Osmanlı Çinileri

LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te verim ifadesini içeren 45 kelime bulundu...

akamet / akâmet / عقامت

  • Kısırlık, verimsizlik.
  • Verimsizlik, durgunlaştırma, aksatma. (Arapça)
  • Kısırlık. (Arapça)

akim / akîm

  • Sonuçsuz, verimsiz.
  • Kısır, verimsiz, neticesiz.

akır / âkır / عاقر

  • Kısır, verimsiz, kumlu toprak.
  • Çocuksuz kadın.
  • Oğlu veya kızı olmayan erkek.
  • Yaralayan, yaralayıcı.
  • Kısır. (Arapça)
  • Verimsiz. (Arapça)

avakır

  • (Tekili: Akıra) Fakirler, yoksullar.
  • Kısırlar, verimsiz olanlar.
  • Kudurmuş olanlar.

ba'

  • Kulaç.
  • Erişme.
  • Yetme.
  • Kuvvet, kudret, beceriklilik.
  • şeref, kerem.
  • Vergili, verimli olma.

bar-ver

  • Yemiş veren, meyvedar, verimli, meyve verici. (Farsça)
  • Mc: Faydalı, faydayı mucib, iyi netice veren. Yararlı. (Farsça)

barver / bârver / بارور

  • Verimli. (Farsça)
  • Meyvalı. (Farsça)

berumend / berûmend

  • Faydalı, verimli. (Farsça)
  • Ter ü taze. (Farsça)
  • Nasibli, hisseli. (Farsça)

bi-hasıl / bî-hasıl

  • Ebedî, sonsuz, nihayetsiz, bâki. (Farsça)
  • Verimsiz, faydasız. (Farsça)

cerda

  • Mahrum, çıplak.
  • Tüysüz, dazlak.
  • Çorak, verimsiz toprak, arazi.
  • Karıştırılmamış.

cerid

  • Çorak ve verimsiz yer.

çorak

  • Verimsiz toprak.

cürüz

  • Verimsiz çorak yer.

eryaf

  • (Tekili: Rif) Verimli, mamur, düz ve ekini bol olan yerler.

feyyaz / feyyâz / فياض

  • Verimli, bereketli. (Arapça)
  • Tanrı. (Arapça)

feyzbahş / فيض بخش

  • Verimli, bereketli. (Arapça - Farsça)
  • Feyiz veren. (Arapça - Farsça)

gayr-ı müsmir

  • Verimsiz, faydasız, meyvesiz.

ism-i ahir / ism-i âhir

  • Allah'ın her herşeyin sonunu hayırlı ve verimli sonuçlarla donattığını ifade eden ismi.

isti'dad-şure

  • Verimsiz istidad. Çorak yerin kabiliyeti. (Farsça)

istidad-ı şure / istidad-ı şûre

  • Verimsiz, çorak istidad.

istidat-ı şure / istidat-ı şûre

  • Çorak, verimsiz yetenek.

kasid / kâsid

  • Kesat olan, eksik olan, verimsiz olan.

kenud

  • Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud.
  • Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi.
  • Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın.
  • Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri.
  • Kölesini, uşağını çok döven kimse.

kesad

  • Alış veriş durgunluğu. Kıtlık. Eksiklik. Verimsizlik.

kıraç

  • Çorak, verimsiz.

kısır

  • Çocuğu olmaz, doğurmaz.
  • Münbit olmayan ve mahsul alınamayan verimsiz toprak.

kuvve-i nabite / kuvve-i nâbite

  • Yetiştirme gücü; bitirip geliştirme, bitirip yetiştirme gücü (tarımsal verimlilik gücü).

mahsuldar

  • Verimli, bereketli. Mahsul veren. (Farsça)
  • Verimli.

mertebe-i feyz-i vücut

  • Varlığın en bereketli ve verimli hâle geldiği derece.

mezari-i münbite

  • Münbit ve verimli tarlalar.

mil

  • İğne gibi ince ve uzun bir âlet.
  • Göze sürme çekecek âlet.
  • Ucu sivri çelik kalem.
  • Sivri dağ tepesi.
  • Bir çarkın, üzerinde döndüğü mihver, eksen.
  • Elektromotordan iş tezgâhına kuvvet nakleden uzun çelik çubuk.
  • Selin bıraktığı en verimli münbit topr

münbit / منبت

  • Verimli, verimi bol. İnbat eden, ekini güzel yetiştiren.
  • Verimli.
  • Verimli.
  • Verimli. (Arapça)

münib

  • Hakk'a yönelen, günahları terk ile hakka dönen. Pişman olup dönen.
  • Kâinattan yüzünü çevirip Bâki-yi Hakiki'ye yönelen.
  • Güzel yağan faydalı yağmur.
  • Bereketli ve verimli bahar.

müsmir / مثمر

  • Meyveli, verimli.
  • Meyveli, verimli.
  • Verimli. (Arapça)
  • İyi sonuç veren. (Arapça)

müsmiriyet / مثمریت

  • Verimlilik. (Arapça)

semer

  • Meyve, yemiş mahsul. Verim. Netice.

semerat-ı cüz'iye / semerât-ı cüz'iye

  • Az miktardaki verim.

semeredar / semeredâr

  • Meyveli, verimli.
  • Verimli, semereli, kârlı. (Farsça)
  • Yemiş veren. (Farsça)

şure

  • Çorak, tuzlu, verimsiz toprak. (Farsça)

şurezar / şûrezâr

  • Çorak yerler, verimsiz araziler.
  • Çorak, verimsiz yer.

tavil-ül ba' / tavil-ül bâ'

  • Uzun kulaçlı. Gücü yeter.
  • Eli açık, vergili, verimli.

ukm

  • Kısırlık.
  • Verimsizlik.

vehub

  • Verimi fazla, vergisi çok.

velud / velûd

  • Pek verimli.

zemin-i şure / zemin-i şûre

  • Çorak ve verimsiz toprak.

 

Her gün en az 6.000 kişinin gördüğü bu alanda reklamınızın yayınlanmasını ister misiniz?

Luggat.com sizin katkılarınızla büyüyecek

Sözlüğümüz yakında blog ve forum bölümleri ile de hizmet vermeye başlayacak. Katkıda bulunmak istiyorsanız aşağıdaki formu doldurarak bize gönderin. Luggat.com'u birlikte büyütelim.


Kişisel Bilgiler

Kişisel Bilgiler

Hangi konularda destek olabilirsiniz?