LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ŞEKSİZ ifadesini içeren 19 kelime bulundu...

berahin-i katıa

  • Şeksiz ve şüphesiz olan kat'i deliller, bürhanlar.

bi-güman / bî-güman

  • Şeksiz, şüphesiz. (Farsça)

bi-iştibah / bî-iştibah

  • Şüphesiz. Şeksiz.

bi-rayb / bî-rayb

  • (Bî-reyb) şüphesiz. şeksiz.

bi-reyb / bî-reyb

  • Şüphesiz, şeksiz. (Farsça)

bi-şek

  • Şüphesiz, şeksiz. (Farsça)

bilaşek / bilâşek

  • Şeksiz.

bilaşek vela şüphe / bilâşek velâ şüphe

  • Şeksiz ve şüphesiz.

bilyakin / bilyakîn

  • Bir şeyi şeksiz ve şüphesiz olarak itikad-ı kavi ve sahih ile bilmek, derk etmek.

bürhan-ı katı'

  • Kat'î, en sağlam ve şeksiz delil.
  • Farsça bir lügat kitabının ismi.

bürhan-ı satı' / bürhan-ı sâtı'

  • Aşikâr, şeksiz ve şüphesiz, parlak delil.

esas-ı müselleme

  • Doğruluğu şeksiz, şüphesiz kabul edilen temel esas.

hüccet-i katıa

  • Kat'i delil. Bir şeyin doğruluğunu şeksiz, şüphesiz isbata vesile olan. (Farsça)

kat'iyy-üd delale

  • Bir ibârenin ifâde ettiği mânaya veya hükme delâletinin kat'i ve şeksiz olması. Delilin kat'i, şüphesiz oluşu.

larayb / lârayb

  • Şüphesiz, şeksiz, tereddütsüz.

müsellem

  • (Selm. den) Teslim olunmuş olan, doğruluğu şeksiz kabul edilen. Herkes tarafından kabul edilip emniyet ve itimad edilen.
  • Tasdik edilip inkâr edilmeyen.
  • Ayıplardan teberri olunmuş.

semi-i mutlak

  • Her şeyi şeksiz, şüphesiz, mutlak surette işiten Allah (C.C.).

tahaddi mu'cizesi

  • Cenab-ı Hakk'ın, Resülüne inzal ettiği Kur'anın şeksiz, şüphesiz bir mu'cize-i ebediye olduğunu sarahaten göstermek için, şüphesi olanlara karşı "Kur'an'ın mislini ve nazirini yapın" diye meydan okuması.

yakini / yakînî

  • Şüphe edilmeyecek ilmî halde, hiç şeksiz bilinmeğe dair.