LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te örtünme ifadesini içeren 38 kelime bulundu...

çarşaf

  • Yatağın üstüne serilen veya yorgana kaplanan bez örtü.
  • Kadınların kullandığı baştan örtülen, pelerinli eteklikli sokak elbisesi. Kadınların örtünmesi farzdır. Bu maksatla çarşaf ucuz, pratik, hafif olması ve zengin fakir herkesin kolayca sağlıyabilmesi bakımından yaygın olarak kulanı

demc

  • Dühul etmek, girmek.
  • Mestur olmak, örtünmek.

desr

  • (Çoğulu: Dusur) Bürünmek, örtünmek.
  • Çok olan mal.

gışyan

  • Bürünmek, örtünmek.
  • Cimâdan kinâye olur.

hicab / hicâb

  • Örtü, perde, avret yerlerini örtme, örtünme.

i'titaf

  • Bir şeye örtünme, bürünme.

iğtita'

  • Örtünme, bir şeye sarınma.

ıhtiba'

  • Gizlenmek, örtünmek.

ihticab

  • Örtünme. Saklanma. Gizlenme. Perdelenme.
  • Doğumun belirli zamanından fazla uzaması.

iktinan-ı nisvan

  • Kadınların örtünmesi.

iltifaf

  • Örtünme, sarınma.
  • Çiçeklerin katmerleşmesi.

iltihaf

  • (Lihaf. dan) Sarılıp bürünme. Örtünme.

iltisam

  • Örtünmek, yaşmaklanmak, ağzını örtmek.
  • Öpmek, takbil eylemek, öpülmek.

iltisam-ı nisvan

  • Kadınların örtünmeleri.

inhidar-ı nisvan

  • Kadınların örtünmesi.

irtida

  • (Ridâ. dan) Örtünme, bürünme.

istigşa'

  • Bürünme, örtünme.

istitar / istitâr / استتار

  • Kapanmak, örtünmek.
  • Örtünme.
  • Örtünmek, kapanmak.
  • Örtünme. (Arapça)

ıtbak

  • Örtünmek.
  • Yürümek.
  • Değiştirmek.
  • (Bak: İtbak)

lefk

  • Giymek.
  • Örtünmek.
  • İki parçayı birbiri üstüne koyup dikmek.

leyh

  • Örtünmek, bürünmek.

mesturiyet-i nisvan

  • Kadınların örtünmesi.

müsatere

  • (Setr. den) Örtme, setretme.
  • Örtünme.

setr-i avret

  • Başkalarına gösterilmesi haram olan yerlerin örtünmesi.

tagaşşi

  • (Gışâ. dan) Bürünmek, örtünmek.

tagşiye

  • (Gışâ. dan) Örtmek, örtünmek. Bürünmek.
  • (Gaşi. den) Kendinden geçirilmek.

tahaddür

  • (Hader. den) (Kadının) örtünme(si). Tesettür.
  • Uyuşma, uyuşturulma.

tarsis

  • (Rasas. dan) Kurşunla perçinleme, kurşunlaştırma, sağlamlaştırma.
  • Kadının sadece gözleri görünecek şekilde örtünmesi.

teezzür

  • Örtünme, bürünme. Tesettür.

tegaşşi

  • (Gışâe. den) Örtünme, bürünme.
  • (Gaşy. den) Kendinden geçme.

tekennüs

  • Gizlenmek.
  • Örtünmek.

tenakkub

  • Nikab örtünmek, yüze peçe örtmek.

tereddi

  • Gerilemek. Soysuzlaşmak. Aşağı düşmek.
  • Şal ve örtü örtünmek.

tesettür / تستر / تَسَتُّرْ

  • Kapanıp gizlenme. Örtünme.
  • Fık: Kadınların ve erkeklerin başkasına, nâmahremlere vücutlarının haram kısımlarını örtüp göstermemeleri.
  • Örtünme.
  • Örtünme. Dînin bildirdiği şekilde örtünme.
  • Örtünme.
  • Örtünme
  • Örtünme. (Arapça)
  • Örtünme.

tesettür-ü nisa / tesettür-ü nisâ / تَسَتُّرِ نِسَا

  • Kadınların örtünmesi.
  • Kadınların örtünmesi.

tesettür-ü nisvan

  • Kadınların örtünmesi.
  • Kadınların örtünmesi.

tezemmül

  • Bürünmek. Sarılmak. Örtünmek.
  • Bürünme, örtünme.

vasıta-i tesettür

  • Örtünme, gizlenme aracı.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın