LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te çökme ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

büruk

  • Un helvası, undan yapılan bir nevi helva.
  • Büyük oğlu varken evlenen kadın.
  • Deve çökmek (mânâsına mastardır.)

cürf

  • Dere kenarında selin dibini yalayıp oymuş olduğu bıçık üzerinde kalan toprak veya çamur çıkıntısıdır ki, her an için yıkılıp çökmeğe hazır bir vaziyette bulunur.
  • Estiyan adı verilen bir ot.

cüsu

  • Diz üstünde çökmek.

cüsy

  • Diz üstüne çökmek.

dumur

  • Büyüyüp gelişememek. Zayıflıktan, hayvanların karnının içeri çökmesi.

ecel-i inkıraz

  • Dağılıp yok olma vakti, çökme zamanı.

hala' / halâ'

  • Boş, hâli.
  • Ayak yolu, abdesthane.
  • Devenin çökmesi.

hasf

  • Yerin çökmesi, göçmesi.

inhidam

  • Çökme, yıkılma. Viran olma.

inhitat

  • Düşme, çökme.

inkıraz / inkırâz

  • İnkırâz bulmak: Tükenmek, çökmek.

inkiraz / inkirâz / انقراض

  • Çökme, tükeniş. (Arapça)

mahv

  • Harab olma. Yıkılma. Ortadan kalkma. Çökme. Bozulma.
  • Tas: Beşeri noksanlıklardan kurtuluş hâli.

munkarız

  • Munkarız olmak: Yıkılmak, çökmek, sönmek.

tecasü

  • Diz üstüne çökmek.

tecsim

  • Diz üstüne veya göğüs üstüne çökmek.

teressüb

  • Dibe çökme, tortu oluşturma.
  • Dibe çökmek. Tortulanmak, ayrılmak. Durulmak. Süzülmek.