LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te güçsüz ifadesini içeren 76 kelime bulundu...

aceze / عَجَزَه

  • Güçsüzler, yaşlılar.
  • Âcizler, güçsüzler.
  • Güçsüzler.

aciz / âciz / عاجز / عَاجِزْ

  • Gücü yetmeyen, güçsüz, zayıf.
  • Güçsüz.
  • Güçsüz.
  • Güçsüz.
  • Güçsüz.

aciz-i mutlak / âciz-i mutlak

  • Son derece güçsüz.

acizan / âcizân

  • (Tekili: Âciz) Âcizler, beceriksizler, zayıflar, güçsüzler.

acizane / âcizane

  • Güçsüzce.

acize / âcize

  • Güçsüz, kuvvetsiz.
  • Güçsüz.

acizem / âcizem

  • Güçsüzüm.
  • Âcizim, güçsüzüm.

acizlik / âcizlik

  • Güçsüzlük.

acuze / acûze

  • Güçsüz kocakarı.

acz / عَجْزْ

  • Beceriksizlik. İktidarsızlık. Kuvvetsizlik. Güçsüzlük. Yapamamak.
  • Zarardan korunmak gücünün olmaması.
  • Bir şeyin geri tarafı.
  • Acizlik, güçsüzlük.
  • Güçsüzlük.
  • Güçsüzlük.

acz yolu

  • Çok güçsüz olduğunu ve her an Allah'ın yardımına muhtaç olduğunun bilmek suretiyle Allah'a varma yolu.

acz-alud / acz-âlûd

  • Âcizlik, kuvvetsizlik, güçsüzlük. (Farsça)
  • Âcizlik, güçsüzlük.

acz-i abd

  • Kulun acizliği, güçsüzlüğü.

acz-ı beşeri / acz-ı beşerî

  • İnsanın acizliği, güçsüzlüğü.

acz-i beşeri / acz-i beşerî / عَجْزِ بَشَرِي

  • İnsanın güçsüzlüğü.

acz-i insani / acz-i insanî

  • İnsanın acizliği, güçsüzlüğü.

acz-ı külli / acz-ı küllî

  • Tam güçsüzlük.

acz-i mutlak / âcz-i mutlak / عَجْزِ مُطْلَقْ

  • Sınırsız âcizlik, güçsüzlük.
  • Nihâyetsiz güçsüzlük.

acz-i tam

  • Tam bir acziyet, güçsüzlük.

acz-i tamm

  • Tam bir âcizlik, güçsüzlük.

aczalud / aczâlûd

  • Güçsüzlükle karışık.

adem-i iktidar

  • İktidarsızlık. Güçsüzlük. Kuvvetsizlikten gelen hastalık.

avare

  • Başıboş, serseri, boş gezen. İşsiz güçsüz. (Farsça)

avaregi / avaregî

  • Avarelik, serserilik, işsiz güçsüzlük, aylaklık. (Farsça)

bahiz / bâhiz

  • Güçsüz, âciz. Meşakkatli.

bi-tab / bî-tab

  • Yorgun, takatsiz, güçsüz.

birad

  • İhtiyar, pir. Dermansız, güçsüz kimse. (Farsça)

duçar-ı acz / dûçâr-ı acz

  • Güçsüzlüğe yakalanmış, düşmüş.

fadır

  • (Çoğulu: Füdr) Zayıf.
  • Âciz, güçsüz.
  • Yaşlı dağ keçisi.

fehahe

  • Yorulmak.
  • Aciz olmak, güçsüzleşmek.

habhabi / habhabî

  • İşsiz güçsüz boş olarak dolaşan adamlar.

hariz / harîz

  • Tâkatsiz kimse, güçsüz ve kuvvetsiz insan.

hayvan-ı zayıf ve aciz / hayvan-ı zayıf ve âciz

  • Güçsüz ve zayıf hayvan.

hayvanat-ı zalime / hayvanat-ı zâlime

  • Güçsüz ve zayıflara zulmeden hayvanlar, zâlim hayvanlar.

ibrad

  • Güçsüzleştirme, âciz bırakma.
  • Soğutma.

ibtiyar

  • Seçip kabul etme.
  • Kavga yapma, dövüş etme.
  • Güçsüz, zaif ve kuvvetsiz olma.

ihan

  • (Vehn. den) Bir kimseyi zayıf, kuvvetsiz tutma. Güçsüzlendirme.
  • Hor görme, tahkir etme.

iktidarsız

  • Güçsüz, kuvvetsiz.

iktidarsızlık

  • Güçsüzlük, kuvvetsizlik.

ilan-ı iflas / ilân-ı iflâs

  • Tüccarın işinde güçsüzlüğünü yani iflâs ettiğini resmî olarak söyleyip açığa vurması.

inkıhal

  • Büsbütün zayıf ve güçsüz düşme.

