LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te Âyâtı ifadesini içeren 65 kelime bulundu...

adab-ı hayatiye / âdâb-ı hayatiye

  • Hz. Peygamberin (a.s.m) hayatında yaşadığı ahlâk kuralları.

cemiyet-i hayatiye

  • Hayatın kapsamlılığı; insanın hayatının herşeyle alâkalı ve irtibatlı oluşu.

dünya hayatı / dünyâ hayâtı

  • Âhiretten önceki hayat.

düstur-u hayatiye

  • Hayat prensibi.

efrad-ı zihayatiye / efrad-ı zîhayatiye

  • Canlı varlıklar, canlı ferdler.

hacat-ı hayatiye / hâcât-ı hayatiye

  • Hayatın ihtiyaçları, hayat için gerek duyulan ihtiyaçlar.

hadisat-ı hayatiye

  • Hayata ait olaylar.

hakikat-i hayatiye

  • Hayatın içinde gizli olan gerçek.

hayati / hayatî / حياتى

  • Hayatla ilgili, hayata dair.
  • Hayata ve yaşamağa ait. Hayatla alâkalı. Hayat için mecburi olan.
  • Mc: Çok önemli bir şeyin bağlı bulunduğu başka bir şey. Temel.
  • Hayatla ilgili, önemli.
  • Hayatla ilgili, yaşamsal. (Arapça)

hayatiyet

  • Canlılık.
  • Canlılık. Hayat işaretinin, alâmetinin görünür olması.

hayatiyyat / hayâtiyyât / حياتيات

  • Biyoloji, yaşambilim. (Arapça)

hayatiyyun

  • Biyoloji âlimleri.

hedaya-yı hayatiye / hedâyâ-yı hayatiye

  • Hayatın sunduğu hediyeler.

hidemat-ı hayatiye / hidemât-ı hayatiye

  • Hayata âit vazifeler, hizmetler.

hikmet-i hayatiye

  • Hayatta olmasındaki hikmet.

hissiyat-ı hayatiye

  • Hayata ait duygular.

hukuk-u hayatiye

  • Hayat sahibi olmaktan kaynaklanan haklar.

içtimaat-ı hayatiye

  • Hayatın devamlılığını sağlayan parçaların bir araya gelmesi.

iktidar-ı hayatiye

  • Yaşama gücü.

intizam-ı manevi ve hayati / intizam-ı mânevî ve hayatî

  • Hayata ve mânâya ait düzenlilik.

istidad-ı hayatiye

  • Hayatî kabiliyet, yetenek.

kabr hayatı / kabr hayâtı

  • İnsanın ölüp kabre konmasından, kıyâmet koparak, mahlûkların diriltilmelerine kadar geçen zaman.

kaide-i hayatiye

  • Hayat kaidesi, kuralı.

kavanin-i hayatiye / kavânin-i hayatiye

  • Hayat kanunları.

kuvve-i hayatiyesi

  • Hayatî gücü.

lemeat-ı hayatiye / lemeât-ı hayatiye

  • Hayat ile igili parıltılar.

levazımat-ı hayatiye / levâzımât-ı hayatiye

  • Hayat için gerekli şeyler.

lezzet-i hayatiye

  • Hayatın zevk ve lezzeti.

macera-yı hayatiye

  • Hayat hikâyesi, yaşanan olaylar.

madde-i hayatiye

  • Hayat için lüzumlu olan madde.

mahiyet-i hayatın / mâhiyet-i hayatın

  • Hayatının mahiyeti, asıl yapısı, içyüzü.

mahiyet-i hayatiye

  • Hayatın yapısı, esası, hakikatı.

makasıd-ı hayatiye

  • Hayatın gaye ve maksatları.

makes-i hayatı / mâkes-i hayatı

  • Hayatının aynası.

maye-i hayatiye

  • Hayat mayası.

mebde-i hayatı

  • Hayatının başlangıcı.

menfaat-i hayatiye

  • Hayata faydalı şeyler.

mertebe-i hayatiye

  • Hayat mertebesi.

mesalih-i hayatiye / mesâlih-i hayatiye

  • Hayat için faydalı şeyler.

mevadd-ı hayatiye / mevâdd-ı hayatiye

  • Hayat için lüzumlu ve zorunlu olan maddeler.

mevadd-ı hayatiyye

  • Hayata lüzumu bulunan maddeler.

mücahede-i hayatiye

  • Hayat mücadelesi.

mukadderat-ı hayatiye / mukadderât-ı hayatiye / mukadderât-ı hayâtiye / مُقَدَّرَاتِ حَيَاتِيَه

  • Bütün canlıların hayatları müddetince geçirdikleri ve geçirecekleri tavır, hareket, şekil ve amelleri gibi hususiyetleri.
  • Hayat boyu başa gelmesi takdir edilmiş olaylar.
  • Hayat sahibi olarak (kaderde) takdîr olunanlar.

nar-ı hayati / nâr-ı hayatî

  • Hayat ateşi.

nimet-i hayatiye

  • Hayatı devam ettiren nimet.

rabıta-i hayatiye

  • Hayatî öneme sahip olan ve hayat veren bağ.

rumuzat-ı hayatiye / rumûzât-ı hayatiye

  • Hayatın belirtileri, işaretleri.

saadet-i hayatiye

  • Hayatın mutluluğu, huzuru.

saadet-i hayatiye ve ebediye

  • Dünya ve âhiret hayatındaki mutluluk.

sahife-i hayatiye-i bahariye

  • Baharın hayat sayfası.

semerat ve gayat-ı hayatiye / semerat ve gayât-ı hayatiye

  • Hayatın gayeleri ve meyveleri.

şerait-i hayatiye / şerâit-i hayatiye / şerâit-i hayâtiye / شَرَائِطِ حَيَاتِيَه

  • Hayat şartları.
  • Hayat şartları.

şerait-i hayatiyet / şerâit-i hayatiyet

  • Hayat şartları.

sergüzeşt-i hayatiye

  • Hayat serüveni.

suret-i hayatiye

  • Hayatî suret, canlı şekil.

teçhizat-ı hayatiye

  • Hayatta kalmak için gerekli teçhizat, donanımlar.

tekalif-i hayatiye / tekâlif-i hayatiye

  • Hayatın yükümlülükleri, sorumlulukları.

tesbihat-ı hayatiye

  • Bütün canlı varlıkların halleriyle yaptıkları tesbihler.

tezahürat-ı hayatiye / tezahürât-ı hayatiye / tezâhürât-ı hayâtiye / تَظَاهُرَاتِ حَيَاتِيَه

  • Hayat belirtileri ve görüntüleri.
  • Hayatla ortaya çıkan görünümler.

ukad-ı hayatiye

  • Can alıcı noktalar, hayat düğümleri. Bir şeyi meydana getiren aslî rükünler.
  • Hayat düğümleri; can alıcı noktalar.

ukad-i hayatiye

  • Hayat düğümleri.

ukde-i hayatiye / عُقْدَۀِ حَيَاتِيَه

  • Hayat çekirdeği.
  • Hayat düğümü.

vazife-i hayatiye

  • Hayat vazifesi.

vaziyet-i hayatiye

  • Hayat durumu.

vezaif-i hayatiye / vezâif-i hayatiye

  • Hayat görevleri.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR