LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ÖĞretmen ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

amuhte-gah / amuhte-gâh

  • Muallimler, öğretmenler. (Farsça)

amuzende

  • Talebe, öğrenci. (Farsça)
  • Muallim, öğretmen. Öğreten. (Farsça)

amuzgar / âmûzgâr / آموزگار

  • Öğretmen. (Farsça)

amuzkari / amuzkârî

  • (Amuzgârî) Öğretmenlik, öğreticilik, muallimlik.

daru'l-muallimin / dâru'l-muallimîn

  • Öğretmen okulu; 1847'de rüştiyelere (ortaokullara) öğretmen yetiştirmek üzere kurulan eğitim kurumu.

darülmuallimat / dârülmuallimât / دارالمعلمات

  • Kız öğretmen okulu. (Arapça)

darülmuallimin / dârülmuallimîn / دارالمعلمين

  • Erkek öğretmen okulu. (Arapça)

heyet-i muallimin / heyet-i muallimîn / هيئت معلمين

  • Öğretmenler kurulu

hired-amuz

  • Öğretmen, muallim. (Farsça)

kalfa

  • Sarayla konaklardaki cariyeler hakkında kullanılan bir tâbir idi. Konaklarda bu tâbir, daha çok bunların eskileri ve yaşlıları hakında kullanılırdı. Gençlerine "kız" denilir ve adlarıyla çağrılırlardı.
  • Eski tarz mekteblerde öğretmen yardımcısı.
  • Bir san'atta usta ile çırak ara

muallim / معلم / مُعَلِّمْ

  • Öğretmen.
  • Öğreten, talim eden, öğretmen.
  • İlim belleten, öğretmen.
  • Öğretmen. (Arapça)
  • Öğretmen.

muallim-i ekber / مُعَلِّمِ اَكْبَرْ

  • En büyük öğretmen; Peygamber Efendimiz (a.s.m).
  • En büyük öğretmen.

muallim-i ekmel

  • En mükemmel öğretmen.

muallim-i hakaik

  • Gerçekleri anlatan öğretmen.

muallim-i hikmet

  • Hikmet öğretmeni; varlıklardaki hikmetleri, gaye ve sırları insanlara ders veren öğretmen.

muallim-i ukul / muallim-i ukûl

  • Akılların öğretmeni.
  • Akılların öğretmeni.

muallim-i ukūl / مُعَلِّمِ عُقُولْ

  • Akıllara öğretmen.

muallimat / muallimât / معلمات

  • Bayan öğretmenler. (Arapça)

muallime / معلمه

  • Hanım öğretmen.
  • Bayan öğretmen. (Arapça)

muallime-i sefahet

  • Sefahetin öğretmeni.

muallimin / muallimîn / معلمين

  • Öğretmenler. (Arapça)

müderris

  • Ders veren, öğretmen, hoca.

mümeyyiz / مميز

  • Katip. (Arapça)
  • Sınava giren öğretmen. (Arapça)

üstad / üstâd

  • Hoca, öğretmen.

üstad-ı alim / üstad-ı alîm

  • Bilgin eğitimci, bilgin öğretmen.

üstad-ı ezeliye

  • Varlığının başlangıcı olmayan üstad, öğretmen.

üstad-ı ihtiyaç

  • İhtiyaç öğretmeni; insanı bir hoca gibi öğretip eğiten ihtiyaç.

üstad-ı muallim

  • Öğretici üstad, öğretmen olan büyük âlim.

vücud-u üstad

  • Âlim öğretmenin varlığı.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR