LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te İlim sahibi ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

alim / âlim

  • Bilen, ilim sâhibi.
  • Her şeyi bilen mânâsına Allahü teâlânın sıfatlarından biri.
  • Zamânın fen ve edebiyât bilgilerinde yetişmiş, Kur'ân-ı kerîmin ve yüzbinlerce hadîs-i şerîfin mânâsını ezberden bilen, İslâm'ın yirmi ana ilmi ve bunların kolları olan seksen ilminde mütehassıs (uzman),
  • Her şeyi hakkıyla bilen, sonsuz ilim sahibi Allah.

alim-i ezeli / alîm-i ezelî

  • Herşeyi hakkıyla bilen, ilmi herşeyi kuşatan ve ilminin başlangıcı olmayan sonsuz ilim sahibi Allah.

alim-i mutlak / alîm-i mutlak

  • Sınırsız ilim sahibi Allah.

amir-i alim / âmir-i alîm

  • Sonsuz ilim sahibi olan idareci, Allah.

ehl-i ilim ve kemal

  • Fazilet ve ilim sahibi kimseler.

ehl-i ilim ve tarikat

  • İlim sahibi ve bir tarikata bağlı olan kimseler.

eimme-i isna aşer / eimme-i isnâ aşer

  • On iki imâm. Silsile-i sâdâttan olup müceddit olan imâmlar hakkındaki bir tâbirdir. Bu zâtlar esasât-ı İslâmiye ve hakaik-i Kur'âniye ve imâniyenin, dini esasların ve şeriatın muhafazasına çalışan, saltanat işlerine karışmayan mânevi riyâset ve ilim sahibi şahsiyetlerdir.

enaniyet-i ilmiye / enâniyet-i ilmiye

  • İlimden, ilim sahibi olmaktan gelen benlik ve gurur.

evvah

  • Kusurunu bilerek, ah, vâh ederek yalvarmak.
  • Çok âh edip duâ eden.
  • Merhametli. Sağlam imanlı. Yakin ilim sahibi. Dinde çok âlim olan. Hz. İbrahim Aleyhisselâmın bir vasfı.

fatır-ı alim / fâtır-ı alîm

  • Herşeyi bilen ve harika üstün san'atıyla yaratan, sonsuz ilim sahibi Allah.

hace / hâce

  • Müderris, hoca, efendi mânâsına ilim sâhibi kimselere verilen Farsça bir ünvan.

hafiz-i alim / hafîz-i alîm

  • Herşeyi koruyup saklayan, ilmi herşeyi kuşatan sonsuz ilim sahibi Allah.

huzur-u irfan

  • İrfan ve ilim sahibi olan kişinin yüksek makamı.

ilm-i muhtar

  • Seçim serbestliği bulunan ve bağımsız hareket eden bir ilim sahibi.

kadir-i alim-i mutlak / kadîr-i alîm-i mutlak

  • Herşeye gücü yeten ve herşeyi bilen, sınırsız kudret ve ilim sahibi Allah.

keramet-i ilmiye

  • İktisab suretiyle olmayıp, vehbi yani Cenab-ı Hakk'ın atiyyesi olarak geniş bir ilme mazhariyyetten hâsıl olan ilmi keramet.
  • İlim tahsili ile çok büyük ilim sâhibi olan bir allâmeden çok daha yüksek vâsi' ve hârikulâde bir ilme mazhar bulunan, hem ilmî dehâsı ve fart-ı zekâsı tecrübe

mütebahhirin

  • Deryalar gibi geniş ilim sahibi âlimler.

mütebbahhirin-i ulema / mütebbahhirîn-i ulema

  • Çok büyük, geniş ilim sahibi olan âlimler, allâmeler.

paye

  • Rütbe, derece. (Farsça)
  • Merdiven ayağı. (Farsça)
  • İlim sahibi olanların bir derecesi. (Farsça)

sani-i alim / sâni-i alîm

  • Sonsuz ilim sahibi olan ve herşeyi san'atla yaratan Allah.

sultan-ı zifünun / sultan-ı zîfünun

  • İlim sahibi sultan.

tahsilli

  • Okumuş, ilim sahibi.

zat-ı alim / zât-ı alîm

  • Herşeyi hakkıyla bilen, ilmi herşeyi kuşatan, sonsuz ilim sahibi Zât, Allah.