LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Çarpık ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

ahna

  • Çapraz ve birbirine zıt işler. Çarpık, eğri şeyler.

ahnef

  • Ayakları çarpık ve eğribüğrü olan.

as'ar

  • Çok kibirli, mağrur.
  • Çarpık suratlı, eğri yüzlü, eğri boyunlu.

asga

  • Öğrenmeğe çok hevesli.
  • Çarpık suratlı.

bed-endam

  • Endâmı bozuk, biçimsiz, çarpık. (Farsça)

berail

  • Horozun, güvercinin ve diğer kuşların boynunda çarpık bitmiş olan yelek.

bistar

  • Çarpık, eğri. Gevşek. (Farsça)

ivec

  • Eğrilik, çarpıklık, yanlışlık.
  • Hakkı ve hakikatı eğri büğrü heveslerle tahrif etmek, gayr-i müstakim şekle getirmek.

kec

  • Eğri, çarpık. (Farsça)

kej

  • Çarpık, eğri. Kumral. Tüylü keçi. (Farsça)

lamme

  • Cin çarpması. Çarpıklık.
  • Yaramaz nesne.

muhanna

  • Çarpık, bükük, eğri.
  • Kınalanmış.

münhaniye

  • Eğilmiş, eğri ve çarpık olan. Bükülmüş.
  • Geo: Eğri çizgi. Hatt-ı münhani.
  • Eğri, çarpık.

münharif

  • (Harf. den) İnhiraf eden, yoldan çıkmış. Eğilmiş, çarpık. Usulünden çıkmış, sağlam olmayan.
  • Tecviddeki mânâsı için "İnhirâf"a bakınız.
  • Geo: Dört kenarlı, fakat hiçbir kenarı birbirine müsâvi ve müvâzi (eşit ve paralel) olmayan şekil. Sadece iki kenarı birbirine müvâzi (parale
  • Yoldan çıkmış, çarpık.

müteavvic

  • Eğilmiş, eğri, çarpılmış, çarpık.