ınnin / ınnîn

  • İktidarsız, güçsüz, âciz.

isnad-ı acz

  • Güçsüzlükle suçlama.

istuh

  • Âciz, güçsüz, kuvvetsiz. Perişan, mahzun, biçare. (Farsça)

kemal-i acz / kemâl-i acz / كَمَالِ عَجْزْ

  • Tam anlamıyla âcizlik, güçsüzlük.
  • Tam bir güçsüzlük.

kemal-ı zaaf ve acz / kemâl-ı zaaf ve acz

  • Tam bir zayıflık ve güçsüzlük.

kemterin / kemterîn

  • Pek âciz ve güçsüz. Çok hakir. (Farsça)
  • En küçük, en âşağı. Pek çok noksan veya eksik. (Farsça)

kusure

  • Acizlik, güçsüzlük.

medar-ı acz

  • Acizlik, güçsüzlük sebebi, kaynağı.

menzuf

  • Susuzluktan dolayı dili kurumuş kimse.
  • Kan kaybından dolayı dermansız ve güçsüz kalmış olan insan.

metin / metîn

  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kudretli, kâmil (kusursuz, noksansız) olan, hiçbir sûrette za'fiyet, âcizlik, güçsüzlük meydana gelmeyen.
  • Hadîs-i şerîfi rivâyet eden (nakleden) râvîlerin (zâtların) sıra ile isimleri demek olan sened kısmından sonra gelen hadî

miskinlik

  • Âcizlik, uyuşukluk, beceriksizlik, güçsüz ve tepkisiz kalma.

na-tuvani / na-tuvanî

  • Güçsüzlük, zayıflık, kuvvetsizlik. (Farsça)

natüvan / nâtüvan / nâtüvân / ناتوان

  • Güçsüz, zayıf.
  • Güçsüz, zayıf. (Farsça)

nihayet-i acz

  • Sınırsız güçsüzlük.

pergem

  • İşsiz güçsüz, boşta dolaşan adam. (Farsça)

peşşegir

  • Sinek avlıyan. (Farsça)
  • Mc: İşsiz güçsüz, boş gezen kimse. (Farsça)

rehket

  • Güçsüzlük, kuvvetsizlik, zayıflık.

serseri

  • Başıboş, işsiz güçsüz, söz dinlemez, düzene uymaz.

takatsiz

  • Güçsüz, kuvvetsiz.

tecemcüm

  • Sözünü söylemekte güçsüz olmak. Konuşamamak.

tedric

  • Azar azar, derece derece ilerlemek. Birisini bir şeye yavaş yavaş vardırmak.
  • Sıkıştırmak suretiyle çok güçsüz hâle koymak.
  • Edb: İfadenin derece derece yükselmesi veya alçalması.

tenfih

  • Yorma, güçsüz bırakma.

vasiyy

  • Yetim gibi güçsüzlerin işleri kendine vazife olarak verilen kimse.

vasmet

  • Kırıklık, güçsüzlük, halsizlik.
  • Ayıp, eksiklik.

za'f

  • Zayıflık, güçsüzlük.

za'fiyyet

  • Zayıflık, dermansızlık, güçsüzlük.

zaaf

  • Zayıflık, güçsüzlük.

zaaf-ı milliyet

  • Milliyetin zayıflığı, güçsüzlüğü.

zaafiyet

  • Zayıflık, güçsüzlük.

zafiyet / zâfiyet

  • Güçsüzlük, dermansızlık.

zaif / zaîf / zâif / ضعيف

  • (Za'f. dan) Güçsüz, iktidarsız, kuvveti az, kuvvetsiz, tâkatsız. Kansız. Gevşek, tenbel.
  • Zayıf, güçsüz.
  • Güçsüz, zayıf.
  • Zayıf, güçsüz. (Arapça)

zaife / zâife

  • Zayıf, güçsüz.

zaifem / zâifem

  • Zayıfım, güçsüzüm.

zebun / zebûn / زبون

  • Zayıf, güçsüz, âciz. (Farsça)
  • Alışverişte aldanan. (Farsça)
  • Güçsüz, aciz.
  • Alçak. (Farsça)
  • Aciz, zavallı. (Farsça)
  • Güçsüz. (Farsça)
  • Zebûn etmek: (Farsça)
  • Alçaltmak. (Farsça)
  • Aciz bırakmak. (Farsça)
  • Güçsüz bırakmak. (Farsça)
  • Zebûn olmak: (Farsça)
  • Alçalmak. (Farsça)
  • Aciz kalmak. (Farsça)
  • Güçsüz kalmak. (Farsça)

zebuni / zebunî

  • Zayıflık, güçsüzlük, âcizlik. (Farsça)

 

LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR
LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR
LUGGAT MOBİL UYGULAMA İNDİR

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR

Luggat hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarınız Luggat.com Facebook sayfasında otomatik olarak yayınlanır. Facebook sayfamızı takip etmek için tıklayın:

TAKİP ET