Hastalıklar. (Arapça)

emred / امرد

  • Bıyıkları yeni terlemiş genç. (Arapça)

esmer / اسمر

  • Karayağız, esmer, koyu tenli. (Arapça)

evamir / اوامر / evâmir

  • Emirler.
  • Emirler, buyruklar. (Arapça)

finefsilemr / fînefsilemr / فى نفس الامر

  • İşin aslında, gerçekte. (Arapça)

gayr-i mer'i / gayr-i mer'î / غير مرئى

  • Görülmez.

gümrah / gümrâh / گمراه

  • Yoldan çıkmış. (Farsça)

hamr / خمر

  • Şarap. (Arapça)

hamra / hamrâ / خمرا

  • Kırmızı, kızıl. (Arapça)

hayat-ı ruz-i merre / hayât-ı rûz-i merre / حيات روز مره

  • Gündelik yaşam.

hemrah / hemrâh / همراه

  • Yoldaş, yol arkadaşı. (Farsça)

hemraz / hemrâz / همراز

  • Sırdaş. (Farsça)

hemriş / hemrîş / همریش

  • Bacanak. (Farsça)

hercümerc / هرج و مرج

  • Kargaşa, dağınıklık, düzensizlik. (Farsça)

hükümran / حكمران

  • Hüküm süren, hakim olan. (Arapça - Farsça)
  • Hükümran olmak: Hakim olmak. (Arapça - Farsça)

hükümrani / hükümrânî / حكمرانى

  • Hüküm sürme, padişahlık. (Arapça - Farsça)

humret / حمرت

  • Kırmızılık, kızıllık. (Arapça)

imrar / imrâr / امرار

  • Geçirme. (Arapça)

insaniyu'l-merkez / انسانى المركز

  • İnsan merkezli. (Arapça)

ırk-ı ahmer / عرق احمر

  • Kızılderili ırkı.

istimrar / istimrâr / استمرار

  • Süreklilik. (Arapça)

kalemrev / قلمرو

  • Ülke, diyar, topraklar. (Arapça - Farsça)

kamer / قمر

  • Ay.
  • Ay. (Arapça)

kameriyye / قمریه

  • Çardak. (Arapça)

kemer / كمر

  • Bel. (Farsça)

kemerbend / كمربند

  • Bel kayışı. (Farsça)

kumri / kumrî / قمری

  • Kumru. (Arapça)

maraz / مرض

  • Hastalık. (Arapça)

marazi / marazî / مرضى

  • Hastalıklı, hastalkla ilgili. (Arapça)

mariz / مریض

  • Hasta. (Arapça)

memer / ممر

  • Geçit. (Arapça)

mer'i / mer'î / مرئى

  • Yürürlükte, geçerli. (Arapça)

mera / مرعى

  • Otlak. (Arapça)

merakiz / merâkiz / مراكز

  • Merkezler. (Arapça)

meram / merâm / مرام

  • Amaç, anlatılmak istenen şey. (Arapça)

meraret / merâret / مرارت

  • Acılık. (Arapça)

merasi / merâsî / مراثى

  • Ağıtlar, mersiyeler. (Arapça)

merasim / merâsim / مراسم

  • Törenler. (Arapça)
  • Tören. (Arapça)

meratib / مراتب / merâtib

  • Mertebeler.
  • Rütbeler, mertebeler. (Arapça)

merbut / مربوط

  • Bağlı. (Arapça)

merbutiyet / merbûtiyet / مربوطيت

  • Bağlılık. (Arapça)
  • Düşkünlük, aşırı ilgi. (Arapça)

mercan / mercân / مرجان

  • Mercan. (Arapça)

merci / مرجع

  • Başvuru yeri. (Arapça)

merci' / مرجع

  • Müracaat yeri.

merd / مرد

  • Adam. (Farsça)
  • Yiğit. (Farsça)

merdane / merdâne / مردانه

  • Yiğitçe. (Farsça)

merdud / merdûd / مردود

  • Reddedilmiş, kabul edilmemiş. (Arapça)

merdum / مردم

  • İnsan. (Farsça)
  • Halk. (Farsça)
  • Gözbebeği. (Farsça)

merdüm / مردم

  • İnsan. (Farsça)
  • Halk. (Farsça)
  • Gözbebeği. (Farsça)

merdümek / مردمك

  • Gözbebeği. (Farsça)

merdümgiriz / مرمگریز

  • İnsanlardan kaçan. (Farsça)

merdümhar / مردم خوار

  • İnsan yiyen, yamyam. (Farsça)

merdümi / merdümî / مردمى

  • İnsanlık. (Farsça)
  • Yiğitlik. (Farsça)

meremmet / مرمت

  • Onarım. (Arapça)
  • Meremmet etmek: Onarmak. (Arapça)

