LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te çirkinlik ifadesini içeren 44 kelime bulundu...

ayn-ı zat-ı akdes / ayn-ı zât-ı akdes

  • Bütün kusurlardan, çirkinliklerden, eksiklikten, benzer ve ortak edinmekten sonsuz derecede yüce olan Allah'ın bizzat kendisi.

beşahe

  • Çirkinlik.

cemal-i münezzeh / cemâl-i münezzeh

  • Kusur ve çirkinlikten uzak güzellik.

demame

  • Çirkinlik.

fahşa

  • Büyük günahlar. Çirkinlikler. Zina gibi şehevâta tâbi olmakta ifrat ile alâkadar olan günahlardır ki, lisanımızda fuhşiyat tâbir olunur. Ve bunlar, insanların en çirkin hâlleridir.

gayur / gayûr

  • Gayreti çok olan. Kötülük ve çirkinlikleri şiddetle reddeden.

gesti / gestî

  • Çirkinlik. (Farsça)

haşv-i kabih

  • Edb: Söze çirkinlik veren kelime fazlalığı.

hısset

  • Bayağılık, çirkinlik, değersizlik.

hubüs

  • Necaset, çirkinlik.

hüsn ü kubh

  • Güzellik ve çirkinlik.

hüsn ü kubuh

  • Güzellik ve çirkinlik.

hüsn-ü münezzeh

  • Her türlü kusur ve çirkinlikten arınmış güzellik.

hüsn-ü münezzeh ve mücerred

  • Her türlü kusur ve çirkinlikten arınmış ve soyutlanmış güzellik.

iftihar-ı kudsi / iftihar-ı kudsî

  • Her türlü eksik ve çirkinlikten yüce sevinç ve övünme.

ism-i kuddus / ism-i kuddûs

  • Allah'ın her türlü kusur ve çirkinlikten yüce olduğunu ve her işinde sınırsız bir temizlik görüldüğünü ifade eden ismi.

kerahet / kerâhet

  • Çirkinlik.

kubh / قبح

  • Çirkinlik.
  • Çirkinlik, çirkin iş.
  • Çirkinlik.
  • Çirkinlik. (Arapça)

kubh-u mutlak / قُبُحُ مُطْلَقْ

  • Sınırsız çirkinlik.
  • Nihâyetsiz çirkinlik.

kubuh / قُبُحْ

  • Çirkinlik, kötülük.
  • Çirkinlik.

maalkerahe / maalkerâhe

  • Kerahetle, çirkinlikle.

melamih

  • (Tekili: Lemha) Lemhalar. Bir şeyin başka bir şeye benzeme noktaları. Güzellik ve çirkinlik eserleri.

mukaddes

  • Her türlü çirkinlik ve eksiklikten arınmış.

reddet

  • Güzellikler arasında nazara çarpan çirkinlik.
  • Bir defa reddediş.

şefkat-i mukaddese

  • Bütün çirkinliklerden uzak bir şefkat.

semacet / semâcet / سماجت

  • Kötü görünüş, çirkinlik.
  • Söz çirkinliği.
  • Kabahat.
  • Çirkinlik. (Arapça)

semacet-i ibtida

  • Sözün başlangıcındaki çirkinlik.

şeveh

  • (şevh) Kara olmak ve çirkinlik.

seyyiat

  • Çirkinlikler.

seyyiatalud / seyyiatâlûd

  • Çirkinliklerle karışık.

seyyie

  • Çirkinlik, günah.

şiddet-i kubh

  • Şiddetli çirkinlik.

sırr-ı sübhani / sırr-ı sübhânî

  • Her türlü eksiklikten, kusur ve çirkinlikten yüce olan Allah'a ait sır.

takabbuh

  • Çirkinlik.

takbihat

  • Çirkinlikle niteleme, çirkin gösterme.

takdis / takdîs

  • Kutsamak, Allah'ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etme.

takdis etmek

  • Kutsamak, Allah'ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etmek.

takdis ve tenzih etmek

  • Allah'ın her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce olduğunu ilân etmek.

takdisat

  • Allah'ı her türlü eksiklik ve çirkinlikten yüce tutmalar.

tenzih

  • Eksik ve çirkinliklerden arınmış tutma.

tenzih etmek

  • Eksik ve çirkinliklerden arınmış tutmak.

teşevvüh

  • Çirkinlik.

ünvan-ı mukaddes

  • Her türlü kusur ve çirkinlikten yüce ünvan.

zat-ı mukaddes / zât-ı mukaddes

  • Her türlü noksanlık ve çirkinlikten yüce olan Zât, Allah.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın