LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te İhtira ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

ashab-ı meymene / ashâb-ı meymene

  • Dinen ihtiram mevkiinde bulunan yüksek haysiyet sahibleri. Hayırlı kimseler.

ataraksiya

  • yun. Tesirlere (etkilere) karşılık göstermeme, durgunluk hâli.
  • (Fels.) Ruhun sükunete ulaşması, arzu ve ihtiraslardan uzak kalma. Eski çağ felsefesi, hayatın gayesi, saadet olarak duygusuzluk halini gösteriyordu. İnsan arzuları sonsuz, düşmanları sonsuzdur, (mikroptan kuyruklu yıldız

çar-yar

  • Dört dost. (Hz. Ebûbekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali (R.A.) lerin nâmları.) Dört Halife, Hulefâ-i Erbaa veya Ashab-ı Güzin diye de ihtiramla anılırlar.

cebl

  • İhtira, ibda. Yoktan yaratma.

hürmet

  • Riâyet. İhtiram.
  • Haysiyet. Şeref.
  • Haram olma. Haramlık.
  • Irz, nâmus gibi başkasına helâl olmayan husus.

ibda'

  • Cenab-ı Hakkın âletsiz, maddesiz, zamansız, mekânsız yaratması ve icâdı.
  • Misli gelmemiş bir eser meydana koymak, icâd, ("İbda', ihdâs, ihtirâ, icâd, sun', halk, tekvin" kelimeleri birbirine yakın mânâdadırlar.)
  • Edb: Geçmişte benzeri olmayan şiiri söylemek.

ihtirai / ihtiraî

  • (Çoğulu: İhtiraiyyat) İcad ve ihtira ile alâkalı.

ihtiramat

  • (Tekili: İhtiram) İhtiramlar, hürmetler, saygılar.

ihtirasat / ihtirasât

  • İhtiraslar, aşırı istekler, hırs ve tutkular.
  • (Tekili: İhtiras) Şiddetli arzu ve istekler. İhtiraslar.
  • İhtiraslar, aşırı istekler.

ihtirasat-ı hayvaniye / ihtirâsât-ı hayvâniye

  • Hayvânî ihtiraslar, hayvanî duygulardan kaynaklanan aşırı istekler, tutkular.

ihtiraz / ihtirâz / احتراز

  • Kaçınma, çekinme, uzak durma, geri durma. (Arapça)
  • İhtirâz etmek: Kaçınmak, çekinmek, uzak durmak, geri durmak. (Arapça)

mehabet

  • Heybet.
  • Hürmetle karışık korku.
  • İhtiram. Azamet. Büyüklük.

muhazere

  • Birbirini korkutmak.
  • İhtiraz etmek.
  • Uyanık olmak.

muhtera'

  • İcad edilmiş. İhtira' olunmuş. Uydurulmuş.

muhteraat

  • Yeni icad edilmişler. Yeniden meydana çıkarılmış olanlar. İhtira' olunmuşlar.

muhterem

  • Hürmet görmüş. İhtiram olunmuş. Kıymetli ve şerefli kimse.

muhteris

  • İhtiraslı.
  • İhtiras sahibi. Çok fazla hırslı istiyen.

muli'

  • Tutkun, düşkün, ihtiraslı.

musırr-ı muhteris

  • Hırslı bir şekilde ısrar eden; ihtiraslı ve hırslı bir şekilde ısrarla isteyen.

şahs-ı muhteris

  • İhtiraslı, hırs sahibi olan kişi.

tevkir

  • Tazim. Hürmetle anmak. İhtiram etmek.