merg / مرگ

  • Ölüm. (Farsça)

mergub / مرغوب

  • Rağbet edilen, aranılan, istenilen. (Arapça)

merhale / مرحله

  • Aşama. (Arapça)
  • Konak, menzil. (Arapça)

merhamet / مرحمت

  • Acıma. (Arapça)
  • Merhamet etmek: Acımak. (Arapça)

merhem / مرهم

  • Pomad, yara kremi. (Arapça)

merhum / merhûm / مرحوم

  • (erkek) ölü. (Arapça)

merhume / merhûme / مرحومه

  • (bayan) ölü. (Arapça)

merhun / مرهون

  • Rehinli, ipotekli. (Arapça)
  • Zamana bağlı, bir şeye bağlı. (Arapça)

merih / مریخ

  • Mars. (Arapça)

merkad / مرقد

  • Mezar. (Arapça)

merkeb / مركب

  • Binit. (Arapça)
  • Eşek. (Arapça)

merkum / مرقوم

  • Adı geçen, anılan; yazılmış. (Arapça)

merkuz / merkûz / مركوز

  • Dikili, dikilmiş. (Arapça)

mermi / مرمى

  • Kurşun. (Arapça)

mermuz / mermûz / مرموز

  • Gizemli. (Arapça)
  • Rumuzlu. (Arapça)

merrat / merrât / مرات

  • Defalar. (Arapça)

merre / مره

  • Defa. (Arapça)

mersiye / مرثيه

  • Ağıt, mersiye. (Arapça)

mertebe / مرتبه

    • Derece. (Arapça)
    • Miktar. (Arapça)

    merzagi / merzagî / مرزغى

    • Bataklık. (Arapça)

    merzüban / مرزبان

    • Sınır muhafızı. (Farsça)
    • Sınır beyi. (Farsça)

    micmer / مجمر

    • Buhurdan. (Arapça)

    mir'at / mir'ât / مرآت

    • Ayna. (Arapça)

    miraren / mirâren / مرارا

    • Defalarca, birçok kez. (Arapça)

    mirsad / mirsâd / مرصاد

    • Gözlemevi, gözlem yeri. (Arapça)

    mirvaha / مروحه

    • Yelpaze. (Arapça)

    muhammer / مخمر

    • Mayalı. (Arapça)

    müraat / mürâat / مراعات

    • Gözetme. (Arapça)

    murabba / مربع

    • Dörtgen. (Arapça)
    • Kare. (Arapça)

    murabbauşşekl / مربع الشكل

    • Dörtgen şeklinde, kare şeklinde. (Arapça)

    müracaat / مراجعت

    • Başvuru. (Arapça)
    • Geri dönüş. (Arapça)
    • Müracaat etmek: (Arapça)
    • Başvurmak. (Arapça)
    • Geri dönmek. (Arapça)

    murad / مراد / murâd

    • İstenilen.
    • İstek, arzu. (Arapça)

    müradif / مرادف

    • Eşanlamlı. (Arapça)

    murafaa / murâfaa / مرافعه

    • Duruşma. (Arapça)

    murahhas / مرخص

    • Delege. (Arapça)

    mürai / مرائى

    • İkiyüzlü. (Arapça)

    murakabe / مراقبه

    • Denetim. (Arapça)
    • Kendi iç dünyasına dalma. (Arapça)

    murakıb / مراقب

    • Denetçi. (Arapça)

    murakka / مرقع

    • Yamalı. (Arapça)

    müraselat / müraselât / مراسلات

    • Mektuplaşmalar. (Arapça)

    mürasele / مراسله

    • Mektuplaşma. (Arapça)

    murassa / مرصع

    • Değerli taşlarla süslenmiş. (Arapça)

    murassa' / مرصع

    • Süslü.

    mürde / مرده

    • Ölü. (Farsça)

    mürebbi / mürebbî / مربى

    • Eğitmen, eğitici. (Arapça)

    müreccah / مرجح

    • Tercih sebebi, tercih edilir. (Arapça)

    müreffeh / مرفه

    • Refah içinde, bolluk içinde. (Arapça)

    mürekkeb / مركب

    • Oluşan, bileşen. (Arapça)
    • Mürekkep. (Arapça)

    müretteb / مرتب

    • Düzenlenmiş, tertip edilmiş. (Arapça)
    • Dizilmiş. (Arapça)

    mürettib / مرتب

    • Dizgici. (Arapça)

    mürevvic / مروج

    • Revaç veren, propagandasını yapan. (Arapça)

    murg / مرغ

    • Kuş. (Farsça)

    mürg / مرغ

    • Kuş. (Farsça)

    mürgab / mürgâb / مرغاب

    • Ördek. (Farsça)
    • Kurbağa. (Farsça)

