LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Öldüren ifadesini içeren 35 kelime bulundu...

kaved

  • Kısas olarak, öldüreni öldürme.

adem-küş / âdem-küş

  • Adam öldüren, katil. (Farsça)

adih / âdih

  • Sihirbaz.
  • Soktuğu saat öldüren yılan.

canşikar / canşikâr

  • Öldürücü. (Farsça)
  • Mc: Can avlayan veya öldüren. Sevgili, mahbub. (Farsça)

cellad / cellâd

  • Ölüm cezası verilenleri öldüren kişi.

diyet

  • Kâtilin (adam öldürenin) vereceği para cezâsı.

fatik

  • (Çoğulu: Futtâk-Fevatik) Eline fırsat geçtikçe adam öldüren kimse.

füttak

  • (Tekili: Fâtik) Fırsat buldukça adam öldürenler.

güzar

  • Geçiş, geçme. (Farsça)
  • Beceren, halleden, yapan. (Farsça)
  • Geçiren, geçirici mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Dem-güzar : Zaman geçiren, vakit öldüren. (Farsça)

hıyre-küş

  • Sevilen, mahbub, sevgili. (Farsça)
  • Haksız yere adam öldüren. (Farsça)

hodküş

  • Kendini öldüren, intihar eden. (Farsça)

hunhar

  • Kan içici. Zâlim. Kan akıtan. Öldüren, öldürücü. (Farsça)

ihdar-ı dem

  • Huk: Maktulün (öldürülmüş olan kimsenin) diyetini katilden (öldürenden) aldırmamak.

katil

  • (A, uzun okunur) Öldüren. İnsanın ölümüne sebep olan insan.
  • Katleden, öldüren.
  • Adam öldüren kimse.
  • Öldüren.

kàtil

  • Öldüren.

katil / kâtil / قاتل

  • İnsan öldüren.
  • Öldüren. (Arapça)

katil-i ma'fuv

  • Can ve ırzını korumak için, tecavüze kalkanı öldüren kimse.

katil-i müteammid

  • Her ne sebeple olursa olsun, birini öldürmeyi evvelce zihninde tasavvur ederek öldüren kimse.

kattal

  • (Katl. den) Çok öldüren, çok katleden.

keffaret-i katl

  • Bir müslümanı veya bir zımmiyi amden değil de bir hata neticesi olarak öldüren bir müslümana lâzım gelen keffârettir ki; muktedir ise, bir mü'min köle âzad etmekten; buna muktedir değilse, iki ay muttasıl oruç tutmaktan ibârettir.

kısas / kısâs

  • Cinayette ödeşmek. Bir suç işliyenin aynı şekilde cezalandırılması. Öldürme veya yaralanmada suçlu olana aynı şeyin yapılması. Suçsuz yere adam öldürene veya yaralayana şeriatın aynı cezayı tatbik etmesi.
  • Öldüreni öldürme cezası.
  • İşlenen suçun, yapılan kötülüğün aynısını suçluya tatbîk ederek cezâlandırma, öldüreni öldürme, yaralıyanı yaralama, bir uzvu kesenin uzvunu kesme cezâsı.

kısasen

  • Kısas yoluyla, kısas yaparak öldüren veya yaralayanı cezalandırma.
  • Kısas yoluyla. Öldüren veya yaralayanı eşit şekilde cezalandırarak.

küş

  • "Öldüren, öldürücü" mânalarına gelerek tamlama yapmada kullanılır. Meselâ: Düşman-küş: Düşman öldüren. (Farsça)

küşende

  • Öldüren, katil, öldürücü. (Farsça)

kuttal

  • (Tekili: Katil) Katiller, öldürücüler, öldürenler. Katledenler.

merdümküş

  • Katil. Adam öldüren. İnsan katleden. (Farsça)

mu'dim

  • Öldüren, idam eden.

mühlik

  • Helâk eden, öldüren.
  • Helâk eden. Öldüren. Öldürücü. İfsad eden. Bozan. Kıtal.

mukatil

  • (Katl. den) Birbirini öldüren, birbiriyle vuruşan. Düello yapan.

mümit / mümît

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ölümü yaratan, ruh bulunan cisimden rûhu alan, öldüren.
  • Ölümü yaratan, diriltip can verdiği varlıkları vakti gelince öldüren Allah.
  • Ölümü yaratıp öldüren Allah.

müntehir

  • (Nahr. dan) İntihar eden, kendini öldüren.
  • Kendini öldüren.

müntehirin / müntehirîn

  • (Tekili: Müntehir) Kendilerini öldürenler. İntihar edenler.

mütekatil

  • (Katl. den) Karşılıklı olarak birbirine öldüren, katleden.

mütlif

  • (Telef. den) Yok eden, öldüren, telef eden.
  • Tehlikeli.

nükaf

  • Deveyi öldüren bir verem.