    mürid / مرید

    • Buyuran. (Arapça)
    • Şeyhe bağlı kişi, mürit. (Arapça)

    mürşid / مرشد

    • Şeyh. (Arapça)
    • Doğru yolu gösteren, irşad eden. (Arapça)

    mürteci / مرتجع

    • Gerici. (Arapça)

    mürted / مرتد

    • İslam dininden çıkan. (Arapça)

    mürtefi / مرتفع

    • Yüksek. (Arapça)

    mürtehen / مرتهن

    • Rehinli, ipotekli. (Arapça)

    mürteiş / مرتعش

    • Titrek. (Arapça)

    mürtekib / مرتكب

    • Kötü bir iş yapan, işleyen. (Arapça)

    mürteşi / mürteşî / مرتشى

    • Rüşvetçi, rüşvet yiyen. (Arapça)

    mürur / mürûr / مرور

    • Geçme, geçip gitme, geçiş. (Arapça)
    • Mürûr etmek: Geçmek. (Arapça)
    • Mürûr eylemek: (Arapça)
    • Geçmek. (Arapça)
    • Uğramak. (Arapça)

    mürur-i zaman / mürûr-i zaman / مرور زمان

    • Zamanın akışı.

    mürüvvet / مروت

    • İnsanlık. (Arapça)
    • İyilik. (Arapça)

    murzia / مرضعه

    • Sütanne. (Arapça)

    müsamere / مسامره

    • Gece eğlencesi. (Arapça)
    • Okul piyesi. (Arapça)

    müsmir / مثمر

    • Verimli. (Arapça)
    • İyi sonuç veren. (Arapça)

    müsmiriyet / مثمریت

    • Verimlilik. (Arapça)

    müsta'mere / مستعمره

    • Sömürge. (Arapça)

    mütemerkiz / متمركز

    • Bir merkezde toplanma. (Arapça)

    namer'i / nâmer'î / نامرئى

    • Görülmeyen, görülmez. (Farsça - Arapça)

    namerd / nâmerd / نامرد

    • Alçak, aşağılık, namert. (Farsça)

    namurad / nâmurad / نامراد

    • Muradına ermemiş. (Farsça - Arapça)

    ömer / عمر


      ömr / عمر

      • Ömür. (Arapça)

      pejmürde / پژمرده

      • Solgun. (Farsça)
      • Dağınık. (Farsça)
      • Yırtık. (Farsça)

      semer / ثمر

      • Meyva. (Arapça)
      • Ürün. (Arapça)
      • Sonuç. (Arapça)

      semerat / semerât / ثمرات

      • Meyvalar. (Arapça)
      • Ürünler. (Arapça)
      • Sonuçlar. (Arapça)

      semere / ثمره

      • Meyve.
      • Meyva. (Arapça)
      • Ürün. (Arapça)
      • Sonuç. (Arapça)
      • Semere vermek: (Arapça)
      • Meyva vermek. (Arapça)
      • Sonuç vermek. (Arapça)

      semeredar / semeredâr / ثمره دار

      • Meyvalı. (Arapça - Farsça)
      • Ürün veren. (Arapça - Farsça)
      • Sonuç veren. (Arapça - Farsça)

      semra / سمرا

      • Esmer. (Arapça)

      sene-i kameriyye / سنهء قمریه

      • Kamerî yıl.

      silsile-i meratib / silsile-i merâtib / سلسلهء مراتب

      • Hiyerarşi.

      simurg / sîmurg / سيمرغ

      • Zümrütüanka. (Farsça)

      şirmerd / şîrmerd / شيرمرد

      • Yürekli, yiğit. (Farsça)

      şümürde / شمرده

      • Sayılı. (Farsça)

      şütürmürg / شترمرغ

      • Devekuşu. (Farsça)

      tahammür / تخمر

      • Mayalaşma. (Arapça)

      temerküz / تمركز

      • Toplanma, yığılışma. (Arapça)
      • Temerküz etmek: Toplanmak, yığılışmak. (Arapça)

      temerrüd / تمرد

      • Dikbaşlılık, direniş. (Arapça)
      • Temerrüd etmek: Direnmek, dikbaşlılık etmek. (Arapça)

      temr / تمر

      • Hurma. (Arapça)

      temrin / temrîn / تمرین

      • Alıştırma, egzersiz. (Arapça)

      ulülemr / ûlülemr / اولو الامر

      • Padişah. (Arapça)

      ümera / ümerâ / امرا

      • Emirler. (Arapça)

      umran / عمران

      • Bayındırlık. (Arapça)

      ümran / ümrân / عمران

      • Bayındırlık, kalkınma. (Arapça)

       

      Luggat Yazarları

      Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

      Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
      Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

      HEMEN BAŞVUR